Ev ödevlerinin kabusa dönüşmesi

 EV ÖDEVLERİ AİLE İÇ ÇATIŞMAYA DÖNÜŞMESİN 

Öğretmen ve aynı zamanda velim olan bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. Bana geçen hafta sonu okuldan verilen ödevlerin toplam 110 sayfa olduğunu söyledi.

 İ

nanılır gibi değil.

 

Altıncı sınıf öğrencisi çocuğuyla hafta sonunun tamamının kırtasiyeden malzeme alıp, gece yarılarına kadar ödev yapmakla geçtiğini ifade etti.

B

en de bu konuyu tanıdığım çevremdeki yaklaşık 50 veliye sordum.

Gördüm ki ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin velileri de aynı durumdan muzdarip. Hatta kavga dövüş ile bu işi hallediyoruz diye espri yapan veliler de var.

Onlar espri niyetinde söylüyorlar fakat biz durumun aslında çok ciddi boyutlarda ebeveyn-çocuk çatışmasına dönüştüğünü söyleyebiliriz.

Sürekli ödevlerle boğuşan ve yapmamakta direnen çocuklar belirli bir müddet sonra okuldan soğumaktadırlar.

Artık okul, çocukların bilinçaltlarında olumsuz kavram ve yaşantıyla özdeşleşerek  yerini almaya başlamıştır bile...

Sonraki dönemlerde çocuklara okulu sevdirmek veya benimsetmek imkansız bir hal alıyor.

Haliyle bu durum Türkiye'nin dünyadaki eğitim çıtasını düşürüyor.

Okulu benimseyerek, heyecanla, severek ve  koşa koşa giden bir öğrenci ile okuldan bıkmış, bıktırılmış, isteksiz bir öğrencinin başarısının karşılaştırılmasından bile söz edilmesi abes olur.

Zaten verilen ev ödevlerinin bir çoğu çocukların bilişsel, psikomotor ve duyuşsal özelliklerine uygun değil. Anlamlı bir amaca hizmet etmeyen bir ödevin getirisinden ziyade götürüsü olur.

 

Bu konuda velilerimizin de çok duyarlı olması lazım.

M

esela ilkokul birinci sınıf müfredatı değişmesine rağmen velilerin öğretmen üzerindeki mahalle baskıları, sınıf öğretmeninin bütün mesaisini okuma yazmaya ayırmasını gerektiriyor.


Sebep ne?

Filanca öğretmen iki ayda okuma yazmaya geçirmiş de bizim çocuğun öğretmeni neden hala okuma yazmaya geçiremedi muhabbetleri...

 

Hal böyle olunca dostlar, mini mini birlerin rüyalarına kocaman E harfleri giriyor.

Peki hiç ödev de verilmesin mi, konular pekiştirilmesin mi, sorumluluk verilmesin mi?

 

Tabii ki verilmeli fakat benim tespit ettiğim bazı durumlara dikkat edilerek...

 

1- Okullarda son ders saati ödev saati olmalı,

 

2- Öğretmenler son saatinde öğrencilere rehberlik etmeli,

 

3- Ödevler çocukların gelişim düzeyine uygun olmalı,

 

4- Ödevler makul ölçülerde verilmeli. Her ders için birer sayfayı geçmemeli,

 

5- Öğretmenler arasında işbirliği olmalı ve ödev karneleri önceden beraber hazırlanmalı ki ödev yoğunluğu ayarlanabilsin,

 

6- E-okul veli bilgilendirme kısmında ödevler butonu eklenmeli, en fazla üç öğretmen ödev girebilmeli. Belirli bir kotası olmalı yani,

 

7- Kartonları kesip biçme, yapıştırma gibi ödevlerin zaman kaybı olduğu unutulmamalı,

 

8- İnternetten araştırma yapmalarını da doğru bulmuyorum. Çünkü farklı sayfalara kapı açılıyor. Bu tarz ödevler okulda bilgisayar öğretmeni ile son saatte yapılabilmeli.

 

Selçuk TÜTAK

 

Kamuajans.com/ÖZEL

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Zehra 1 ay önce

ÖDEV olmasa çocuklar tekrar yapmaz biz veliler değilde öğretmen karar versin odev gereklimi gereksizmi diye

Misafir Avatar
serkan 1 ay önce

Bende öğretmenim kardeşim. Abartmayın bu işi böyle bir olay yoktur bence.Olsada istisnadır.Başımıza iş açacaksınız bu haberlerle.