Bütçeden En Fazla Kaynağı Eğitime Ayırıyoruz
Kamuajans.com - Ağbal, AK Parti Merkez İlçe Başkanlığının, Şair Zihni Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 6. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, bugünlerde bütçe hazırladıklarını belirterek, "Maliye bakanlarının en zor zamanı. Bir sürü zorluk olabilir ama yine 2018 yılında da milletimize hizmet edecek bir bütçe yapıyoruz." diye konuştu.

Zaman zaman Parlamentodaki tartışmalarda da faiz bütçelerinden hizmet bütçelerine geçtiklerini ifade ettiğini anımsatan Ağbal, "1990'lı yıllarda bu ülkede bütçeler yapılırdı ama bütçeden yapılan harcamaların yarısını faize öderdik. Neden? Çünkü o dönemde ülkede siyasi, ekonomik istikrar yoktu. Türkiye bir borç batağının içerisine batırılmıştı. Türkiye 70 cente muhtaç bir ülke haline getirilmişti. Ekonomide sürekli bir şekilde kargaşa, milletten toplanan paralar millete hizmet olarak dönmüyor, birtakım başka yerlere gidiyordu. Türkiye ekonomisi bu sürdürülememezlik içerisinde 3-4 yılda bir tökezliyordu. Her tökezlediğimizde de bankalar batıyor, Türkiye'nin bütçesi adeta tarumar ediliyordu. 1990'lı yıllarda, 1994'te, 1997'de, 2001 yılında... Ortalama 3-4 yılda bir bu ülkede ekonomik krizler yaşanıyordu ve böyle bir ekonomide ne oluyordu? Ben o dönemdeki Maliye bakanlarına acıyorum, yani nasıl bütçe yapıyorlardı? Kaynak bulmak isteseniz kaynak bulamıyorsunuz." dedi.

- "Son 15 yılda AK Parti'nin yaptığı tünel uzunluğu 350 kilometre"

Ağbal, o dönemde IMF programlarının altında idare edilen bir Türkiye olduğuna işaret ederek, "IMF'de program yapılıyor, 2 yıl sonra o program sürdürülemiyor, o program iptal edilip bir başka program yapılıyordu. Böyle bir ortamda nasıl bütçe yapılıyordu? 100 liralık bütçe yapıyorsunuz, yarısını faize harcıyorsunuz, geri kalan yarısıyla da ne yapıyordunuz? Hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan tünel uzunluğu 50 kilometre. Son 15 yılda AK Parti'nin yaptığı tünel uzunluğu 350 kilometre. Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan bölünmüş yol uzunluğu 6 bin kilometre, biz geldik şimdi 25 bin kilometre." dedi.

Dolayısıyla o dönemki bütçelerle vatandaşa hizmet götürmenin mümkün olmadığına dikkati çeken Ağbal, "Sağlık mı vardı o zaman? SSK hastanelerinde ben kendim de yaşadım. SSK hastanelerinde hastanızı tedavi ettiremezsiniz, yatıracak yatak bulamazsınız, alacak ilaç bulamazsınız. Okullar, nerede? Üniversiteye erişmek bir hayal. Sık sık elektrik kesintilerinin olduğu dönemleri hatırlıyoruz. Gaz lambalarıyla az mı geceleri oturduk? Şimdi gençler bilmiyorlar, bunları hep beraber yaşadık. Belediyeler o zaman hizmet mi yapıyordu? İstanbul'da çöp dağları vardı. Şimdi Allah'a şükürler olsun bütçe yapıyoruz. Ben 2006 yılından bu yana yani yaklaşık 12 yıldır bütçe yapıyorum. Allah'a şükürler olsun nereden nerelere geldiğimizi çok iyi biliyorum. Bir kere 'IMF'siz bütçe yapılamaz.' diye bir şey vardı. IMF gelir, IMF ile bütçeler yapılırdı. Biz de 2009 yılına kadar öyle yaptık çünkü devraldığımız ekonomi, devraldığımız maliye böyle bir maliyeydi ama 2009'dan sonra Türkiye kendi ayakları üzerinde duran, bütçesini kendisi yapan bir ülke oldu." dedi.

- "Bütçeden yine en fazla kaynağı ayırdığımız yerlerden biri sağlık"

Ağbal, "Hatırlıyorum 2009 yılında IMF ile programı sonlandırırken bize diyorlardı ki 'Sonlandırmayın, biz çok alıştık bu IMF'ye. IMF giderse kamu maliyesi tekrar eski günlerine döner, Türkiye ekonomisi IMF'siz bir şekilde sürdürülemez.' Ne oldu? 2009'da IMF gitti, Türkiye Cumhuriyeti olarak kendi bütçelerimizi kendimiz yaptık. 2010-2017 arasında Türkiye yüzde 6'nın üzerinde büyüdü. 2010 yılı, 2009 yılında Türkiye'nin bütçesinin milli gelire açığının oranı yüzde 5,5'ti, biz şimdi onu yüzde 1, yüzde 2'lere kadar indirdik. Ekonomi kendi ayakları üzerinde duruyor. Bütçemizi kendimiz yapıyoruz. Ekonomimiz hiç olmadığı kadar sağlam ve bütün bunların içerisinde de artık bütçenin yarısını değil, bütçenin sadece 10'da 1'ini faize ayırıyoruz." dedi.

Bütçenin yüzde 90'ının eğitime, sağlığa, altyapıya, savunmaya, güvenliğe gittiğini belirten Ağbal, "Onun için şu anda 2018 yılı bütçe çalışmalarını yapıyoruz, AK Parti hükümetlerinin en önemli önceliklerinden birisi hep eğitim olmuştur. 2018'de de aynısını yapacağız, bütçeden en fazla kaynağı eğitime ayırıyoruz. Yaklaşık 130 milyar lira bu ülkenin eğitimi için yarınları için kaynak ayırdık." dedi.

Ağbal, bütçeden en büyük ikinci payın ise sağlığa ayrıldığına işaret ederek, "Bu kadar şehir hastaneleri, devlet hastaneleri yapıyoruz. Sağlıkta erişimi olağanüstü bir şekilde artırdık. Bütçeden yine en fazla kaynağı ayırdığımız yerlerden biri sağlık." diye konuştu.

- "3 milyon 200 bin insana ilave istihdam sağlayacağız"

Yatırıma devam ettiklerini vurgulayan Ağbal, "Bölünmüş yolları, otoyolları daha da artıracağız. Hızlı tren yatırımlarına daha fazla ağırlık vereceğiz. Ülkenin kuzeyiyle güneyini, doğusuyla batısını tüm ulaşım koridorlarını tamamlayacağız. Türkiye 21. yüzyılda kalkınma hamlesi içerisinde altyapıya çok para harcadı ama bunun faydasını ekonomide de görüyoruz. Türkiye'nin büyüme oranları yukarıya gidiyorsa hep bu yapılan yatırımlar sayesindedir. Sonra bütçeden sağlığa, eğitime, sosyal yardımlara ve sosyal hizmetlere olağanüstü kaynaklar ayırıyoruz. Eskiden sosyal harcamalar dediğimiz zaman yani engelliye kaynak ayırmak anlamında, fakir fukaranın ihtiyaçlarına kaynak ayırma anlamında bütçe çok kısıtlıydı. 2018 yılında sosyal harcamalar için bütçeden 50 milyar lira kaynak ayırıyoruz engelli kardeşlerimizin bakım ve eğitim hizmetleri için. Yine dezavantajlı grupların ihtiyaç duyduğu her türlü nakit gereksinimleri için onların sağlığı, eğitimi için daha fazla kaynak ayırıyoruz." dedi.

Ağbal, vatandaştan topladıkları kaynağı, vatandaşa hizmet olarak sunduklarını dile getirerek, "Bu açıdan Allah'a şükürler olsun ekonomimiz sağlam, güçlü bir bankacılık sistemimiz, güçlü bir kamu maliyemiz var. 2019'a giden süreçte inşallah önümüzdeki yıllarda da Türkiye yüzde 5'in üzerinde büyüyecek. 3 milyon 200 bin insana önümüzdeki süreçte ilave istihdam sağlayacağız. Türkiye yüksek büyüme oranlarına devam edecek. Bütçe açıklarımız daha da azalacak dolayısıyla yaptığımız bütçeler faiz bütçesi olmaktan çıktı artık refah bütçesine dönmeye başladı. İnşallah bunu daha da arttıracağız." ifadelerini kullandı.

Türkiye'yi kalkındıracaklarını kaydeden Ağbal, "Bizim bu millete borcumuz var. Bu millet bize güveniyor, bu teşkilatlara güveniyor, biz de bu miletten aldığımız yetkiyle miletten aldığımız görevle sizlere hizmet ediyoruz." dedi.

- "Bugün Türk siyasi tarihinde yepyeni gelişmeler yaşanıyor"

Ağbal, 2019'daki seçimlere giden süreçte ülkenin birliği, beraberliği, güvenliği için şu son yıllarda yaşanan hadiselerden çıkardıkları derslerden sonra hep beraber daha fazla kenetleneceklerini, daha fazla birlik ve beraberlik içerisinde olacaklarını söyledi.

Türk siyasi tarihinde yeni gelişmeler olduğunu vurgulayan Ağbal, "Türkiye'de sağduyu kenetleniyor. Türkiye'de birliğe, beraberliğe, kardeşliğe inanan partiler kendi aralarında daha fazla birlik ve beraberlik gösteriyor. Bu anlamda gerek Bayburt'ta gerekse Türkiye'de AK Parti ve MHP'nin liderlerinin ve teşkilatlarının göstermiş olduğu bu birlik ve beraberlikten dolayı ben son derece memnunum ve inşallah bu birlik ve beraberlik Türkiye'nin içerideki ve dışarıdaki düşmanlarına karşı da çok ciddi anlamda bu milleti kenetleyecektir." diye konuştu.

Ağbal, son hadiselerin, çok daha fazla birbirlerine kenetlenmeleri gerektiğini gösterdiğini belirterek, "2019 yılında sandıklar kurulduğunda şu andaki oluşturduğumuz birlik ve beraberliği orada da göstermemiz lazım. Gerek içerideki terör örgütleri gerekse dışarıda Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden bütün unsurlara karşı siyasi olarak başta Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Başbakanımızın, MHP'nin Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu kararlılık ve vizyon hepimiz için memnunuyet vericidir. Bu vizyon çerçevesinde kenetleneceğiz, bütünleşeceğiz, bir olacağız, iri olacağız, diri olacak, hep beraber Türkiye olacağız." dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Devletle millet arasında oluşturulan o uçurumu ortadan kaldırdık. Artık devletle vatandaş arasında bir ayrılık gayrılık yok. Millet devletine, devlet milletine güveniyor." dedi.

Ağbal, AK Parti Bayburt Merkez İlçe Başkanlığının, Şair Zihni Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 6. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin bir vefa ve dava partisi olduğunu belirterek, partinin kuruluşundan itibaren her kademesinde emek veren herkese teşekkür etti.

Türkiye genelinde kongreler yapıldığını ifade eden Ağbal, büyük kongreye giden süreçte partide bir yenilenme, gençleşme ve görev değişimi yaşandığını söyledi.

Ağbal, kongrelerin 2019'a giden süreçte önemli olduğuna dikkati çekerek, 2019'a çok daha güçlü, iri, diri, bir ve beraber gireceklerini, yapılacak her iki seçimde de büyük bir başarı yakalayarak ülkeyi ve milleti daha güzel yarınlara taşıyacaklarını aktardı.

Her seçimin önemli olduğunu ancak 2019 seçimin Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk seçimi olması dolayısıyla daha da büyük önem taşıdığını dile getiren Ağbal, çıtayı daha yukarıya çekmek gibi bir mecburiyetle karşı karşıya olduklarını kaydetti.

Ağbal, hep beraber büyük gayret ve emekle süreci sürdüreceklerine işaret ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti'de önümüzdeki süreçte ortaya koyduğu bir vizyon ve misyon var. Bu çerçevede de parti teşkilatlarımızda bir değişim var. Bu süreci iyi bir şekilde yöneterek 2019 seçimlerine geleceğiz. Bunun için de birlik ve beraberlik içinde olmalıyız ve çok çalışmalıyız." diye konuştu.

- "Biz özü de kabuğu da son 15 yıldır olağanüstü değiştirdik"

"Öz" ve "kabuk" tabirlerine dikkati çeken Ağbal, "Buradaki öz iç dünyamız, manevi dünyamız. Onu ancak anlatabiliriz, yaşayabiliriz, hissedebiliriz. Kabuk ise dış dünyamız, gördüklerimiz, bastığımız topraklar, yaşadığımız kentler, medeniyet anlayışımız. Biz özü de kabuğu da son 15 yıldır olağanüstü değiştirdik. Kendi benliğimizi adeta yeniden inşa ettik, köklerimizden tekrar dirildik. O manevi dünyamızı yeniden inşa ettik. Devletle millet arasında oluşturulan o uçurumu ortadan kaldırdık. Artık devletle vatandaş arasında bir ayrılık gayrılık yok. Millet devletine, devlet milletine güveniyor. Bu değişim sayesinde başımız daha dik. Gerek içeride gerek dışarıda Türkiye'ye yakışan bir portreyi her beraber yaşıyoruz." dedi.

Bakan Ağbal, özün her şeyden önce geldiğini belirterek, "İstediğiniz kadar bina, köprü, inşaat yapın. Öz olan nedir? Bizim inanışlarımızdır, değerlerimizdir, bizi biz yapan geleneklerimiz ve yaşantımızdır. Buralarda çok daha fazla birbirimizi desteklememiz ve manevi tarafta çok daha inşa etmemiz gerekiyor." dedi.

Nifaktan uzak durmak gerektiğini vurgulayan Ağbal, "Birbirimize iyiliği emredenken, birbirimizi kötülükten uzak tutacağız. Müslüman'ın Müslüman'a karşı böyle bir vazifesi var. Büyük bir medeniyetin bugünkü zaman dilimi içerisinde bu topraklarda yaşayan insanlarız. Medeniyet birikimimizi devraldık, bunu daha da geliştirerek gelecek nesillere devredeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Adalet ve kalkınma hamlesini daha da yukarılara taşıyacağız"

Ağbal, AK Parti'nin adının, Adalet ve Kalkınma Partisi olduğunu anımsatarak, "Adalet ve kalkınma en önemli iki temel ve 15 yıldır bir taraftan adaleti, demokrasiyi, insan haklarını güçlendiriyoruz, Türkiye'yi her bakımdan yaşanabilir bir ülke haline getiriyoruz, diğer taraftan da bu zamana kadar ihmal edilmiş kalkınma hamlelerini birer birer atıyoruz. Türkiye artık 15 yıl önceki Türkiye değil. Eğitimde, sağlıkta, altyapıda, kültürde, sanatta, çevrede, imarda, inşada aklınıza ne gelirse gelsin Türkiye her bakımdan kalkınan, büyüyen ve güçlenen bir ülke." dedi.

Milletten aldıkları yetkiyle 15 yıldır millete hizmet ettiklerini ifade eden Ağbal, "Bu yaptıklarımızın da karşılığında milletimiz partiye, teşkilata, iradeye, Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkıyor. Biz bu bilinç içinde çalışmaya devam edeceğiz. Adalet ve kalkınma hamlesini asla durdurmadan daha da yukarılara taşıyacağız. Türkiye sadece içeride değil, dışında da ortaya çıkan gelişmeler nedeniyle büyük önemli bir sınavdan geçiyor. Gerek Suriye'de, gerek Irak'ta olanlar doğrudan doğruya bizim milli güvenliğimizi etkiliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu bir dış politika anlayışı var." dedi.

Ağbal, Türkiye'nin dış politika anlayışının temelinde insan olduğunu belirterek, "Hangi milletten, hangi dinden olursa olsun, nerede bir mazlum varsa bizim dış politika anlayışımızın temelinde mazlumun yanında yer almak var. Bugün dünyada nerede bir mazlum sıkıntıya girse Türkiye mutlaka orada olur. Yine bölgemizde adeta kanayan yaraya dönüşen Suriye'deki, Irak'taki meselelerde de Türkiye bir taraftan kendi milli güvenliğinin gereklerini yerine getirirken diğer taraftan buralardaki Müslüman kardeşlerimize, soydaşlarımızın hepsine kucağımızı, vatanımızı, evlerimizi açtık ve bu mazlumlara Türkiye'nin ne kadar büyük bir medeniyetten geldiğini bir defa daha gösterdik." dedi.

- "Sadece Türkiye meseleye insani bakıyor"

Sadece insan oldukları ve mazlum oldukları için bu insanlara yardım ettiklerini anlatan Ağbal, "Bugün Afrika'da birçok ülke farklı farklı faaliyetler yapıyor. Türkiye'de orada ama onların içerisinde sadece Türkiye meseleye insani olarak bakıyor ve Afrika'da da birçok ülkeye gittiğiniz zaman oradaki insanlar diyorlar ki 'Allah razı olsun Recep Tayyip Erdoğan'dan, Allah razı olsun Türkiye'den bizim ihtiyaçlarımızı karşılıyorlar.' Bu açıdan üzerimizdeki yük büyük, görev büyük. İnanıyorum ki AK Parti olarak, hükümet olarak bütün bu yüklerin üzerinden geleceğiz ve Türkiye'yi önce 2023 vizyonuna sonra 2053'e, sonra 2071'e hep beraber bu kadrolar taşıyacak." dedi.

Resul Kaya başkanlığındaki tek listeyle gidilen kongreye, AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, İl Genel Meclisi Başkanı Yusuf Elçi, AK Parti İl Başkanı Fatih Yumak ve partililer katıldı.

Bakan Ağbal, mahalle ve köy muhtarlarıyla da bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinledi.

Bayburt Belediyesi tarafından Saat Kule Meydanı'nda gerçekleştirilen üstyapı çalışmalarını inceleyen Ağbal, Belediye Başkanı Mete Memiş'ten bilgi aldı. 

AA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Arif 1 ay önce

Millette zannedecek öğretmene verdiler...öğretmen nasılsa üç ay yatıyor...ona niye
Versinlerki akıllı tahta varken...öğretmenin durumu ortada ..!!