Eğitimde Hedefe Ulaşmak İçin Verileri Olması Gereken Çizgiye Taşımalıyız
Kamuajans.com - Eğitimde zamanında çözüme kavuşturulmayan sorunların, bugün ciddi bir tehdit haline geldiğini kaydeden Selvi, “Eğitim sisteminde, başta müfredat olmak üzere, köklü bir değişikliğe gidilmesi bir mecburiyete dönüşmüştür. Türkiye’nin, yarınların yeni ufuklarına eski yükü, anlayış ve alışkanlıklarıyla yürüyemeyeceği iyice anlaşılmıştır. Yenilenme, yeni bir müfredattan yeni bir anayasanın yapılmasına kadar hayatın bütün alanlarını kapsamalıdır. 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi, bunun ivedilikle yapılmasının gerekliliğini ortaya koymuştur” dedi.

Selvi, eğitim felsefesinin yenilenmesi, öğretim programlarının, müfredatın ve ders kitaplarının ideolojik kalıplardan arındırılması, değerler eğitimine önem verilmesi, insan kaynaklarının verimli kullanılması ve sorunları en aza indirilmiş bir eğitim için eğitim çalışanlarının sorunlarına köklü çözüm için daha fazla zaman yitirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kanal A’da, başta Eğitime Bakış 2016: İzleme ve Değerlendirme Raporu olmak üzere, eğitimin gündemini ve eğitim çalışanlarının sorunlarını dile getiren Latif Selvi, okullaşma oranlarında önemli bir büyümenin kaydedildiğini, 2015-2016 eğitim öğretim yılında, ilkokul çağını kapsayan 6-9 yaş ve ortaokul çağını kapsayan 10-13 yaş gruplarında net okullaşma oranlarında yüzde 100’e ulaşmaya ramak kaldığını ortaöğretimin 2012 yılından itibaren zorunlu eğitim kapsamına alınmasıyla bu kademede okullaşma oranlarının son yıllarda ciddi artış gösterdiğini ve 2015 itibarıyla net okullaşma oranının yüzde 85’e ulaştığını ifade etti.

Katsayı adaletsizliğinin sona ermesiyle meslek liselerine talebin ve bu kurumlardaki öğrenci sayısının arttığına dikkat çeken Selvi, meslek lisesi öğrenci oranı 1990-1997 yılları arasında yüzde 45 seviyesindeyken, 28 Şubat sürecinin eğitim üzerinde oluşturduğu vesayetin simgelerinden biri olan katsayı kararına bağlı olarak, meslek lisesi öğrenci oranının 2002 yılına kadar sürekli azaldığını ve yüzde 35 seviyesine gerilediğini belirterek, “Daha sonraki yıllarda söz konusu oran 2014 yılına kadar sürekli artış göstermiş ve yüzde 50’ye ulaşmıştır. Türkiye’de 15-19 yaş grubu ortaöğretim öğrencilerinin genel ve meslek lisesi program türüne göre oransal dağılımı bazı ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye’de meslek lisesi öğrenci oranı yüzde 47, OECD geneli meslek lisesi öğrenci oranı ise yüzde 41’dir” şeklinde konuştu.

Eğitim sisteminde halen ciddi iyileşme bekleyen alanların olduğunu dile getiren Selvi,  4+4+4 ile ortaya konan 14-17 yaş grubundaki bütün öğrencilerin okullaşması hedefinin henüz yakalanmadığını, söz konusu yaş grubundaki her 100 öğrenciden yaklaşık 15’inin eğitimine devam etmediğini ifade ederek, bu durumun, eğitime devam etmeyen/devam etmesi engellenen çağ nüfusuyla ilgili olarak idari tedbir ve işlemler noktasında yeni pratiklerin ortaya konması gerektiğine işaret ettiğini kaydetti.

Dershanelerin dönüşümü sürecinde ortaya çıkan temel liselerin, eğitim sistemi içerisinde belirgin bir yer almaya başladığına dikkat çeken Selvi, “2015 yılında Türkiye’de toplam bin 205 temel lise bulunmaktadır. Temel liselere devam eden öğrencilerin sınıflara göre dağılımı incelendiğinde oldukça çarpıcı bir tablo ortaya çıkmaktadır. İlgili yönetmelikte temel liselerin her sınıf düzeyinde kayıtlı öğrenci sayısının toplam kontenjanın yüzde 40’ını geçemeyeceği belirtilmesine rağmen, 12. sınıfa devam eden öğrenci sayısı, toplam kayıtlı öğrencilerin yüzde 58’ine denk gelmektedir. Yani, temel liseye kayıtlı öğrencilerin yaklaşık beşte üçü 12. sınıf öğrencisidir. Buna çözüm bulunmalıdır” diye konuştu.

İlköğretim kademesinde ikili eğitim yapan okul sayısının hâlâ oldukça fazla olduğunun altını çizen Selvi, sınıf mevcutları ve okullaşma oranlarıyla ilgili verilerin sabit kalması durumunda ilköğretimde ikili eğitim uygulamasına son verebilmek için yaklaşık 60 bin derslik ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

Türkiye’de öğretmenlerin tecrübe açısından bölgelere ve illere göre dengesiz dağılımının, eğitimde fırsat eşitliği açısından endişe verici boyutta olduğunu söyleyen Selvi, öğretmenlerin dezavantajlı bölgelerde ve okullarda uzun süreli çalışmasını teşvik amacıyla, özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin yapılarak hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Sorunları görmezden gelmek veya zamana yaymak yerine gelişmemize ayak bağı olan meseleleri masaya yatırmak, çözüm önerileri geliştirmek, çözüm için ciddi ve samimi adımları atmak, başarı için olmazsa olmazdır” diyen Selvi, eğitimde daha iyiyi yakalamanın, göstergeleri iyileştirmenin, verileri olması gereken çizgiye ulaştırmanın ‘Yeni Türkiye’ hedefine ulaşmayı kolaylaştıracağını sözlerine ekledi.  

HABERİN VİDEOSU
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.