Kötü Karnenin Sebebi Biz, Öğretmen Ve Velidir

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem ve Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu, Roman çocukların yoğunlukta olduğu Meriç İlkokulu'nun Avrupa Birliği destekli müzik sınıfının açılışına katıldı. Açılışa, Erdem ve Gençoğlu'nun yanı sıra Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, öğretmen ve öğrenci velileri katıldı. Girişte Okul Müdürü Azize Turan ve çocuklar tarafından çiçeklerle karşılanan Erdem, okulun mehter takımının verdiği mini konseri izledi.

Konseri ilgiyle izleyen Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, ardından beraberindekilerle müzik sınıfının açılışını yaptı. Sınıfta öğrencilerden oluşan ritim grubunun darbuka ile verdiği mini konseri de izleyip, öğrencilerle sohbet eden Erdem, müzik konusunda öğrencilerin oldukça başarılı olduğunu ifade etti. Programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdem, öğretmenlere seslenerek, sömestir tatilinde öğrencilere ödev verilmemesini istedi. Erdem, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak tatilin çocuklara dinlenmeye vesile olmasını; tiyatro, sinema, sportif faaliyetlere zaman ayırmasını; aileleriyle birlikte daha çok vakit geçirmelerini arzu ediyoruz. O bakımdan da öğretmenlerimizden, idarecilerimizden ödev vermemelerini rica ediyoruz. Uzun bir eğitim süremiz var. Bunların normal ders saatleri içerisinde götürülmesini arzu ediyoruz. Çocuklarımız inşallah kitaplarını okurlar, yeni döneme daha hazırlıklı ve dinlenmiş başlarlar" diye konuştu.

'KÖTÜ KARNENİN SEBEBİ BİZİZ'

Karnesi kötü olan öğrencilere ailelerinin baskı yapmaması gerektiğini de belirten Erdem, şunları söyledi:

"Biz hep şunu diyoruz: 'Kötü karne çocuğun değil, başta bizim öğretmenimizin ve velimizindir'. Çocuğun kötü karnesi olmaz. Biz burada hatamızı bulup, ne daha ek ders vermemiz gerekiyor, böyle bakmamız gerekiyor. Velilerimizin hiçbir çocuğun karnesiyle ilgili onu rahatsız etmemesini, üzerine gitmemesini arzu ederiz. Kötü karnenin sebebi biz, öğretmeni ve velisidir. Hep beraber sorumluluğumuzun bilincinde bunu çözmemiz gerekir."

"Bakanlık olarak Roman çocukların okula erişimi ve okula gelmelerini yüzde 100 sağlamak, ortaokul ve lisede de devamlılığı sağlamak adına takip gerekiyor" ifadelerini kullanan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, şöyle dedi:

"Ne yazık ki Roman çocuklarımızda devamsızlık ve ortaokul ile lise çağlarında terklerin olduğunu biliyoruz. Bunu azaltmak adına Bakanımızın da hassasiyeti ile Roman Federasyonu'yla, Trakya Üniversitesi'nin enstitüsü var; hocalarımız, okul müdürüz ve genel müdürlüğümüzle çalıştay yapıyoruz. Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli kapsamlı yapıyoruz. Eğitime erişimi ve devamlılığı sağlamak için kararlar almak istiyoruz. Meriç İlkokulu bu anlamda bir model okuldur. Burada devamsızlık artık yok, bütün okullarımızda bu erişimi sağlamak istiyoruz."

Öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektiren Erdem ve beraberindekiler daha sonra okuldan ayrıldı. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Sinifci 8 ay önce

Hepsine çok iyi veriyorum. Başka verirsem hem veli hem bakanlik beni suçluyor.

Misafir Avatar
Öğretmen 8 ay önce

milli eğitimde bakan yardımcısı mı varmış, ilk defa duyuyorum, tam olarak ne iş yapıyor acaba? Eğitimi nedir, eğitimci midir?

Misafir Avatar
Ali Öğretmen 8 ay önce

İyi karnenin sebebi kim?

Misafir Avatar
Ali Şen 8 ay önce

Hırsızın hiç mi suçu yok? Öğretmen neden kötü karnenin sebebi olsun ki?

Misafir Avatar
Ahmet 8 ay önce

kötü notun nedeni en az öğretmendir, en çoğu ise sistemi kuranlardır, değiştirenlerdir, yani siyasetçi ve büroktarlardır. Eskiden eğitim daha iyiydi, çünkü zorla insanları okullara tıkmıyorlardı, öğretmenlerin eli kolu bağlı değildi, zorla insanları 12 sene türkçe-mat-fen v.b. derslerle boğmuyorlardı, okuyacak olan okuyor, okumayacak da mesleğe atılıyor, bir işe yarıyordu. Ayrıca şu özellikle lise hatta ortaokul çağındaki öğrencileri masum birer melek görmekten de bi vazgeçin, buluğ çağına eren her insan gibi öğrenciler de iyiyi kötüyü biliyor ve seçimini yapıyor, bazıları kötülük bazıları iyilik yapıyor, onların arasından iyi insanlar çıkacağı gibi katillerin, sapıkların, kötü insanların olduğunu, çıktığını bi öğrenin artık.