Üstad Sezai KARAKOÇ ne de güzel ifade etmiş: "Yoktan da vardan da öte bir 'Var' vardır" diye. Biz rabbimizi de görmeden sevdik, peygamberimizi de... Maddi olanı değil, manevi olanı... Fani olanı değil, baki olanı... Âlemi faniye itibarımız yoktur, ebedi âleme iştiyakımız çoktur.

14 Şubat'mış. Sahiden ne berbatmış? Aşkın pazara düştüğü demdeyiz, bu dünyanın parasıyla üç kuruşa... Aşk olsun size! Daha ne diyeyim, bundan güzel dua olmaz bence!

Kitabımız aşkın kitabıdır; ilahi aşkın! “O ki, bütün âlemler O'nun - peygamber efendimizin - yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır.” Millet aşk görsün.

Bugün vatan aşkını görsün cümle âlem.Şahadet aşkını da! Aşk olsun Mehmetçik'e. 14 Şubat, o kutlu orduya meşk olsun.

Dinimiz aşkın dinidir; sorgusuz sualsiz inanmanın, kendini rabbine teslim etmenin, insanı âlemin özü bilmenin, dünyevi olandan vazgeçmenin, manevi olana meyletmenin dinidir.

Leyla ve Mecnun, ilahi aşkın kitabıdır. Yusuf u Züleyha hakeza! Hüsn ü Aşk!

Beşeri olandan ilahi olana geçiş. Maddeden manevi olana yükseliştir aşk. Bu yüzdendir ölüme koşmamız gözü kapalı...

Sonsuza değin sürecek olan bir inancın ruha nakşedilmesidir aşk! Sonsuza dek sürecek tek aşk da ilahi aşktır. Biz seni görmeden sevdik demenin şuurunda olmaktır aşk.

Aşkın metalaşmasına tepkidir bu yazı. Aşk, alınır satılır bir şey değildir. Çarşıda, pazarda, vitrinde, reyonda, rafta somut olarak duran bir şey de değildir. Askıda olan da değildir, satışta olan da! Yürekte olandır yürekte! Para değildir aşk, paranın satın aldığı da değildir.

Bir gün değildir aşk, iki gün de değildir. Varsa sahiden içinizde aşk, emin olun farkında olmazsınız zamanın. Aşk zamanın üstündedir çünkü. Aşk tek taş almak da değildir, lüks bir otelde yemek, yemek de değildir. Belki de kalben bir duanın içindedir.

"14 Şubat" aşkın olmadığı gündür. Paranın günüdür, gösterişin, gücün, kandırmacanın yalanın.... O, aşkın çarşı malı olarak sergilendiği ele, ayağa, cebe düştüğü gündür. Dilde samimi olarak çıkan ‘Sen benim için önemlisin’in, kalpten heyecanla ve coşkuyla çıkan bir ‘Seni seviyorum’un ederi kaç paradır bugün? Sahi kalbi olan nadide bir mücevherattır artık değil mi? Alacağın hediyeye göredir aşkın büyüklüğü bugün! Tek taş en üst basamaktadır. Ömrünüzün tek taşı olması daha makbul değil midir sevgilinin? Millet aşk görsün!

Kadına şiddetin adeta kol gezdiği bir ülkede sadece bir günle gerçekleri örtmenin tabiri caizse halı altı etmenin ehemmiyeti var mıdır? Cahiliye devrinde herkes kız çocuğunu diri diri gömerken, kızını omzuna koyup Mekke sokaklarında dolaştıran tek insan Hz.Muhammed' tir. Millet aşk görsün.

‘Hem severim hem döverim’i marifet olarak algılayan ve uygulayan insanların yaşadığı bir ülkede sahi aşkın günü olur mu? Marifet dövebilmek değil sevebilmektir.

Aşk inanmaktır.

“Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü,

Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş. ” diyebilmektir. Yaşayabilmektir hesapsız, sorgusuz, korkusuzca!

Aşk kalben görmektir ve sevmektir. “Biz seni görmeden sevdik ya Resulullah!” diyebilmektir. Aşk sonsuza değin yaşamaktır sevgiliyi; onda yok olmaktır, var olmaktır, tek olmaktır, yek olmaktır, taç olmaktır.

“Aşkın yaşı olmaz

Sen hala ümmetin başındasın Ya Resûlallah!” Millet aşk görsün ve aşk örsün yüreğine ilmek ilmek, nakşetsin ruhuna oya oya! Yaşasın doya doya.

"Sen çıkınca aradan,

Kalır seni yaradan." diyebilmenin ve bunu yaşayabilmenin adıdır aşk!

Aşk olsun size, aşk olsun işte!

Âlem aşk görsün!

Gürhan Gürses
KamuAjans.com - özel haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.