Aziz Müminler!

Peygamber Efendimiz, hicretten sonra muhacir ile ensarı kardeş ilan etmişti. Aralarında manevi kardeşlik bağı kurduğu sahabiler arasında Selmân-ı Fârisî ile Ebu’d-Derdâ da vardı. Ebu’d-Derdâ, İslam’la şereflendikten sonra Allah’a ibadet dışında hiçbir şeyle meşgul olmamaya karar vermişti. Ticareti bırakmış, hatta ailesini dahi ihmal etmeye başlamıştı. Onun bu durumuna şahit olan Selmân, kardeşi Ebu’d-Derdâ’yı şu sözlerle uyardı: “Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır. Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır. Ailenin senin üzerinde hakkı vardır. Şu halde her hak sahibine hakkını ver!” Ebu’d-Derdâ, Selmân’ın bu sözlerini Peygamber Efendimize aktarınca Allah Resûlü (s.a.s), “Selmân doğru söylemiş” buyurdu.

Muhterem Müslümanlar!

Hakkın kaynağı Allah’tır. O, yerin ve göğün maliki, her şeyin sahibidir. Bizleri yoktan var eden, bizlere sayısız nimetler bahşedendir. Dolayısıyla hakkına en fazla riayet etmemiz gereken de O’dur. Peygamber Efendimiz (s.a.s), Rabbimize karşı sorumluluğumuzu ve bu sorumluluğu yerine getirdiğimizde elde edeceğimiz mükâfatı şöyle haber vermiştir: “Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamaları ve O’na ibadet etmeleridir. Bunu yaptıkları takdirde kulların Allah üzerindeki hakkı ise Allah’ın onlara azap etmemesi, onları cennetine koymasıdır.”

Kıymetli Müminler!

Allah Teâlâ, kendine kulluğun hemen ardından varlık sebebimiz olan anne babamızın hukukuna dikkat çekmiş ve şöyle buyurmuştur: “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara ‘öf!’ bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”
Anne babaların çocukları üzerinde hakları olduğu gibi çocukların da anne baba üzerinde hakları vardır. Onları helal lokmayla beslemek, dinine bağlı, vatanına, milletine, insanlığa faydalı, güzel ahlaklı bireyler olarak yetiştirmek çocuklarımızın bizim üzerimizdeki hakkıdır. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”

Değerli Müslümanlar!

Din, ırk ve cinsiyet farkı olmaksızın her insanın hayat hakkı vardır. Allah’ın çizdiği sınırlar dışında hangi gerekçeyle olursa olsun bir cana kıyılması, kadınların, çocukların, masumların yaşama haklarının ellerinden alınması çok büyük vebaldir. Rabbimiz, bu hususta şöyle buyurur: “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde devamlı kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”

Muhterem Müslümanlar!

Dinimize göre; sadece insanlara değil, hayvanlara da şefkat ve merhametle yaklaşmalıyız. Hayvanlara eziyet etmenin, hayat haklarını hiçe saymanın ahiretteki neticesi hüsrandır. Nitekim Rahmet Peygamberi (s.a.s), bir kediyi hapsedip aç kalarak ölmesine sebep olan bir kadının bu zulmü yüzünden cehenneme gireceğini buna mukabil susamış bir köpeğe su içiren bir adamdan Allah Teâlâ’nın hoşnut olup onu bağışladığını haber vermiştir.

Aziz Müminler!

Hak ve hakikatin kitabı olan Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Takva sahiplerinin mallarında yardım isteyenlerin ve yoksulların belli bir hakkı vardır.” Malında ihtiyaç sahiplerinin de hakkı olduğu bilincini taşıyan bir mümin, fakire, yoksula, yetime, kimsesize yardım etmekte bir an bile tereddüt etmez. Harcamalarında ölçülü hareket eder. İsraf ve gösterişten kaçınır. Sadeliği ve kanaatkârlığı tercih eder. Bir lokma ekmekte bile yeryüzü sakinlerinin hakkı olduğunu bilir.

Kıymetli Müminler!

İçinde yaşadığımız topluma karşı da sorumluluklarımız vardır. Bunları yerine getirmek, kul hakkı kadar kamu hakkını da gözetmek hepimizin vazifesidir. Zira hak ihlalleri bir toplumda huzura ve kardeşliğe yönelen en ciddi tehdittir. Şiddete göz yummak, çevreyi kirletmek, trafik kurallarına uymamak, kaçak elektrik kullanmak, stokçuluk yapmak, kamu malına zarar vermek gibi davranışların sonu toplumsal gerilim ve kayıptır. Peygamber Efendimiz bu kaybın ahirete uzanan boyutunu şöyle anlatır: “Âhiret gününde ne altın ne de gümüş para vardır. Bu nedenle haksızlık yapanın iyilik ve sevapları varsa bunlardan alınıp hak sahibine verilir. Şayet sevabı yoksa mağdur ettiği kişinin günahlarını yüklenir.”

Kardeşlerim!

Allah’a döndürüleceğimiz, herkese hak ettiği karşılığın tam olarak verileceği ahiret gününe hazırlanalım. Hakka girmekten, hakkımız olmayanı talep etmekten, hakları sahiplerinden esirgeyerek zulmetmekten Allah’a sığınalım. Samimi bir kul, hürmetkâr bir evlat, şefkatli bir anne baba, vefakâr bir eş olalım. Yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevelim ve merhamet edelim.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Atilla 1 hafta önce

Masal gibi bir hutbe öğle uykusu için on numara ne zaman Kuran’daki dini anlatacaksınız

Misafir Avatar
Atila Akgül 1 hafta önce

Bu güne kadar yayınladığınız hutbelerle insanları uyutmaya devam ediyorsunuz . Yine masal tadında Cuma’ya gelen insanları uyutacaksınız yarın mahşer yerinde Allah’a nasıl hesap vereceksiniz bu insanları kurana yönlendirecek onunla yol bulabilecek olduklarını tarikat ve cemaatlerden uzak durdurmaya yönelik uyarılar yapsanız ne güzel olur .

Misafir Avatar
polat 10 ay önce

hocalarımızın ezber yaparak hutbe vermelerini esefle kınıyorum. Her imam cuma gününe özenle hazırlanarak hutbeye çıkmalı.. Sn Cumhurbaşkanımızın bu konuya dikkat çekmesi gerektiğine inanıyorum. Tamam konu başlığı belirlensin ama noktası virgülüne kadar .. bu kadar da olmaz yani. İmamlarımıza güvenelim, görevini kötüye kullanan tespit edildiğinde gereği yapılsın. Aksi takdirde lütfen imamlarımızın görevini basitleştirmeyelim. Her cuma değişşik camilerde namaz kılan arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde hutbeler üzerine, imamlar üzerine mütaala etme şansını bize tanıyın. lütfen

Misafir Avatar
Şaban reisi 10 ay önce

Aileyi cehennemlik yapmak için khk ile haksız olarak işten atanlara yuh olsun!

Misafir Avatar
Mehmet 10 ay önce

DİN ÜZERİNDEN GEÇİM SAĞLAMAK HARAMDIR VE GÜNAHTIR. DİN SADECE ALLAH RIZASI İÇİN YAPILIR VE GEÇİM KAPISI YA DA MESLEK DEĞİLDİR. DİN BİR İNANÇ İŞİDİR, ALLAH RIZASIDIR, SAMİMİYET VE İHLASTIR, ALLAH’I TANIMA ALLAH’A YAKINLAŞMA SANATIDIR.
NAMAZ KILMAK, ORUÇ TUTMAK YA DA DİNİ İLİMLERİ PARA KAZANMAK İÇİN ÖĞRETMEK DOĞRU DEĞİL

Misafir Avatar
ALGI 10 ay önce

hutbenin sonunda bi aman haaa müftü nikahı tercih edin yok!!!Gizli özne belli....herşeyi dini temellere oturtmak...Siyasi hutbelerden gına geldi....Sizin yüzünüzden cumaya gitmiyorum!!!Dilenci gibi camilerde para toplanmasından da bıktım...Laubali cuma mesajlarından da!!!!Camilerde ilim yok yok ilim....Yalan mı????