Asgari Ücret Açlık Sınırının Da Altında

MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, yoksullukla mücadelede en önemli araçlardan birisinin aile yardımları olduğunu ancak Türkiye'de sigorta kolu olarak henüz aile yardımının yürürlüğe girmediğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2018 yılı bütçeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı.

MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, milletin refahının her şeyden önemli olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının 2016 İnsani Gelişmişlik Raporunda Türkiye'nin 188 ülke arasında 71. sırada yer aldığına dikkati çeken Depboylu, "Ekim ayı açlık ve yoksulluk rakamlarına göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 544 lira, yoksulluk sınırı ise 5 bin 30 liradır. Baktığımız zaman, bırakın yoksulluk sınırını, asgari ücretin açlık sınırının da altında olduğunu görmekteyiz." dedi.

Depboylu, sosyal yardımlar noktasında sistemin istenildiği şekilde ilerlemediğini savunarak, sistemde kimlere hangi şartlarda, ne miktarda, ne zaman, ne kadar sosyal yardım ve sosyal hizmet yapılacağı sorusuna cevap bulmanın da mümkün olmadığını ifade etti.

-"Sosyal yardım sistemi keyfiliğe müsait"

Sağlanan yardımların standardının düşük olduğunu savunan Depboylu, şöyle konuştu:

"Yardımlar daha ziyade siyasi iktidarın takdirlerine göre yapılır gibi bir görüntüye sahip. Sistem, keyfiliklere ve siyasi kullanıma müsait durumda. Bu yardımlar için etkili kontrol ve denetim sistemi bulunmamakta. Yardımlar hak temeline dayandırılmamıştır, ortak terminolojisi de yoktur. Yoksullukla mücadelede en önemli araçlardan birisi aile yardımları olmasına rağmen Türkiye'de sigorta kolu olarak henüz aile yardımı yürürlüğe girmemiştir. Aile yardımları sigortasının mutlaka uygulamaya konulması gerekmektedir."

Kadına yönelik şiddetle etkin mücadele konusuna da değinen Depboylu, üretilen politikaların yetersiz olduğunu savundu.

Kadına yönelik şiddetin olmadığı bir tek günün geçmediğine dikkati çeken Depboylu, şöyle devam etti:

"Son 15 yılda kadına yönelik şiddet yüzde 140 arttı. Kadına çeşitli eğitimler veriliyor ancak bu eğitimler kadınlardan önce kadınları oraya sığınmak zorunda bırakan erkeklere verilmeli. Kadına şiddet uygulayan erkeklere verilen cezaların yetersizliği şiddeti artırıyor. Erkeğe de kadına verildiği gibi psikososyal destek verilmelidir. Kadına yönelik şiddetin arttığı bu dönemde çocuklara yönelik istismarın da arttığını görüyoruz. Artık, kadınlar da çocuklar da susmamaları gerektiğini, yardım istemeleri gerektiğini yavaş yavaş öğreniyorlar. Bu önemli bir etkendir. Bizim dikkat etmemiz gereken, arkasından çıkacak çirkinlerden ürkmeden çalıyı tepmeye devam etmektir. Çünkü yardım almak isteyen ama bunu nasıl isteyeceğini bilmeyen çok sayıda çocuk ve kadın mevcut."

- "Türkiye merkezli yeni stratejiler geliştirmeliyiz"

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da AB'ye üyelik sürecinde Türkiye'nin aleyhine işleyen hususların bulunduğunu belirtti.

Geçmişte, bazı konularda Türkiye'nin lehine hususların söz konusu olduğunu ancak şu an üçüncü ülkeler açısından birtakım anlaşmalarla ilgili aleyhte hususların var olduğunu dile getiren Günal, "Bazı ülkelerle yaptığımız ticari anlaşmalar açısından Gümrük Birliği artık aleyhimize doğru dönmeye başlamış. Maalesef müzakere sürecinin tıkandığını görüyoruz. Bu duruma 1963 senesinden beri bir türlü evliliğe gitmeyen, uzatmalı bir nişanlılık diyorum. Türkiye'nin aleyhine olan konularda birtakım çalışmaların yapılması, olmuyorsa da bir noktadan sonra nişan yüzüğünün atılması gerekiyor. Türk devletleri arasında bir gümrük birliği için çalışılması gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.

Mehmet Günal, Türkiye'nin kendi çıkarları doğrultusunda milli bir dış politika izlemesi gerektiğini de kaydetti.

Öncelikle tüm Türk cumhuriyetlerinin üye olduğu ekonomik işbirliği teşkilatının etkin bir biçimde çalıştırılması gerektiğini ifade eden Günal, "Komşularımızı rahatsız etmeden tercihli ticaret anlaşma sistemini erken bir şekilde uygulamaya geçirebilirsek buradan başarıyla çıkarız. Yeni dünya düzeninde, Türkiye'nin bölgesinde güçlü bir ülke konumuna gelebilmesi için yeni politikaları uygulaması şart. Türkiye merkezli yeni stratejiler geliştirmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Yerli kaynaklara ayrılan payın artırılması şart"

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter ise enerjinin, hayat kalitesini etkileyen en önemli faktör olduğunu söyledi.

Enerjinin önemli bir değer olduğunun altını çizen Yönter, dünyada enerji talebinin her geçen dönem arttığını kaydetti. Ülkelerin ekonomik gelişmişliği artarken elektrik tüketiminin de arttığını anlatan Yönter, "Ülkemizin enerji yatırımlarına olan ihtiyacı artmasına rağmen bakanlığın bütçeden alacağı pay binde 31'dir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın ülkemizin artan yatırımlarını 2,3 milyar lira ile karşılayacağı anlaşılmaktadır. Bu noktada Sayın Bakan'a Allah kolaylık versin diyorum." ifadesini kullandı.

Yönter, yenilenebilir enerji kaynakları oluşturulmasının artık zorunlu olduğunu belitti.

Kullanılan ekipmanın yurt içinden temininin de önem arz ettiğini vurgulayan Yönter, "Milli enerjinin özü de aslında budur. 2018 yılı bütçesinde bakanlığa ayrılan miktara bakıldığında yap işlet devret modelinin uygulanacağı şimdiden bellidir. Türkiye net enerji hammadesi ithalatçısı olarak 11. sırada gidip gelmektedir. Enerji ithalatı ocak-ekim dönemlerinde artmıştır. Ülke içerisinde alternatif ve yerli kaynaklara ayrılan payın artırılması şarttır. Aksi takdirde dış ticaret açığı daha da büyüyecektir." dedi.

Anadolu Ajansı 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.