Mustafa İkbal Komisyon'da Görev Alacak

Sırtını bir yerlere dayayarak, adaletten ve hesap vermekten kaçanları, hatırı sayılı kimselere yakın olmakla, imtiyazlı olduğu görülerek adaletli olmayanları hep birlikte görüyoruz.

Peki hep adaletten eksik mi olacak? Hiç kimse hakkı savunmayacak mı? Haklı ya da haksızı ayırt edemeyecek mi? Herkes taraflı mı davranacak?
Elhamdülillah, bu sorulara 'Hayır' dedirten devlet büyüklerimiz var. Yürekli bürokratlarımız var. Kim o? dediğinizi duyar gibiyiz.

İşte o... Mustafa İkbal ... Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Atama Daire Başkanı olarak görev yürüten o yürekli bürokrat.

Kendisi devletimiz tarafından OHAL komisyonu üyeliğine seçildi. Seçilir seçilmez bir takım iddialarla karşı karşıya kaldı.

Kendisi lafı evirip çevirmeden bu iddialara anında karşılık verdi. Verdiği yanıtla bizlere yukarıda sorduğumuz sorulara 'Hayır' dedirtti.

Başında bulunduğu kuruma terör örgütü üyelerini alan, kurum batıran, yürüttüğü görevi kendisine ve yakınlarına çıkar sağlamak için kullananlara inat,
yürekli, adaletli, açık sözlü ve dosdoğru bir bürokrat olduğunu Mustafa İkbal bizlere 'Kardeşim dahi olsa' sözleriyle başladığı açıklamalarla gösteriyor.
Ey inananlar! Allah için adaleti yerine getirmede, adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak, adaleti gerçekleştirenlerden olun / adaleti yerine getirmede örnek olun. Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü / bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli olun / adil davranın. Allah’ı dinleyin.(MÂİDE,8)

Ne mutlu indirilen ayetlere uygun bir yaşam sürenlere, ne mutlu ki indirilen ayetlere göre davranan bürokratlara sahip olanlara...
Ne mutlu ki o kutlu Peygamber'in ''Verdiği hükümlerde, ailesinin ve halkın yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın yanında nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar.'' sözlerine layık olma şerefini gösterenlere...

Sayın Mustafa İkbal; hakkın ve adaletin yanında olduğunu, doğruyu savunduğunu, vatanının ve milletinin hizmetinde olduğunu, devletine bağlı olduğunu bizlere yaptığı şu açıklamayla gösteriyor:

''FETÖ’den ihraç edilen Hüseyin İkbal’in kardeşim olduğu doğrudur. 3 yıldır görüşmüyoruz. Biz 10 kardeşiz, bir tanesi böyle çıktı. İkimizin görüşünün aynı olması gerekmiyor. Devletimiz bize komisyon üyeliği görevini verdi. Dosyası komisyona gelirse, fikrim ve kararım FETÖ’cü olduğu yönündedir''

Sayın İkbal ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, kardeşi dahi olsa adaletli davranacağını, bazılarının yaptığı gibi adam kayırmayacağını ve devletin kendisine yüklediği bu sorumluluğu layıkıyla yerine getireceğini bizlere gösteriyor.

Kendisine bu yolda başarılar diliyoruz. İnanıyoruz ki, böyle bürokratlar böyle yöneticiler oldukça adaletin sancağı sonsuza dek dalgalanacak. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Mehmet Sorar 6 ay önce

1 TL fetö için kim bastırdı? Fetö ile fotoğraf kim çektirdi? Parsel parsel kim verdi? Damatları hapisten hangi parti üyesi avukatlar çıkardı? Yukarda ki beyefendi bunları da adilce sorgulasın.

Misafir Avatar
Rauf 6 ay önce

Hic baska kimse yokmuydu peki bu tartismayi yasatmayacak

Misafir Avatar
Adalet 6 ay önce

Kardeşi fetöcü olmayan birini görevlendirseler daha iyi olurdu.