TEOG’da Mazeret “Rantı” Son Bulmalı!

Sınavın nasıl geçtiğinin de pek önemi olmazdı. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan yorucu ve stresli gün, çoğu zaman şehrin en lüks restoranlarından geçer, en çok sevilen yemekler yenir ve her yolculukta olduğu üzere, tek günlük sınav serüveni başladığı yerde biterdi.

Yazıyı tam anlamıyla okuma zahmetinde bulunmayan kimi okurlar direkt olarak ellerindeki tek kurşunlu silah olarak gördükleri “Yorum Yaz” butonuna yönelecekler ve yazının tam içeriğini ancak bir başkasının yaptığı yorum üzerinden öğrendiği yazıya yaptığı yorumla nihayetinde mahcup olacaklar. Benim “TEOG sınavı her okulda yapılmasın, belirli bir merkeze toplansın” veya “mazeret sınavı tamamen kaldırılsın” fikrini savunduğumu düşünerek, yazıda müthiş bir açık olduğu ümidiyle tek kurşunlu silahlarına sarılacaklar ancak silahları ellerinde patlayacak, çünkü benim öyle bir fikrim yok ne yazık ki!

Benim, bir eğitimci olarak, her okulda yapılmasına bir diyeceğim yok elbette. Hatta 8. Sınıf öğrencilerinin sayıca az olduğu bazı köy okullarının bir başka okula dâhil edilmesine dahi tamamen karşıyım. Farklı iki okul aynı bina - bahçede sınava girdikleri zaman iki okul öğrencileri arasında hemen bir gruplaşma, kamplaşma, hor görme, küçük görme hatta bazen dövüş - kavga olduğuna rastlamışımdır hep.

Benim TEOG sistemine karşı yazacağım çok şey var ancak böyle bir başlık altında yazacağım çok da bir şey yok. TEOG sistemi genel anlamda rayına oturdu bence. Derdim; ilk sınav değil de yapılan ikinci mazeret sınavıyla. Çünkü artık bu, bir sınavdan çok adeta bir “rant”a dönüştü, dönüştürüldü. Fuzuli bir şekilde her ilçede sınav yapılması çok yersiz ve bazıları için kocaman bir rant, başka bir şey değil. Alt – üst limiti de yok, isterse tek bir kişi mazeret sınavına kalsın (ki birçok ilçede kalıyor, kalabiliyor ve hatta okul idarecilerince okul ortalaması gözetilerek özellikle bırakılabiliyor) MEB öğrencilerden hiçbir ücret almadığı bu sınavın organizasyon ve tertip maliyetini göz göre göre ikiye katlıyor. Velev ki katlamasın; tek bir ilçede bile fuzuli böyle bir sınavın yapılması dahi tamamıyla yersiz, gereksiz, fuzuli.

Mazeret sınavına kalan öğrenciler için zaten kendi okullarında sınav yapılmıyor, ilçe merkezinde bir okul (birçok zaman en merkezi hatta en gürültülü okul) mazeret sınavı için belirleniyor. Bazen mazeret sınavına girecek öğrenci il merkezine daha yakın olmasına karşın ilçe merkezindeki sınav merkezine gidiyor. İşte “rant” tam da burada başlıyor. Bine yakın ilçenin ve 81 ilin olduğunu düşündüğümüzde ve her ilçede mazeret sınavının yapıldığını hesapladığımızda ve bir ilçedeki sınav maliyetini düşündüğünüzde bu devasa bir rakama tekâmül ediyor.

Çünkü mazeret sınavlarının yapıldığı ilçede, kaymakamlar, ilçe milli eğitim görevlileri, ilçe emniyet müdürleri, il gözetmenleri, kurulan sınav komisyonlarında bulunan kişiler, polis memurları, şoförler… hepsi ayrı ayrı ücret alıyorlar, hem de bir gün de değil; iki gün! Bazen öyle sahneler yaşanıyor ki akıl alır gibi değil; mazeret sınavına kalan tek bir çocuk için neredeyse 15-20 kişi seferber olmuş, devletin kaynakları boşuna heba ediliyor. Sınav güvenirliği, işin ciddiyeti, manevi yıpranma, diğer masraf ve maliyetler vb. gibi sorunları işin içerisine katmadan söylüyorum; akıl alır gibi değil!

Ne Yapılabilir, Çözüm Ne?

İyi de ne yapılabilir, ne yapılmalı? Cevabı çok basit aslında! Öncelikle mazeret sınavının güçlük derecesi ilk sınava göre çok iyi ayarlanmalı ve bu mazeret sınavına kalmayı planlayanlar için bir caydırıcılık niteliği taşımalı. Kesinlikle ilk sınavdan daha kolay olmamalı mazeret sınavı. Buraya kadar her şey tamam. Aslında şu anki durum da hemen hemen bu şekilde. Ben sorunu tespit ettim, çözümü de beraberinde yazıyorum; vicdanım rahat!

Çözüm; Bakanlığın ilgili genel müdürlüğü bir A4 kâğıdının takriben yarısını doldurmayacak şekilde durumu özetleyen bir paragraf yazacak ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine postalayacak. Her bir ilçe milli eğitim müdürlüğü de kendi imkân ve şartlarını il merkezine olan uzaklık – yakınlığını, toplam öğrenci sayılarını gözeterek bir mazeret kontenjanı bildiriminde bulunacak. (İl Milli Eğitim Müdürlüklerimiz de yapabilir bu işi, ilçelerden görüş alır, ilçenin durumunu değerlendirir ve her bir ilçe için bir “mazeret sınavı kontenjanı” kontenjan belirler.) Diyelim ki A ilçesinin kontenjanını 10 olarak belirlendi. Başka bir deyişle 10 öğrenciye kadar il - sınav merkezine mazeret sınavına taşıyabileceği bildiriminde bulundu. A ilçesinde 5 öğrenci mazeret sınavına kalırsa ilçenin mazeret sınavı il merkezinde (veya coğrafi konumlar gözetilerek bir başka ilçede), 15 öğrenci mazeret sınavına kalırsa mazeret sınavı bu kez yine A ilçesinde bugün uygulandığı şekilde uygulanmalı. İlçeden il merkezine gönderilen her bir öğrenci – grubu için veliler, öğretmenler, hatta rehber öğretmenler fevkalade rehberlik edebilirler. Bunu hiçbir veli de yadırgamaz, yargılamaz. Çünkü bugünkü velilerin hepsi ama hepsi yazının girişinde anlattığım şekilde bir sınav heyecanı yaşamışlardır.

Düşünün; 1.000 ilçede yapılan fuzuli bir mazeret sınavının maliyetini. Öncelikle bir mazeret sınavı iki farklı günde uygulandığı için yapılan sınav sayısı otomatik olarak ikiye katlanıyor. Yılda iki kez yapıldığını düşündüğümüzde; yine ikiye katlanıyor (Aralık - Mayıs) elde var dört bin fuzuli sınav. Her bir sınav maliyetini ise fazla değil (ki fazla) düz hesap 10.000 olarak düşünürsek karşımıza yılbaşı büyük ikramiyesi şeklinde bir rakam çıkıveriyor. Bu tutar 50 TL’lik banknotlar halinde dizilse “buradan” Ankara’ya kadar ulaşması ne kadar mümkün bilemiyorum ama bu fikrin ya da yazının Ankara’ya ulaşmasından daha mümkün olacağını düşünmek, hiçi hiçine heba edilen onca emek, zahmet ve maliyeti gözümde canlandırınca canımı sıkıyor ne yalan söyleyeyim! Çünkü ciddi bir meblağ, ciddi bir masraf! Bakın bir yılbaşı büyük ikramiyesiyle neler yapılabiliyor? 15 rezidans, 13 bin 651 adet Iphone 6s, 185 kez uzaya yolculuk, El Clasico için koca stadı tek başına kapatma şansı, 2984 adet tek taş pırlanta yüzük, günlük 14 bin TL faiz getirisi, 18 bin 333 adet dana 15 adet full donanımlı okul, bilmem kaç bin öğrenciye eğitim hayatları boyunca burs… Ve bu sadece mazeret sınavlarının sadece bir yıllık maliyeti!

Her şey “bir kalemin ucundayken” ve sadece yazılacak bir paragrafa bağlıyken bu yanlıştan dönülmemesi gerçekten çok üzücü olur! Atalarımız ne demiş?

“İnsan beşer,
Durmaz şaşar,
Eyler hata,
Üçer beşer”, “Hatada ısrar, helâk olmaya sebeptir”, “Zararın neresinden dönersen kardır!” Yoksa sorarlar insana, bu dünyada değilse öbür tarafta, “kardeşim bu yoğurdun bolluğu nereden geliyor?”

Gürdal KARABIYIK
gurdalkarabiyik@hotmail.com 

Kamuajans.com/ÖZEL

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.