Eğitimde Dersliğe İhtiyaç Ne Kadar ?

TED'in her gittiği yere ismini bıraktığını dile getiren Yılmaz, okulun açılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Yılmaz, eğitimin önemine vurgu yaparak, eğitime katkı yapanın her şeye katkıda bulunmuş olacağını belirtti.

Hükümetleri döneminde eğitime çok büyük imkan sağladıklarına işaret eden Yılmaz, "Geçmiş dönemlerde olmadığı kadar eğitime kaynak ayırdık. Bizden önceki dönemde 7,5 milyar Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi vardı, 2017 yılında Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi 122 milyar lira. 10 katından fazla eğitime kaynak ayırdık. Bir ülkede hükümetin hangi sektöre hangi alana önem verdiğinin göstergesi bütçeden ayırdığı kaynakla belli olur. Biz bütçede yüzde 20 payı eğitime ayırıyoruz." diye konuştu.

Yılmaz, eğitim yoluyla 21. yüzyılın gerektirdiği temel becerileri öğrencilere kazandırmak; yeteneklerine, eğilimlerine uygun çağdaş, bilimsel eğitim vermek istediklerini aktardı.

Türkiye'nin milli gelirinin yaklaşık yüzde 5,1'inin eğitime harcandığına dikkati çeken Yılmaz, "OECD ülkeleri de 5,2'sini ayırıyor. Bu kaynağı etkin ve verimli kullanmak önemli. İnşallah, önümüzdeki dönem bu ülkeden alınan kaynakları tekrar milletin evlatların eğitim yoluyla aktardığımızda, bu eğitimin etkin olmasını sağlayacağız. Eğer, Türkiye bugün milli gelirde dünyada ilk 20 ülke arasındaysa bunu bu eğitim kurumlarında yetişmiş insanlarla sağladık. Eğer Türkiye bugün kendi tankını, Atak helikopterini, eğitim uçağı Hürkuş'u üretiyorsa bunu bu eğitim sisteminden yetişen insanlarımızla üretiyoruz. Ve şimdi de 'savaş uçağı da yapacağız' diyoruz." dedi.

Eğitimin iyi bir noktada olduğunu belirten Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Derslik sayısı 2002'de 379 bindi, şimdi 671 bin. Devlet bizim dönemimizde 270 bin derslik yaptık. Adeta 80 yılda yapılanlara eş desek yeridir. Resmi ve özel öğretmen sayısı 2002'de 559 bindi şimdi 1 milyon 47 bin. Şu an gördüğünüz her 3 öğretmenden 2'si bizim dönemimizde atanmıştır. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda 18'e, ortaöğretimde 15'e düştü. Önümüzdeki dönemde mesleki ve teknik eğitime çok önem vereceğiz. İnşallah, tüm Türkiye'de mesleki ve teknik eğitimdeki oranı yüzde 44'lerden yüzde 60'lara çıkaracağız. Çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına alacağız. İkili eğitime son vereceğiz. İkili eğitime son vermek için de 77 bin dersliğe ihtiyacımız var. Kaynak da milletimizdir. Sayın Başbakanımız '2019 yılı sonuna kadar ikili eğitimi kaldıracağız' dedi. Okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alacağız. Önümüzdeki yıldan itibaren de pilot illeri seçerek 5. sınıfları yabancı dil ağırlıklı hale getireceğiz. Öğretmen eğitimini de çağın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandıracağız. Önümüzdeki yıldan itibaren eğitim fakültelerine taban puanı getireceğiz. Çünkü eğitim fakültelerine giren öğrencilerin seviyesi yükselirse oradan mezun olan öğretmenin seviyesi yükselecektir. Eğitim seviyesi yükselmiş kaliteli öğretmenlerle de biz evlatlarımıza daha iyi daha kaliteli eğitim verebileceğiz."

"15 Temmuz gençleri yetiştiriyoruz"
Üstünlüğün genç ve dinamik nüfustan kaynaklandığını, etik ve değerler eğitimine önem verdiklerini de dile getiren Yılmaz, "Etik değerlerde, değerler eğitiminde eksik olduğumuzu düşünenlere ise biz 15 Temmuz'u örnek gösteriyoruz. 15 Temmuz şehitleri arasında öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz var. Onun için de dedik ki 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, gaye insanı yaşatmak." diye konuştu.

Bakan Yılmaz, "Milletin iradesi çalınmak, Türkiye'nin işgal edilmek istendiği dönemde, 15 Temmuz'da olduğu gibi, 'Vatanın sana ihtiyacı var' denildiğinde sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyebilecek genç nesil istiyoruz. Türkiye'de bu nesil var. Bunu da 15 Temmuz'da bizzat yaşayarak gördük." açıklamasında bulundu.

Öğrencilere 15 Temmuz ruhunun, iradesinin aktarılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"İnsanın ölünce küçülmediğini aksine devleştiğini 15 Temmuz'daki Ömer Halisdemirleri evlatlarımıza göstererek en iyi şekilde anlatabiliriz. İnsanın yaşarken ölümlü olduğunu, vatanı için, bayrağı için, değerleri için hayatını verdiğinde Ömer Halisdemirler gibi ölmediğini, ölümsüzleştiğini yine biz evlatlarımıza aktararak, gelecek yılı Türkiye'nin yüzyılı yapabiliriz. Olağanüstü dönemden geçiyoruz. Bundan sonra birlik beraberlik içerisinde kusur, eksik görmeyeceğiz. Kardeşliğimizi pekiştireceğiz, birliğimizi, dirliğimizi güçlendirmek için daha çok gayret edeceğiz. İnşallah, birlik ve beraberlik içinde 21. yüzyılı Türkiye'nin ve Türk milletinin asrı yapacağız."

AA 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.