TARİH: 05.04.2019

MÜSLÜMAN HAYIRLI BİR KOMŞUDUR
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.”
Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah katında komşuların en hayırlısı, komşusuna en güzel davranandır.”
Aziz Müminler!
Komşuluk, sosyal hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Komşularımız, her gün karşılaştığımız, huzur ve güven veren selamına alıştığımız, ihtiyaç duyduğumuzda yanı başımızda bulduğumuz insanlardır. Köyümüzün, mahallemizin, ilçemizin, şehrimizin ve ülkemizin de komşuları vardır. Her türlü komşuluk ilişkisinde esas olan ise, hakkaniyet, nezaket, saygı ve merhamettir. Ahlakî erdemlere sahip, insanî değerlere saygılı, komşusunun şeref ve haysiyetini koruyan bir komşu, dünya hayatının en büyük nimetlerinden birisidir.
Kıymetli Müslümanlar!
Komşuların birbiri üzerinde öyle çok hakkı vardır ki, Sevgili Peygamberimiz “Cebrâil, bana komşu hakkından o kadar çok bahsetti ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı yapacak zannettim” buyurur. Komşuya iyilik yapmak ve güzel davranmak, Peygamberimizin ifadesiyle, mümin olmanın gereğidir.
Mümin, imanından aldığı olgunlukla, komşusunu yalnız ve yardımsız bırakmaz. Maddi ya da manevi her türlü ihtiyacında komşusuna destek olur. Öyle ki, mümin bir kadın, yemek yaparken bile çorbanın suyunu biraz fazla koyarak komşusunu gözetmenin Peygamber tavsiyesi olduğunu bilir. Acı tatlı gününü paylaşmak, hastalandığında ziyaret edip, öldüğünde cenazesinde bulunmak, aile fertlerine sahip çıkmak her müminin komşuluk vazifesidir.
Değerli Müminler!
Ne hazin bir durumdur ki, günümüzde aynı apartmanın çatısı altında yaşayan, akşam olunca aynı duvara sırtını yaslayan nice komşu, birbirini tanımamaktadır. Komşular birbirlerinden bir selamı bile esirgemekte, yaşanan acılar günlerce sonra duyulmakta, sevinçler dört duvar arasında kalmaktadır. Günümüz insanı, dünya telaşı içinde koşarken ruhunu ve gönlünü ihmal etmekte, dertlerine derman olabilecek komşuluk ilişkilerini gözden kaçırmaktadır. Komşuluğun zayıflamasıyla birlikte, maalesef birbirimizi tanıma, anlama, hoş görme, affetme gibi güzel vasıflarımız da kaybolmaktadır.
Aziz Müminler!
Geliniz bu Cuma vakti, müminler olarak komşuluk ahlakına ve hukukuna ne derece riayet ettiğimizin muhasebesini yapalım. Komşularımıza sıcak ve samimi bir selam verip, çocukların hatırını sormayı, gençlere güler yüz göstermeyi ihmal etmeyelim. Komşularımızın kederine ve sevincine ortak olalım. “Komşusunun, şerrinden emin olmadığı kimse cennete giremez” buyuran Peygamber Efendimizin ne kadar ciddi bir uyarıda bulunduğuna dikkat kesilelim. Elimizden ve dilimizden komşularımızın zarar görmemesi için azami derecede hassasiyet gösterelim. Peygamberimizin “Komşusu açken tok yatan kimse hakkıyla iman etmiş sayılmaz” hadisini mihenk kabul edelim. En son hangi komşumuzu ziyaret ettik ya da hangi komşumuzu evimizde ağırladık? Kendimize soralım.
Aziz Müslümanlar!
Komşularla iyi ilişkiler kurmak, tıpkı ibadet etmek gibi, imanımızın gereğidir. Komşuluk ilişkilerimizde sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma duygusunu hâkim kılmak, ahlakımızın gereğidir.
Kendimiz için iyilik adına ne istiyorsak komşumuz için de onu isteyelim. Kendimize yapılmasını arzu etmediğimiz kötülükten komşumuzu da muhafaza edelim. Bedenlerimizle birlikte kalplerimiz de komşu olsun.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Atilla 8 ay önce

Masal gibi bir hutbe öğle uykusu için on numara ne zaman Kuran’daki dini anlatacaksınız

Misafir Avatar
Atila Akgül 8 ay önce

Bu güne kadar yayınladığınız hutbelerle insanları uyutmaya devam ediyorsunuz . Yine masal tadında Cuma’ya gelen insanları uyutacaksınız yarın mahşer yerinde Allah’a nasıl hesap vereceksiniz bu insanları kurana yönlendirecek onunla yol bulabilecek olduklarını tarikat ve cemaatlerden uzak durdurmaya yönelik uyarılar yapsanız ne güzel olur .

Misafir Avatar
polat 1 yıl önce

hocalarımızın ezber yaparak hutbe vermelerini esefle kınıyorum. Her imam cuma gününe özenle hazırlanarak hutbeye çıkmalı.. Sn Cumhurbaşkanımızın bu konuya dikkat çekmesi gerektiğine inanıyorum. Tamam konu başlığı belirlensin ama noktası virgülüne kadar .. bu kadar da olmaz yani. İmamlarımıza güvenelim, görevini kötüye kullanan tespit edildiğinde gereği yapılsın. Aksi takdirde lütfen imamlarımızın görevini basitleştirmeyelim. Her cuma değişşik camilerde namaz kılan arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde hutbeler üzerine, imamlar üzerine mütaala etme şansını bize tanıyın. lütfen

Misafir Avatar
Şaban reisi 1 yıl önce

Aileyi cehennemlik yapmak için khk ile haksız olarak işten atanlara yuh olsun!

Misafir Avatar
Mehmet 1 yıl önce

DİN ÜZERİNDEN GEÇİM SAĞLAMAK HARAMDIR VE GÜNAHTIR. DİN SADECE ALLAH RIZASI İÇİN YAPILIR VE GEÇİM KAPISI YA DA MESLEK DEĞİLDİR. DİN BİR İNANÇ İŞİDİR, ALLAH RIZASIDIR, SAMİMİYET VE İHLASTIR, ALLAH’I TANIMA ALLAH’A YAKINLAŞMA SANATIDIR.
NAMAZ KILMAK, ORUÇ TUTMAK YA DA DİNİ İLİMLERİ PARA KAZANMAK İÇİN ÖĞRETMEK DOĞRU DEĞİL

Misafir Avatar
ALGI 1 yıl önce

hutbenin sonunda bi aman haaa müftü nikahı tercih edin yok!!!Gizli özne belli....herşeyi dini temellere oturtmak...Siyasi hutbelerden gına geldi....Sizin yüzünüzden cumaya gitmiyorum!!!Dilenci gibi camilerde para toplanmasından da bıktım...Laubali cuma mesajlarından da!!!!Camilerde ilim yok yok ilim....Yalan mı????