İLK DEFA VE YENİDEN MÜDÜR ATAMA BAŞVURU SONUÇLARI AÇIKLAYAN İLLER - 55 -

Ocak Ayı 15 Bin Öğretmen Atamasında Hangi Branşa Daha Fazla Kontenjan Ayrılmalıdır?

Milli Eğitim Müdürü Atamaları Yargıya Taşınıyor!

Milli Eğitim Müdürü Atamaları Yargıya Taşınıyor!

Milli Eğitim Müdürü Atamaları Yargıya Taşınıyor!

TEÇ-SEN: "Sınavsız İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Atamalarını Yargıya Taşıyoruz!"

27.03.2012 tarihli ve 28246  sayılı  resmi gazetede yayımlanan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair  Genel Yönetmelikte değişiklik yapılmıştır. Değişiklik ile Genel Yönetmeliğin 2. Maddesinin 2. Fıkrasının (g) bendine " ve bunların yardımcılıklarına" ibaresinden sonra gelmek üzere "İlçe Müdürü Kadrolarına ibaresi" eklenmiştir.

Bahse konu düzenlemenin iptali için Danıştay 5. Dairesi nezdinde sendikamızca daha önce dava açılmış, Danıştay 5. Dairesinin 2012/4715 sayılı kararı ile de 17.10.2012 tarihinde yönetmelik değişikliğinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Yürütmenin durdurulması kararı üzerine, sendikamızca Milli Eğitim Bakanlığı' na dilekçe ile müracaat edilmiş; yönetmeliğin değişik hali ile 27.03.2012 tarihinden sonra İlçe Milli Eğitim Müdürü kadrolarına yapılan atamaların iptali talep edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı ise söz konusu kararın kendilerini bağlamadığı gerekçesiyle talebimizi reddetmiştir.

657 sayılı Kanunun 2. Maddesine dayanılarak çıkarılan 18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı resmi gazetede yayımlanan ve Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konan Kamu kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Dair Genel Yönetmeliğin 15. maddesinde; "Kurumlar, bu Yönetmeliğin kapsamına giren görevlere atanacaklarda aranacak öğrenim düzeyi ile hizmet süresi, alt görevlerde bulunma süresi ve disipline ilişkin şartlar ile bunlar için verilecek görevde yükselme eğitiminin ilanı, şekli, süresi, konuları, ağırlıkları ve kapsama dahil edilecek diğer unvanlar ve bunlara ilişkin seçme kriterlerini, yapılacak sınavlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konulara ilişkin diğer hususları Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşünü alarak çıkaracakları yönetmelikle düzenler." Hükmü bulunmaktadır.

Dolayısıyla, MEB bu çerçeve yönetmeliğin 15. Maddesi gereğince, genel yönetmelikte düzenlenmeyen veya genel yönetmeliğin ilçe müdürü kadrosuna sınavsız atama düzenleyen maddesinin yürütmesinin durdurulması nedeniyle, MEB ilçe milli eğitim müdürü kadrosuna sınavsız atama yapamaz ve 27/03/2012 tarihinden itibaren sınavsız yapılan tüm ilçe milli eğitim müdürü atamaları iptal edilmesi gerekmektedir.

Tüm bu gerekçeler ışığında sendikamızca 27/03/2012 tarihinden itibaren ataması yapılan İlçe Milli Eğitim Müdürü atamalarının iptali için sendikamızca Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır.Dava Dilekçesi İçin Tıklayınız.

 

 

                                                                              YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR                                                                                                               

                           ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ  BAŞKANLIĞI' NA

 

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

VE İPTAL KARARI 

İSTEYEN

(DAVACI)                                           :  TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARI SENDİKASI

                                                                 (ÇANKAYA VD 8740174473)

VEKİLİ                                               : Av. Abdullah KÜLBAY

                                                              Strazburg Cad. No. 12/16 Sıhhiye ANKARA

DAVALI                                             : Milli Eğitim Bakanlığı  

                                                               Bakanlıklar ANKARA

İPTALİ İSTENEN İŞLEM                : Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü' nün 08.03.2013 tarih ve 174629 sayılı  idari işlemleri.     

 

TEBLİĞ TARİHİ                                : 13.03.2013   

 

KONUSU                                                                                                                 : Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları  Genel Müdürlüğü' nün 08.03.2013  tarih ve 174629 sayılı idari işlemleri  AÇIKÇA HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNDAN VE UYGULANMASI HALİNDE TELAFİSİ GÜÇ VE İMKANSIZ ZARARLAR DOĞURACAĞINDAN ÖNCELİKLE DAVA KONUSU İDARİ İŞLEMİN YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, YAPILACAK YARGILAMA SONUNDA DAVA KONUSU İDARİ İŞLEMİN   İPTALİ ‘ ne karar verilmesi  talebidir.

AÇIKLAMALAR

 

A-GİRİŞ

        1- 27.03.2012 tarihli ve 28246  sayılı  resmi gazetede yayımlanan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair  Genel Yönetmelikte   değişiklik yapılmıştır. Değişiklik ile Genel Yönetmeliğin 2. Maddesinin 2. Fıkrasının (g) bendine " ve bunların yardımcılıklarına" ibaresinden sonra gelmek üzere "İlçe Müdürü Kadrolarına ibaresi" eklenmiştir.

             Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair  Genel Yönetmelik Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan çerçeve bir yönetmelik olup, 2. Madde yönetmeliğin kapsamını (uygulama alanını) düzenlemektedir. 2. Maddenin 1. Fıkrasının (a), (b), (c) (d) bentleri yönetmeliğin uygulama alanlarını saymıştır.

         2. Maddenin 2 fıkrası ise yönetmelik hükümlerinin uygulanamayacağı kadroları belirlemiştir. Davamızın konusu değişiklikle "İlçe Müdürleri"  ibaresinin bu fıkraya eklenmesi sonucu Kamu Kurumlarının İlçe Müdürleri' nin sınavsız ataması yapılabilecektir.

         3-Bahse konu düzenlemenin iptali için Danıştay 5. Dairesinde tarafımızdan dava ikame edilmiş,(Ek.1)  anılan dairenin 2012/4715 sayılı kararı ile 17.10.2012 tarihinde yönetmelik değişikliğinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. (Ek.2) Daha doğrusu aynı konulu Danıştay 5. Dairesinin 2012/4736 sayılı dosyadan Yürütmeyi durdurma kararı verildiği için bizim dosyamızdan yürütmenin durdurulması kararı verilmeye gerek görülmemiştir.

 

 

 

 

        4-Yürütmenin durdurulması kararı üzerine, davalı Milli Eğitim Bakanlığı' na dilekçe ile müracaat ederek; yönetmeliğin değişik hali ile 27.03.2012 tarihinden sonra İlçe Milli Eğitim Müdürü kadrolarına yapılan atamaların iptali talep edilmiştir. (Ek.3)

        5-Davalı idare 08.03.2013 tarihli cevabında özetle " Yönetmeliğe eklenen İlçe Müdürleri kadrolarına ibaresinin doğrudan merkeze bağlı taşra kuruluşlarının ilçe müdürü kadroları olduğunu, bu sebeple yürütmeyli durdurma kararının bakanlıkları ile ilgisinin olmadığı gerekçesi ile talebimizi reddetmiştir. (Ek.4)

          ANCAK DAVALI İDARE YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ SONRASI İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ' NE ATAMA YAPILIP YAPILMADIĞINI, BU ATAMALARLA İLGİLİ NE İŞLEM YAPTIĞINI CEVABİ YAZISINDA BİLDİRMEMİŞTİR.

          DAVALI BAKANLIĞIN YAZISINDA BELİRTİLEN KAMU KURUM VE KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ ESASLARINA DAİR  GENEL YÖNETMELİK  HÜKÜMLERİNİN KENDİLERİNİ İLGİLENDİRMEDİĞİ GİBİ AÇIKLAMA DA KABUL EDİLEMEZ. Çünkü anılan yönetmelik çerçeve yönetmelik olup, değişiklikler bütün kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar. Benzer şekilde bu yönetmelik iptali de Milli Eğitim Bakanlığını hukuken bağlayacaktır. Yani bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra yapılan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü atamalarının iptali gerekecektir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2. Maddesinde; Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur." Denilmektedir.

657 sayılı Kanunun 2. Maddesine dayanılarak çıkarılan 18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı resmi gazetede yayımlanan ve Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konan Kamu kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Dair Genel Yönetmeliğin 15. maddesinde; "Kurumlar, bu Yönetmeliğin kapsamına giren görevlere atanacaklarda aranacak öğrenim düzeyi ile hizmet süresi, alt görevlerde bulunma süresi ve disipline ilişkin şartlar ile bunlar için verilecek görevde yükselme eğitiminin ilanı, şekli, süresi, konuları, ağırlıkları ve kapsama dahil edilecek diğer unvanlar ve bunlara ilişkin seçme kriterlerini, yapılacak sınavlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konulara ilişkin diğer hususları Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşünü alarak çıkaracakları yönetmelikle düzenler." Hükmü bulunmaktadır.

Dolayısıyla, MEB bu çerçeve yönetmeliğin 15. Maddesi gereğince, genel yönetmelikte düzenlenmeyen veya genel yönetmeliğin ilçe müdürü kadrosuna sınavsız atama düzenleyen maddesinin yürütmesinin durdurulması nedeniyle, MEB ilçe milli eğitim müdürü kadrosuna sınavsız atama yapamaz ve 27/03/2012 tarihinden itibaren sınavsız yapılan tüm ilçe milli eğitim müdürü atamaları iptal edilmesi gerekir.

GENEL YÖNETMELİĞİN 2. MADDESİNDE sınavsız atama yapılacak kadrolar arasında ilçe müdürü kadrosu bulunmadığından, MEB Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 25/1-e Maddesine de ilçe milli eğitim müdürü kadrosuna sınavsız atama yapılmasını öngören düzenleme konulamaz.Bu hususta yapılan atamaların davalı idareden sorulmasını istiyoruz.

B- DAVAMIZLA İLGİLİ MEVZUAT

 

                                                  1-1982 ANAYASASI

      

           1982 Anayasa' sının 2. Maddesine göre " Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

          

 

    

 

      Anayasa' nin 6. Maddesine göre " ... Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz."          

           Anayazamızın 8. Maddesine göre "Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir."

          Keza Anayasamızın 125. Maddesine göre "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır "

          Son olarak Anayasa' nın 138. Maddesine göre "  Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. hükmüne yer verilmiştir.                    

          Anayasamızın 128. Maddesinde ise ; "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

"Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." Denilmektedir.

Bu Anayasa hükmü gereğince davamızın konusu olan düzenleme kanunla düzenlenmesi gerektiği için yönetmelikle düzenlenmesi, yasama yetkisinin gaspı olup, YETKİ AÇISINDAN DÜZENLEME HAKUKA AYKIRIDIR. İlçe müdürlüklerinin memurluk kaddrosu olmayıp üst kademe yöneticiliği olduğu dikkate alınırsa hukuka aykırılık daha açık olarak ortaya çıkar.

 

                       2-2577 SAYILI İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

              2577 sayılı yasanın 28. Maddesine göre "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.

              Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

              Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir." Hükümlerini içermektedir.

 

3-657 SAYILI DEVLET MEMURLARI  KANUNU

 

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun temel ilkeler başlıklı 3/B Maddesinde Kariyer: "Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır."

Aynı Kanunun 3/C maddesinde Liyakat: "Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." Hükmü yer almaktadır.

C-DAVA KONUSU İDARİ İŞLEMDE MEVCUT HUKUKA AYKIRILIKLAR

1-DAVA KONUSU İDARİ İŞLEM ANAYASA' YA AYKIRIDIR

 

           1982 Anayasa' sının 2. Maddesine göre " Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

 

 

 

 

           Hukuk Devleti ilkesinin başlıca şartları, temel hakların güvence altına alınması, idarenin hukuka bağlılığı, yasamanın hukuka bağlılığı, yargı bağımsızlığı olarak sayılabilir.

           Davamızla ilgili olması sebebiyle İdarenin hukuka bağlılığı ise "İdarenin kendisini hukuka bağlı sayması, hukuka uygunluktan ayrılmamaları ilkesi, hukuk devletinin esasını oluşturmaktadır.
           Hukuk devletinde idare, serbest olmayıp, hukuk kaidelerine uymak mecburiyetindedir. Bu sebeple hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile tespit edilmiş bir uygulamada ısrar edilmesi , idari işlemin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlamaktadır.

            HUKUKEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI SEBEBİYLE YOK HÜKMÜNDE OLAN BİR KURALA GÖRE YAPILAN TAHSİSLERİN DEVAM ETTİRİLMESİ, İDARENİN HUKUKA UYMAMASI SONUCUNU DOĞURUR Kİ, BU HUSUSUN HUKUK DEVLETİ İLKESİNE AYKIRI OLDUĞU TARTIŞMASIZDIR.

           Anayasa' nin 6. Maddesine göre " ... Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz."          

           Bu maddeye göre yukarıda zikredilen Anayasanın 2. Maddesine ve aşağıda izah edilecek anayasanın 125 ve 138. Maddelerine aykırı bir uygulamanın iptal edilmeyerek, devam ettirilmesi, idarenin kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullandığını açıkça ortaya koymaktadır. Farklı ifade tarzı ile lojman tahsislerinin hukuka ve anayasaya aykırı olduğu kesinleştiğine göre bu tahsislerin uygulamada kalmaya devam etmesi idarenin kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullandığını açıkça ortaya koymaktadır.

           Anayazamızın 8. Maddesine göre "Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir."

           Davalı idarenin talebimizi reddetmesi , Mahkeme kararı ile Kanuna (Kamu konutları kanunu) aykırılığı tespit edilen lojman tahsislerinin iptal edilmemesi Anayasamızın 8. Maddesindeki iş bu kurala kesin aykırı olacaktır.

          Keza Anayasamızın 125. Maddesine göre "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır "

         Anayasamızın 128. Maddesinde ise ; "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

"Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." Denilmektedir.

   Bu Anayasa hükmü gereğince davamızın konusu olan düzenleme kanunla düzenlenmesi gerektiği için yönetmelikle düzenlenmesi, yasama yetkisinin gasbı olup, YETKİ AÇISINDAN DÜZENLEME HAKUKA AYKIRIDIR. İlçe müdürlüklerinin memurluk kaddrosu olmayıp üst kademe yöneticiliği olduğu dikkate alınırsa hukuka aykırılık daha açık olarak ortaya çıkar.

            Son olarak Anayasa' nın 138. Maddesine göre "  Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. hükmüne yer verilmiştir.

         İdare Hukuku doktrinine göre, bir idari işlemin yürütmesinin durdurulması o idari işlemin baştan beri, eş söyleyişle yapıldığı tarihten itibaren ortadan kalkması halini sonuçlar. Yani idari işlem baştan beri hükümsüz hale gelir.

         Diğer yandan Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğünün durdurulması ile yönetmelik maddesi  yürürlüğe konulduğu, 27.03.2012 tarihinden itibaren yönetmelik değişikliği hukuka aykırı  hale gelmiştir. Bu sebeple yönetmelik değişikliğine dayanılarak yapılan tüm atamalarda , idari işlemin SEBEP unsuru ortadan kalktığı için hukuka aykırı hale gelmiştir.

        Ancak davalı idare cevabında mahkeme kararının gereğini yerine getirmek yerine, mahkeme kararının kendisi ile ilgisinin olmadığı gibi gerçek olmayan bir yola başvurmuştur..

       Ancak yukarıda zikredildiği üzere yönetmelik değişikliğinin yürülüğü durdurulan İlçe Müdürü ibaresi  baştan beri hükümsüz olduğu için, 27.03.2012 tarihinden sonra yapılan İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin atamaları iptal edilmelidir.

 

 

 

 

        Mahkeme kararının sonucu, idareye emri budur.

        İdare kararın gereğini yerine getirmeyerek mahkeme kararını değiştirmekte , yerine getirilmesini geciktirmeden maada , mahkeme kararının yerine getirilmesini reddetmektedir.

         Şu halde idarenin ret kararı , yukarıda zikredilen Anayasamızın 138. Maddesindeki kurala göre idare için  ANAYASA İHLALİ OLACAKTIR.

 

 

2-DAVA KONUSU İDARİ İŞLEM 2577 SAYILI YASAYA AYKIRIDIR

 

              2577 sayılı yasanın 28. Maddesine göre "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.

              Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

              Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir." Hükümlerini içermektedir.

              Sayın mahkemenin malumları olduğu üzere; davamızın konusu idari işlemin yukarıda zikredilen yasa maddesine açık aykırı olduğu husu sabit olup, bu konuda daha fazla açıklama yapılması gereksiz görülmüştür.

            

3-DAVA KONUSU İDARİ İŞLEM 657  SAYILI DEEVLET MEMURLARI KANUNUNA AYKIRIDIR

 

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun temel ilkeler başlıklı 3/B Maddesinde Kariyer:"Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygunşekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır."

Aynı Kanunun 3/C maddesinde Liyakat: "Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi,sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır."Hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 3/C maddesinde Liyakat: "Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." Hükmü yer almaktadır.

Dava konusu idari işlem anılan yasa hükümlerine de aykırı olup iptali gerekir.

          

            5-DAVA KONUSU İDARİ İŞLEM DANIŞTAY YÜRÜTMENİN DURDURULMASI  

                                               KARARINA AYKIRIDIR.

 

             Danıştay 5. Dairesi Yürütmenin durdurulması kararında özetle "Öte yandan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin dayanağı olan 657 sayılı Yasa'nın "Temel İlkeler" başlıklı 3. maddesinde, "Sınıflandırma", "Kariyer" ve "Yeterlik" ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamak; yeterlik ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini

 

 

 

yeterlik sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.

          657 sayılı Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin yeterlik sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesiyle sağlanabileceği tabiidir.

         Yukarıda adı geçen Genel Yönetmeliğin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak personelin görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir.          ..., 657 sayılı Yasa'nın temel ilkeleri olarak belirlenmiş olan kariyer ve liyakat ilkesine ve Genel Yönetmeliğin amacına aykırı olduğundan, kamu yararı ve hizmet gereklerine, üst hukuk normu olan 657 sayılı Yasa'ya aykırı bulunmaktadır.

          Dava konusu Yönetmelik hükmü, Yönetmeliğin Genel Yönetmelik olması itibariyle, tüm ülke çapında uygulanacak nitelikte olmasının, kurumlara kendi yönetmeliklerinde paralel düzenleme yapma zorunluluğu getirmesinin sonucu olarak kamu hizmetlerinin yürütülmesini
bozacak şekilde hukuka aykırı atamalara sebep olması bakımından, uygulamasının sürdürülmesi halinde telafisi güç zarara neden olacaktır." Denilerek yönetmelik maddesinin yürütmesini durdurmuştur.

           Bu sebeple davalı idarenin talebimizin reddine dair idari işlemi hukuka açık aykılırık teşkil etmektedir.

6-YÜRÜTMENİN DURDURULMASI SEBEPLERİ

           Davamızın konusu olan genelgenin hukuka açık aykırılığı yukarıda izah edilmiş idi. Bu sebeple tekrar edilmeyecektir.Sayın Mahkemenin malumları olduğu üzere , mahkeme kararının uygulanmaması sebebiyle atamalar yapılmıştır. Daha da atamalar yapılacaktır.  ilçe milli eğitim müdürü kadrosundan şube müdürü kadrosuna sınavsız atama yapılarak, sınav şartını işlevsiz hale gelebilmektedir.

            MEB Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 25/1-e Maddesine göre üç yıl okul müdürlüğü yapan sınavsız ilçe milli eğitim müdürü kadrosuna atanabilmektedir. Bu düzenlemeye göre, Okul müdürü, bir anda şube müdürü olarak görev yapmadan, şube müdürünün amiri konumunda olan ilçe milli eğitim müdürü kadrosuna atanabilmektedir.

            Bakanlıkların Kurulması ve Teşkilatlanmasını düzenleyen 3046 sayılı kanunun 15/f maddesinde; Hiyerarşik kademeler ve birim unvanları,

            f) Taşra teşkilatı ilçe kuruluşlarında:

            1. Kaymakam,

            2. İlçe Müdürlüğü,

            3. İhtiyaç bulunan ilçelerde Şube Müdürlüğü,

            4. Şeflik,

            5. Memurluk.

            şeklinde belirlenmiş olup, bu hiyerarşik kademede okul müdürü olmamasına rağmen MEB okul müdürünü bir anda en üst amir konumuna getirmektedir.

            Ayrıca, davalı idare 2008 yılında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde şube müdürü için de sınavsız atama düzenlemesi getirmiş, ancak sendikamız tarafından dava edilerek, Danıştay 2. Dairesinin kararı ile iptal edilmiştir.

            Davalı idare, 27/03/2012 tarihinden itibaren ülke genelinde yaklaşık 200 ilçe milli eğitim müdürünü sınavsız olarak atamıştır. Bu atamalar, liyakat ve objektif kriterler göz ardı edilerek, işin ehline ve hak edene verilmesi ilkesi dikkate alınmadan yapılmıştır. Yina atamalar öncesi hiçbir duyuru yapılmadan , kriter belirlenmeden  adeta gizlenerek bu atamalar yapılmıştır. Hatta duyumlarımıza göre personelin belli bir sendikaya üye olması baz alınarak atamalar yapılmıştır. Bu husus gerekirse sayın mahkemece davalı idareden sorulsun.

 

 

 

            Yine idarenin mahkeme kararını uygulamaması kamu vicdanını yaralayacak, hak aramanın tek ve meşru yolu olan mahkeme kararlarına itibar edilmemesi kamu vicdanında hukuka ve devletimize olan güveni sarsacaktır.

            Bu sebeple idari işlemin UYGULANMASI HALİNDE TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARIN DA MEYDANA GELECEĞİ AÇIKTIR.

 

CEVAP SÜRESİ             : 30 gündür

DELİLLER                      : Dilekçemiz ekinde sunduğumuz belgeler ve her türlü yasal delil. Ayrıca diğer delillerimiz, gerekirse sayın mahkemeye ibraz edilecektir.

 

SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda arz edilen ve res'en görülecek sebeplerle;

 

         1-Dava konusu idari işlemin (27.03.2012 tarihinden sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü' ne yapılan atamaların iptali talebinizin reddine dair) ÖNCELİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,

         2-Davalı idareden 27.03.2012 tarihinden sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrolarına yapılan atamaların listesinin celbine ,

         3-Dava konusu idari  işlemin (27.03.2012 tarihinden sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü' ne yapılan atamaların iptali talebinizin reddine dair) İPTALİNE,  

         4- Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygıyla arz ve talep ederim. .../04/2013  

 

 

                                                                                            Av. Abdullah KÜLBAY

 

 

EKLER 

1-İptal davasına ilişkin danıştay dava dilekçemiz

2-Danıştay 5. Dairesi yürütmenin durdurulması kararları  

3-Müvekkil sendikanın talep dilekçesi  

4-Davalı idarenin ret yazısı

5-Vekaletname sureti

  • Bu haber için 4 yorum var

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
  • teç sene 07 Mayıs 2013 09:32

    hizmetliler gece bekçileri şef oldu birde milli eğitim müdürü olsunlar bu memleketin sonu o zamandır işte

  • Öğretmen 07 Mayıs 2013 09:28

    sendika türk eğitim sen neden bu haksızlığa ses çıkarmadı acaba?

  • Ercan GÜNDEM 06 Mayıs 2013 23:03

    ilginçtir hak yiyen, hukuk çiğneyenlerin çoğu beş vakit namaz kılanlar!!!nefse yenik düşmek bu olsa gerek. bu işin diğer dünyasıda var...

  • sınavla müdür OLUNMAZ DİYECEKLER NASIL OLSA 06 Mayıs 2013 22:43

    iptal olsa ne olur sınav getirseler ne olur sınava girecek soruları düşünüp anlayacak kapasitesi olmayan ömrünü ha ..ho ..ile geçirerek okul idare etmiş, her nasılsa birilerinin yardımıyla icazetiyle idareci olmuş birilir çıkıp derki "sınavla müdür mü olur laaa"

    Yorumun Devamı
Facebook Yorumları
Bu Kategorideki Diğer Haberler TÜMÜ