banner183

Asgari Ücrette Düşüş Olacak Mı ?

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ''Başkanlık sisteminin başarıyla uygulandığı birçok ülke gibi Türkiye de kendi koşullarına uygun bir sistemi üretti, geliştirdi ve inşallah hayata geçirdiğinde hep beraber göreceğiz ki gerçekten parlamento yasa yapma gücünü daha etkin bir şekilde kullanacak, yürütme organı ise devlet aygıtında meydana getireceği yeni yapılanma çerçevesinde çok daha etkin ve verimli bir şekilde çalışacak.'' dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından düzenlenen ''43. Ortak Akıl ve İstişare Toplantısı''na katılan Bakan Ağbal, burada ''Türkiye Ekonomisi ve Reform Gündemi" başlıklı bir sunum yaptı.

Ağbal, Türkiye ekonomisinin 2002 yılından sonra hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerle mukayese edildiğinde çok ciddi anlamda büyüme performansı gösterdiğini ve son 14 yıldır önemli başarılara imza attığını söyledi.

Ekonomide reform niteliğinde düzenlemeler yaptıklarını anlatan Ağbal, bu düzenlemelerin ''yatırıma güçlü destek'', ''güçlü üretim'', ''ihracata teşvik'', ''istihdama katkı'' ve ''finansman ve diğer destekler'' başlıklarında olduğunu belirtti.

- "Asgari ücret bin 404 liranın altına düşmeyecek"

Asgari ücret konusunda da 2016 yılında ''Hiçbir şekilde asgari ücret bin 300 liranın altına düşmeyecek'' dediklerini hatırlatan Ağbal, ''2017 yılında da hiçbir şekilde asgari ücret bin 404 liranın altına düşmeyecek. Bunu da özellikle asgari geçim indirimi uygulaması üzerinden yapacağımız düzenlemeyle sağlayacağız. Bunu da bugünden rahatlıkla söyleyebiliyoruz.'' diye konuştu.

Ağbal, hükümet olarak 1 Kasım seçimlerinde göreve geldiklerinde bir reform gündemlerinin bulunduğunu anımsatarak, o dönem söz konusu reform gündemini vatandaşlarla paylaştıklarını ve son 1 yıldır da önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini ifade etti.

- "Türkiye için önemli düzenleme"

O reformlardan birinin de cumhurbaşkanlığı sistemi olduğu belirten Ağbal, şöyle konuştu:

''1 Kasım seçim beyannamemizde, hükümet programımızda açık bir şekilde Türkiye'de demokrasiyi güçlendirmek, siyasette sivilleşmeyi artırmak, devlette etkinliği ve verimliliği artırmak üzere cumhurbaşkanlığı sistemine geçeceğimizi ifade etmiştik. Hepimiz bunu görüyoruz. Bu konuda AK Parti olarak bir anayasa değişiklik teklifi hazırlandı. TBMM'ye bu değişiklik geldi ve Meclisimizde büyük bir çoğunlukla kabul görerek Cumhurbaşkanımızın onayına geldi. Cumhurbaşkanımızın onayından sonra da inşallah nisan ayı içinde bir referandumda halkımıza bu değişikliği götürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Türkiye için önemli düzenleme. Kuvvetler ayrığını güçlendirecek, yasama organını bugünden daha kuvvetli bir şekilde yasa yapma noktasında yetkilendiren ve güçlendiren bir sistem. Diğer taraftan yürütme erkinin de daha fazla şekilde vatandaşın hem kısa, orta ve uzun vadede çözülmesi gereken sorunlarına odaklanabileceği ve icraatını çok daha hızlı yapabileceği, çok daha etkin çalışabileceği bir sistem.''

- "Devlet aygıtı çok daha etkin şekilde çalışacak"

Ağbal, söz konusu bu anayasa değişikliğinin, yargı erkinin tarafsız olmasını, etkin çalışmasını ve adaletin güçlenmesini sağlayacak bir değişiklik olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Referandumda inşallah anayasa değişikliği yaptığımız dönemden sonra bu işin içinden gelen birisi olarak söylüyorum; yasama gerçekten daha güçlü şekilde yasa faaliyeti yapacak, yasama organı olarak hareket edecek. Yürütme organı ise anayasada kendisine tanımlanmış görev ve yetkiler çerçevesinde çok daha hızlı hareket edecek ve devlet aygıtı çok daha etkin bir şekilde çalışacak. Bunu nereden söylüyorum? Yasama faaliyetlerinin mevcut parlamenter sistem içinde ne kadar uzun ve yorucu olduğunu bilen bir insan olarak söylüyorum. Bugün parlamenter sistem içinde özel sektörü ilgilendiren bir kanunu düşünün. Bir konuyu hayata geçirmek için izlediğimiz süreçler ve yollar o kadar uzunki halbuki birçok konu aslında kararnameyle düzenlenebilecek, çok hızlı hayata geçirilebilecek bir sistem. Başkanlık sisteminin başarıyla uygulandığı birçok ülke gibi Türkiye de kendi koşullarına uygun bir sistemi üretti, geliştirdi ve inşallah hayata geçirdiğinde hep beraber göreceğiz ki gerçekten parlamento yasa yapma gücünü daha etkin bir şekilde kullanacak, yürütme organı ise devlet aygıtında meydana getireceği yeni yapılanma çerçevesinde çok daha etkin ve verimli bir şekilde çalışacak.''

Anayasaya ilk defa yargının tarafsızlığı ilkesini koyduklarını anlatan Ağbal, bunun son derece önemli bir düzenleme olduğunu bildirdi.

- "Başkanlık sistemi bir reform programıdır"

Ağbal, yargının üst kuruluşunda yapılan değişikliklikle yargı organının gerçekten temsil kabiliyeti çok daha yüksek, çok daha etkin çalışan bir sisteme dönüşeceğini belirterek, "İnşallah referandum sürecinde gerek parti gerekse hükümet olarak bu değişikliğin getirdiği faydaları da vatandaşımıza anlatacağız. Türkiye'de eğer demokrasiyi daha da güçlendirecek, ekonomiyi daha ileri noktalara götürecek vizyona ulaşmak istiyorsak mutlaka ve mutlaka bu değişikliği yapıp yolumuza devam etmemiz lazım. Türkiye'nin siyasi, ekonomik istikrarına, gerek ekonomide gerekse küresel politika arenasında daha güçlü olmasını sağlayacak, ülkeyi bir bütün olarak güçlendirecek bir reform programıdır başkanlık sistemi inşallah onu da hayata geçireceğiz.'' dedi.

- "Demokrasiyi, insan haklarını güçlendireceğiz"

Reformalara 6 temel konuda devam edeceklerine dikkati çeken Ağbal, şunları kaydetti:

''Bunlardan bir tanesi, olmazsa olmazı demokrasinin güçlendirilmesi ve adalette etkinliğin sağlanması. Demokrasiyi, insan haklarını, sivil siyaseti, sivil toplumu güçlendireceğiz. Hukukun işlerliğini daha da etkin hale getireceğiz. Hukuk, hem yasa hem de uygulama düzeyinde herkese eşit ve adil bir şekilde uygulanacak. 'Adalet sistemi yavaş işliyor.' diyoruz. Çok daha hızlı işlemesi lazım. Bugün özel sektörümüzün karşılaştığı birçok sorunun başında uzun yargılama süreçleri ve yargı sonuçlarına ilişkin belirsizlikler var. Mutlaka ve mutlaka yargı sisteminde yargılama sürelerini kısaltacak ve yargıda adaleti ve eşitliği sağlayacak bir düzeni daha da güçlendirerek inşallah yolumuza devam edeceğiz.''

- ''Bürokrasiyi daraltacağız''

Ağbal, kamu yönetiminin önemine değinirken de şöyle konuştu:

''Siz istediğiniz kadar yasa çıkarın, istediğiniz kadar siyaset olarak birtakım idealleriniz olsun. Eğer devlet aygıtı iyi işlemiyorsa kamu yönetimi hantalsa, vatandaşın işi görülmüyorsa, vatandaşa devlet ve bürokrasi eziyet çektiriyorsa, kamu yönetimi işlemiyorsa o zaman mesafe alamıyoruz. Bizim mutlaka ve mutlaka hükümet olarak amacımız şu; bürokrasiyi daraltacağız, yetkileri daraltacağız vatandaşın işlerini kolaylaştıracağız. Bütün meseleleri Ankara'da çözmek fikrinden vazgeçeceğiz. Size en yakın noktada işler çözülsün. Buradaki vergi dairesi de sosyal güvenlik birimi de daha fazla yetkili olsun. Olabildiğince kırtasiyeyi kaldıralım istiyoruz. Burada mutlaka kamu kurumlarının küçültülmesi, yetkilerinin azaltılması ve vatandaşın güçlendirilmesi lazım. Bu konuda da önemli düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Özellikle Cumhurbaşkanlığı sisteminin kamu yönetiminde söylediğimiz hususları gerçekleştirme noktasında önemli bir başlangıç olacağını da düşündüğümü ifade edeyim.''

- "Borcunu zamanında ödeyene vergi indirimi getireceğiz"

Kamu maliyesinde, vergi sisteminde birtakım aksaklılar olduğunu dile getiren Ağbal, bunların düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.

Ağbal, dolaylı vergilerin daha az, dolaysız vergilerin daha fazla alınması, vergi uygulamalarında vatandaşın istemine uygun kolaylıklar getirilmesi gerektiğini belirterek, "Vatandaş bana soruyor; 'Yeniden yapılandırma kanunu yaptınız, borçlarını ödemeyenlere bir güzel af getirdiniz. Peki biz borcumuzu ödedik. Hep de ödüyoruz. Bizim hakkımız ne olacak?' Bu doğru bir talep. Dolayısıyla inşallah çok yakın bir zamanda vergi borcunu tam ve zamanında ödeyen vatandaşlarımıza, işletmelerimize vergi indirimi getireceğiz. Neden? Çünkü işini düzgün yapan, devlete olan görevlerini yerine getiren işletmelerimize haklarını mutlaka teslim etmemiz lazım." dedi.

- "Sadece iyi gün dostu değil, kötü gün dostu da olacağız"

Vatandaşın, "İyi günümde devlet almasını biliyor. Kötü günüm de olabilir işletme olarak, dara düştüğüm zaman da olabilir. Olmaz mı yani? Bu dönemde bir de devlet üzerimize geliyor.' dediğini aktaran Ağbal, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla diyoruz ki sadece iyi gün dostu değil, kötü gün dostu da olacağız. Bir işletme iyi gününde vergisini ödemişse, bütün yükümlülüklerini yerine getirmişse, ben de bunu görüyorsam herhangi bir şekilde sıkıntıya düştüğünde neden onun üzerine gideyim. Tam tersine elini tutmam, ayağa kaldırmam, ona yardım etmem lazım. Bir kısım varsa borçlarını almamam, ertelemem lazım. Bütün bunları yaparsak devlete olan güven artar. İdareye olan itibar artar. Onun için inşallah yakında yapacağımız düzenlemelerle 'kötü gün dostu' olan bir maliye uygulamasını da devreye sokacağız. Zor günlerde devlet burada elini vatandaşın eline verecek, tutacak.''

Bakan Ağbal, önümüzdeki dönem kamu harcamalarında olabildiğince israftan uzak, dikkatli harcayan bir devlet olacaklarını, vergi konusunda da oranları aşağıya çekerek vatandaşın üzerindeki kamusal yükümlülükleri hafifleteceklerini söyledi.

Ağbal, konuşmasının ardından iş adamlarının sorularını yanıtladı.

Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bursa Valisi İzzettin Küçük ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da katıldı.



Anadolu Ajansı 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.