banner183

Yenileme Talepli Müfredat Taslağı Raporu Bakanlığa Sunuldu

Milli Eğitim Bakanlığının 9 Şubat 2017 de kamuoyu ile de paylaştığı müfredat taslağı ne yazık ki; amaç, yöntem ve içerik açısından sayılan temel ilkelerlebirebir uyumludeğildir.

Siyaseten bağımsız ve objektif olma ilkesini koruyan sendikamız önyargısız olarak taslak genelinde titiz ve katılımcı bir çalışma yürütmüştür. Ekleriyle birlikte 24 sayfayı bulan müfredat dosyamız bakanlığa ulaştırılmış olup, eleştiri ve yapıcı önerilerin dikkate alınması beklentimizdir.

Anadolu Eğitim Sendikası olarak; devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden, kurucu ilkelerimizden ayrılmaksızın, demokrasiyi özümsemiş, hoşgörülü, şiddetten uzak, ırkçılıktan, cinsiyetçilikten, mezhepçilikten uzak, toplumcu, çevreci, empatik, demokratik değerlere, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne inanan, teknolojik yeniliklere açık nesil yetiştirmek için atılacak her türlü adıma, yapılacak reformlara aktif destek vereceğimizi beyan ediyor, müfredat değişikliği taslağının ön rapor ve ekli dosya çerçevesinde revize edilmesi talep ediyoruz. Dersler bazındaki detay dosyamızın özeti sayılabilecek ön raporumuz aşağıdadır.
Anadolu Eğitim Sendikası

Sayı: 532-17/4570 Tarih: 02/02/2017
Konu: Taslak Müfredat Değişikliği Hakkında Sendikal Görüş

TC
MEB
Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına
İlgi: a) 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu
b) 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu
Bakanlığımızın 18/01/2017 Tarihinde 79031618-100.E.681094 Sayılı yazısıyla görüşlerimize açtığı müfredat değişikliği taslağına ilişkin raporumuz temsilciliklerimiz ve üyelerimizin katkıları ile genel merkezimizde çalışan komisyonumuzun toplulaştırdığı şekilde ve süresi içinde tamamlanmıştır.
Anadolu Eğitim Sendikasının 09/02/2016 Tarih ve 177-16/4224 Sayı ile bakanlığımıza ulaştırdığı müfredat alan anketi raporunda da altı çizildiği gibi mevcut dersler, dağılımları ve içerikleri sorunludur. Bu kapsamda bakanlığımızın müfredatlarda değişikliğe gitmesini yerinde buluyoruz. Beri yandan, aksayanın ne olduğunu tespit için, ihtiyacın ne olduğunu bilmek adına katılımcı, bilimsel bir çalıştay yapılmamış olması eksikliktir. Demokratik katılımı; hazır taslağı yorumlama noktasında sınırlamamak gerekir.

Eğitim içerikleri bir hedef gözetilerek kurgulanır. Bu hedef aynı zamanda bir insan mühendisliği olup, nasıl bir yurttaş profili istendiğiyle ilişkilidir. Genel geçer siyasi atmosfer içinde anlık ve günlük çıkarlardan arındırılmış olması, makro ölçekte ülkenin geleceğine dair sıkça değişmeyecek, ihtiyaçla uyumlu ve sürdürülebilir olması esastır. Söz konusu taslağın amaç, yöntem ve içerik açısından bu temel ilkeyle uyumu tartışmalı olsa da, siyaseten bağımsız ve objektif olma ilkesini koruyan sendikamız ÖNYARGISIZ olarak taslak genelinde titiz ve katılımcı bir çalışma yürütmüştür. Genel merkezimize ulaşan çağrınız ve kuruluş gerekçelerimiz ışığında; bakanlığımızın ilgili link üzerinden yoruma açtığı söz konusu taslak müfredata dair temel soru ve sorunlarımız aşağıdadır:

1. Bakanlığımız halen uygulamada olan müfredatı uygulayan öğretmenlerden geri bildirim almış mıdır? Yanlış/ eksik/ değiştirilmesi gerekir… kararı nasıl verilmiştir?

2. Eğitim içerikleri bir hedef gözetilerek kurgulanır. Bu hedef aynı zamanda bir insan mühendisliği olup, nasıl bir yurttaş profili istendiğiyle ilişkilidir. Genel geçer siyasi atmosfer içinde anlık ve günlük çıkarlardan arındırılmış olması, makro ölçekte ülkenin geleceğine dair sıkça değişmeyecek, ihtiyaçla uyumlu ve sürdürülebilir olması esastır.

3. Bilimde, fende, sosyal alanda radikal bir değişiklik olmadığı halde sıklıkla müfredat değiştirmenin, ders kitabı basıp dağıtmanın, toplatmanın ve yeniden dağıtmanın ekonomik ve akademik başarıya faturası hesaplanmış mıdır?

4. Yoruma açılan müfredat değişikliğini hangi komisyon, hangi üyelerle, nerede, ne zaman çalışmıştır?

5. Müfredat değişikliğini hazırlayan ekip ders bazında değişikliği ayrı ayrı çalışmış ise de tamamı üzerinde hedefler, yöntem, içerik açısından bütünlük nasıl koordine edilmiştir?

6. Sisteme girerek bireysel olarak görüş bırakan 100 binden fazla tekil şahıs (öğretmen, veli) ile onlarca STK nın detaylandırılmış raporunu değerlendirecek, haklı eleştirileri tespit ederek taslakta değişikliğe gidecek bir komisyon oluşturulmuş mudur? Varsa kimlerden oluşmuştur, liyakatleri nedir?

7. Hazırlanırken alınmayan katkının ve görüşlerin, resmileşmeden önce istenmesini yanlış bulmakla birlikte, görüşler doğrultusunda revize edilmesi, resmileşmesi, kitap yazımı süreçleri sonunda 2017-2018 Öğretim Yılına yetiştirilmesi mümkün müdür?

8. Makro planda ve çalışma takviminde yer verilmeyen bu radikal değişikliğin okutulmakta olan kitapları basan matbaa, yayınevi, yazar kadrosunun bağlantıları (FETÖ) üzerinden bir tasarrufla kararlaştırıldığı algısı hakimdir. Bu durumda yeni kitapların yazımında basımında kamu yararının, niteliğin ve liyakatin gözetileceğine güvenebilir miyiz?
***

Özetle; müfredat değişikliğine EVET diyen Anadolu Eğitim Sendikası; amaç, yöntem, süreç, paydaş ve maliyet açısından söz konusu taslağa eleştirel yaklaşmaktadır, şüphecidir. Siyaseten bağımsız, öğretmen odalarının hatta öğrencilerinin sesi olmayı ilke edinmiş bir yapı olarak, süresi içinde ve gereğince yapıcı önerilerimizi, yalın tespitlerimizi paylaşmayı görev biliyoruz.
Müfredat değişikliğini dersler bazında inceleyen sendikamızın ekli raporu incelendiğinde, olumlu bulunan değişikliklere değinildiği, eleştiri getirilen hususlara da mutlaka öneri getirildiği görülecektir. Taslağın geneli hakkındaki çerçeve tespitlerimiz aşağıdadır:

1. Değişiklikler ağırlıklı olarak ortaöğretim müfredatlarında yoğunlaşmıştır.

2. İlkokul müfredatının genel olarak sadeleştirildiği, kazanım açısından zenginleştiği ve çeşitlendiği, eski müfredata göre daha olumlu bulunduğu söylenilebilir.

3. 2005 yılında geçilen bitişik eğik yazının (el yazısı) yeni müfredatta devam ettiğini görmekteyiz. Sendikamız dün olduğu gibi bugün de el yazısının öğretilmesinden yanadır, kullanımındaki zorlamadan vaz geçilmelidir.

4. Ülke güncelinde olup, sürmekte olan siyasi olayların ders müfredatları içinde ilkokul öğrencilerinin seviyesinde verilmesinin güç yanları, muhtemel sıkıntıları dikkate alınmalıdır.

5. Ortaokul Taslak Öğretim Programı değerlendirildiğinde; öncelikle milli eğitim sistemimizin temel ilkeleri ile tutarsızlık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu görüşümüz ekli raporumuzda detaylı olarak gerekçelendirilmiştir.

6. Bazı kazanımlar geçeklikten uzak, ulaşılması güç hedeflerdir. Öğretmen niteliği ve ihtiyacı, okul donanımı, öğrencinin sosyo-kültürel ortamı ve sınıf mevcutları göz önüne alındığında bölgesel farklar başarı ölçeğinde makası açacaktır. Bir revizyon yapılmaz ise hedef kazanımların bazıları müfredatta ve kağıt üzerinde kalacaktır.

7. Ortaokul öğrencilerimizden ilkokula erken başlamış olanların akademik başarısı ve çeşitli becerileri diğer öğrencilerin gerisinde kalmaktadır. Taslakta bu sorunu giderici bir çözüme rastlanmamıştır.

8. Müzik, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi gibi beceri derslerinin haftalık ders saati sayısının arttırılması çocuklarımızın bedensel ve ruhsal gelişimine olumlu katkı sunacaktır. Desteklemekteyiz.

9. Ders saatlerinin düzenlenmesinde ihtiyaç analizi yapılmamış, bazı branş derslerinde yetersizlik, kimilerinde fazlalık tespit edilmiştir. Branş bazında görüşümüz ektedir.

10. Ortaokulda T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi hedeflerine ulaşılması; ders saati sayısının arttırılması, TEOG Sınavında azaltılan katsayının yükseltilmesi ve demokrasiye daha çok vurgu yapılması ile gerçekleşebilir.

11. Ortaokul müfredatlarında meslekleri tanıtmak, ilgi ve yetenekleri keşfetmek, mesleğe yönlendirmek adına yapıcı bir değişikliğe rastlanmamıştır. Bugünkü haliyle deneysel veya zorlama ile liseye geçen, meslek seçen öğrencilerin başarısızlık ve mutsuzluklarından ders alınmalıdır.

12. En kapsamlı değişikliğin yapıldığı lise müfredatında genel bir anlayış değişikliği yanında eklemeden çok sadeleştirme olduğu göze çarpmaktadır.

13. Ders içeriklerinden ayıklanan, yeri değiştirilen kimi üniteler lise eğitiminin yoğunluğunda bir hafifleme yaratacaktır, olumludur. Ekli raporda detaylandırıldığı şekliyle, bazı derslerde ise ayıklamanın gelişigüzel yapıldığına dikkat çekilmiştir. Özellikle neden-sonuç ilişkisi bulunan ünitelerde sadeleştirme yanlıştır. Yine ekleme yapılan kimi üniteler tekrar niteliğindedir, bazı ekler ise zorlamadır, güncel siyasi çıkarlarla ilgisi olduğu izlenimi uyandırmaktadır. Kitap yazma sürecinden önce Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde; tüm dersler ve sınıflar bazında revizyon yapılmalıdır.

14. Tarih anlatımının; tarihsel gerçekliğe uygunluk, nesnellik, ideolojik, dini ve siyasal yaklaşımlardan uzak olması, tarihsel süreci doğru bir şekilde karşılaması, günümüzün sosyolojik kavramlarıyla sınırlanmaması yerinde olacaktır. Yaptığımız incelemede bazı ünite ve kazanımların tarih bilimi usulüne uygun olmadığı görülmüştür. Müfredat değerlendirme raporumuzda geniş yer bulan Lise Tarih Dersi için temel bir revizyon şarttır.

15. Yeni taslak müfredatla T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi konularına,1950-2016 Yılları arasında Türkiye adında yeni bir ünite eklenmiştir. Bir olayın tarih olması, tarihçiler tarafından yorumlanması için tamamlanması gerekir. Yaşadığımız dönem TARİH değildir. Bu temel yanlışın düzeltilmesi gerekir.

16. Lise müfredatında en fazla eleştiri alan bir diğer ders felsefedir. Yeni taslak müfredatla beraber Felsefe dersi eğitimi, ”Sistematik Felsefe” uygulamasından “Felsefe Tarihi” uygulamasına dönüştürülmüştür. Filozoflar ve felsefi metinler seçilirken özellikle idealist, monoteist, dindar, mistik olanlar seçilmiş, ateist, pozitivist ve aydınlanmacı olan filozoflara ve metinlere yer verilmemiştir. Bir anlamada dinle barışık, dindar bir felsefeye geçilmiştir. Bu müfredatta, felsefe tarihine objektif, bilimsel, eşitlikçi bir yaklaşım gösterilmemiştir. Bu dersin taslak müfredatı yetersiz, eksik ve yönlendirici olması yönleriyle geliştirilmeye yeni baştan yazılmaya ihtiyaç duymaktadır.

17. Neredeyse bütün müfredatlara dağıtılmış olan “Değerler Eğitimi” uygulamasından beklenen yararı açıklamaya ihtiyaç vardır. Gençlerimizin etik değerlere bağlı olması, evrensel değerlerle yetiştirilmesi ve bu değerleri içselleştirmiş olmaları elbette çok önemlidir. Hedef, yöntem ve içerik açısından desteklenmeden, liyakat sahibi öğretmenlere teslim edilmeden derslere serpiştirilmesinin yararı olmayacaktır, muhtemel sakıncaları da hesaba katılmalıdır.

18. Lise müfredatları genelinde bir eleştiri olarak; din ve bilim birbirinden bağımsız iki farklı alan olarak değerlendirilmesi gerekirken, pozitivizmle, kadim dini düşünce arasındaki ayrılıklar üzerinden bir bağ kurulmaya çalışılmıştır. Günümüzün modern ve çağdaş bilimsel yaklaşımları dikkate alındığında böyle bir karşılaştırma yapılması hem faydasız hem de zararlı olacaktır.

19. Teori: “bir olgunun, sürekli olarak doğrulanmış gözlem ve deneyler baz alınarak yapılan bir açıklamasıdır”. İlk insan üzerinden ve sadece yaradılış ekseninde yargılanan evrim teorisini müfredattan ayıklamak onu bilim dünyasından yok etmeyecektir. Bu teoriyi öğretmemek kullanılan uzuvların gelişmesi, kullanılmayanların körelmesi gibi temel biyolojik gerçekleri reddetmek anlamına da gelir. Teori olarak bilim dünyasında varlığını sürdürecek bir konunun sansürlenmesinden beklenen fayda anlaşılamamıştır.

20. Yabancı dil öğretiminde uygulama olmadan öğrenme ve kalıcı bilgi sağlanamayacağından hareketle; çok fazla konu vermek yerine daha az yapı fakat daha çok uygulama hedefleyen bir müfredat hazırlanmalıdır. ‘Anlıyorum ama konuşamıyorum’ kalıbını kırmak için öğrencileri sosyal çevrelerinde de cesaretle yabancı bir dilde konuşturacak kadar performans ve uygulamalara yer verilmelidir.

21. Matematik, Fizik, Kimya ve Biyoloji dersleri taslak müfredatlarındaki hedeflerin
son derece ideal öğrencilerin olduğu sınıf ortamlarında uygulanabilir olması nedeniyle gerçeklikten uzak olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bazı “sadeleştirmelerin” konuların tam işlenmediği olgusu yaratabileceği, ayıklanan konuların müfredatta kalan kimi ünitelere temel oluşturabildiği, genel sınavlardaki başarıya olumsuz etki edebileceği hesaba katılmalıdır.

22. İmam Hatip Liseleri müfredatında değişikliğin şimdilik sınırlı tutulduğu gözlenmiştir. Yayınlanan taslakta ek yapılan ders içeriklerinden kiminin söz konusu dersle uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Eklemlenen ünitelerin doğru derste verilmesi gerekir. İHL dersleri ekli raporumuz içerisinde müstakil değerlendirilmiştir.

23. Müfredat değişikliğine ilişkin sendikamız ekli raporuna yansıyan en temel endişe; üniversite sınav sorularını hazırlayanların MEB ders kitapları ve kapsamı dışındaki kaynaklardan soru sormaları riskidir. Bu yüzden müfredatta konu ekleme çıkarma bazında sık değişikliğe gidilmemesinin, konuların yerleri değiştirilse de ekleme çıkarma yapmadan süregelen müfredatın en az 10 yıl süreli uygulanmasının isabetli olacağını düşünüyoruz.

24. Ders kitapları daha titizlikle incelenmeli, liyakatli alan öğretmenleri tarafından onay verilmeden baskı yapılıp dağıtılmamalıdır. Öğrenci seviyelerine uygun olmayan, yazım hatta bilgi yanlışı yapılmış kitapların basılıp dağıtıldığı bilinmektedir. Bu tecrübelerden ders alınmalı, kamu kaynakları ile kamusal zarar yaratılmamalıdır.

25. Anadolu Eğitim Sendikası Milli Eğitim Kanununda tanımlanan: “Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için, yurttaşların sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevî değerlere saygının, her türlü eğitim çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır; ancak, eğitim kurumlarında Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı siyasî ve ideolojik telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük siyasî olay ve tartışmalara karışılmasına hiçbir şekilde meydan verilmez.” ilkesinin gereğini bütün ders programlarında görmek arzusundadır.

Sonuç olarak; ders programları, eğitim metotlarıyla ders araç ve gereçleri, bilimsel esaslara, yeniliklere, ülkemiz ihtiyaçlarına göre sürekli olarak geliştirilmelidir. En ideal müfredatın bile ehil olmayan ellerde, uygunsuz koşullarda çöpe dönüşeceği unutulmamalıdır. Liyakatli öğretmenlerin adil bir şekilde atanması, öğrencilerin güncel ve evrensel ölçekte bilgiyle buluşması, becerilerini keşfederek gelişmeleri temel ihtiyacımızdır.

Eğitimde verimliliğin artırılması, sürekli olarak gelişme ve yenileşmenin sağlanması, bilimsel araştırmalara, değerlendirmelere dayalı olarak bilgi ve teknoloji üretmek, kültürümüzü geliştirmekle görevli eğitim kurumları gereğince donatılıp güçlendirilmeli, bu yöndeki çalışmalar maddî bakımdan teşvik edilip desteklenmelidir.

Anadolu Eğitim Sendikası olarak; devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden, kurucu ilkelerimizden ayrılmaksızın, demokrasiyi özümsemiş, hoşgörülü, şiddetten uzak, ırkçılıktan, cinsiyetçilikten, mezhepçilikten uzak, toplumcu, çevreci, empatik, demokratik değerlere, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne inanan, teknolojik yeniliklere açık nesil yetiştirmek için atılacak her türlü adıma, yapılacak reformlara aktif destek vereceğimizi beyan ediyor, müfredat değişikliği taslağının bu ön rapor ve ekli dosya çerçevesinde revize edilmesi için gereğini arz ve talep ediyoruz.


Turan Temel Cansel Güven
AES Genel Sekreteri AES Genel Başkanı
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198