Mardin EBS'den Eğitimi Engelleyen Elektrik Kesintilerine Tepki

Yıllardır çözülemeyen elektrik kesintisi sorununun bölgemizin kanayan yarası olmaya devam ettiğini aktaran Değer, “Elektrik sorunu sadece çiftçilerimizin sorunu olmaktan çıkmış, aynı zamanda eğitim öğretimi de baltalayan bir hal almıştır. Haliylen birçok sorunla karşı karşıya kalan okulların eğitim öğretiminin sürdüğü gündüz saatlerinde özellikle köylerde gün boyunca verilmeyen elektrik nedeniyle hijyenden uzak ve akmayan sular yüzünden okul tuvaletleri kullanılamayacak duruma gelmiştir. Bu durum öğrenci ve öğretmen sağlığını da ciddi bir şekilde tehdit eder hale gelmiştir.

Özelleştirilen kurumlar, gücü kontrolsüz bir şekilde yönetmekte ve vicdandan uzak bir şekilde hizmet odaklı değil tamamen kar odaklı hareket etmektedir. Özelleştirilen kurumlarda muhakkak bir denetleme mekanizması olmalı, halkın menfaatleri doğrultusunda hareket etmelidir. Elektrik kesintileri 80'li ve 90'lı yıllardaki gibi tekrar bir rutine dönüşmüştür. Dicle dağıtım şirketi diğer illerde bu kadar elektrik kesintisi yapmazken neden Mardin'e bu zulmü reva görmektedir. Özelleştirilen bu kurum elektriği bir minnetle ücretsiz ve sadaka olarak vermiyor. 6 yıldır savaşın hüküm sürdüğü Suriye'de bile bu kadar elektrik kesintisi olmamaktadır. Vatandaş bu bölgede terörden çektiği kadar elektrik kesintilerinden de çekmektedir. "Edi Bese " 'Artık Yeter' diyoruz diyen  Değer,

“90'ların parodilerindeki gibi "öğretmenim elektrik yoktu, sular kesikti " benzeri bahaneler 30 yıl sonra tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Yetkililere buradan sesleniyoruz: Bizi bu şirketlerin zulmünden kurtarın. Mardin 9 ay güneş gören bir şehir. Bölgenin en kuvvetli rüzgarları burada esiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarımız mevcut. Güneş ve rüzgar enerjisine ağırlık verilmeli, gerekirse tüm binalar güneş panelleriyle devlet katkısıyla donatılmalı hem devlet bütçesi hem de vatandaşın bütçesi kara geçirilmelidir.

Evrensel Ceza hukukunda da ve anayasamızda da suçun şahsiliği ilkesi temel alınmışken DEDAŞ adeta borcunu ödeyen ödemeyen herkesi aynı kefeye koyup çocuk, yaşlı, hasta demeden, borçlu borçsuz demeden herkesi aynı görüp ana şebekeden gelen elektriği kesmesi kabul edilecek bir durum değildir. Kaçak elektrik kullanılıyor veya borçlarını zamanında ödemiyorlar gerekçesiyle çiftçiye verilmek istenen ceza adeta ilimizin eğitimine ve çocuklarımıza da verilen bir ceza hüviyetini almış durumda. Bu konuda sadece çiftçilerimiz değil, okuyan çocuklarımız, eğitim çalışanlarımız da mağdur olmaya başlamıştır. Öğrenci mevcudunun çok yoğun olduğu ilçelerimizde ,birden çok çocuğun aynı anda kullandığı mekânlar, günü birlik temizlenmesi gerekirken, elektrik kesintileri nedeniyle akmayan sular yüzünden kirliliğe mahkûm edilmiş durumda. Eğitimde devrim yaratacak denilerek hayata geçirilen ve büyük maliyetlerle okullarımızda kurulan akıllı tahtalar ve günümüz eğitiminin vazgeçilmez unsurlarından biri olan internet, elektrik kesintileri sebebiyle okullarımız ve öğrencilerimize ulaştırılmamaktadır.

“İnsan hayatını doğrudan etkileyen ve yaşamın her uzvuna müdahil olan elektrik, kesintilerle yaşamı çekilmez kılmaktadır.” diyen Değer, “Sosyal devletin yükümlülüğü toplumun tamamını cezalandırmak yerine yapılan usulsüzlüklerle ilgili gerekli önlemi almaktır.” diye konuştu.

Başta Başbakan olmak üzere, Enerji Bakanı, yerel ve diğer tüm paydaşların biran önce konuya müdahil olmasını, sorunun bütün boyutlarıyla ele alınarak çözüme kavuşturulmasını gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”