Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan 120 Bin Personele Mesaj!

33. İl Müftüleri İstişare Toplantısı sonuç bildirgesi Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmezce okundu.

Kararlar güzel olmasına güzeldi. Maalesef Diyanet İşleri Başkanlığı'nda alınan her karar gibi bu karar da kağıtlar üzerinde kalmaya mahkum gibi görünüyor.

Tüm Kurumlarda kararlar alınır ve bir şekilde uygulanır.

Ama Diyanet'te kararlar alınır ve beklenir.

Sonra...

Yaprak bile kıpırdamaz.

Şöyle bir düşünelim!

Kararlar nerede alındı?

İl Müftüler toplantısında...

Kaç İl Müftümüz var?

81 il, doğal olarak 81 İl Müftümüz var.

Peki, bu kararları 81 İl Müftüsünün uygulaması mümkün mü?

Açık konuşmak gerekirse hayır, mümkün değil...

Neden?

Çünkü her birinin yapacağı bürokratik anlamda altındaki ilçe müftüleri ve din görevlilerini denetlemek; bürokrasi dışında da fırsat bulursa kürsüden, radyo ve televizyondan bir kaç saat konuşmak.

Daha fazlasını yapabilirler mi?

Hayır...

Kaç kişiye ulaşabilir 81 il müftüsü?

Taş çatlasın 80 milyonun 100 binine...

Peki geri kalan insanlara kim ulaşacak?

Kim olacak? Elbette İmam Hatipler, Müezzinler, Kur'an Kursu Öğreticileri, Vaizler ve İrşat ekipleri.

Peki bunlar ne ile meşgul!

Çok az kısmı müstesna diğerleri mesleğinin hakkını ....

İyi ama, Başkan Görmez, "Başkanlığımız, darbe girişiminin ardından da din ve mukaddesatı istismar eden zihniyet ve odaklara karşı toplumu bilgilendirme ve aydınlatma görevini aksatmadan sürdürme kararlılığındadır." sözlerini söylerken topluma bir teahhütte bulundu.

Bu teahhüdü de tabi ki temsil ettiği 120 bin Diyanet çalışanı adına topluma deklere etti.

Diyanet çalışanlarının din ve mukaddesatı istismar eden zihniyet ve odaklara karşı toplumu bilgilendirme ve aydınlatma konusunda bir çalışması var mı?

Yok!

Peki bu istismarcılara karşı mücadele edecek cesareti var mı?

Hayır!

Ya bu istismarcıları tanıyacak ilmi hüviyete sahipler mi?

Hayır!

İstismarcıların bilgi kaynaklarına sahipler mi?

Hayır!

Peki ya bu istismarcılara karşı mücadele edenlerin arkasında il ve ilçe müftüleri durdu mu?

Hayır!

Diyanet çalışanları bu istismarcılar kadar günlerini hem de maaşı bu nedenle almalarına rağmen çalışıyor, okuyor, araştırıyor, anlatıyor ve koşturuyorlar mı?

Hayır!

Aslında bu istismarcıların en büyük kazancı, en büyük sevinci, en büyük destekçisi okumayan, araştırmayan, kendilerine karışmayan, kandırdıkları cemaatin gözünü açmayan Diyanet çalışanları...


Kur'an tefsiri yapan din görevlisi hadisi de bilir. Kelamı da bilir. Tarihi de bilir. Bilmesi gereken ne varsa zaten tefsir yaparken bu ilimleri bir şekilde yer yalar yutar.

Artık Kur'an okumak ve fıkıh kitabını açıp çocuklara anlatır gibi bilgilendirmekle köşeye çekilmek yok.

Alınan kararlar ortada!

Bu iş okumakla olur. Okumayan anlatamaz. Anlatamayan cemaatten kaçar. Kaçan bu ümmete bir yüktür. İsraf edilmiş kürsidir.

Ümmet ağzını açmış Türkiye'yi beklerken bu Diyanet mensupları ile dünya liderliğine soyunmak havanda su dövmek gibi bir şey... Ondan sonra da meydan Nurculara, Süloculara, Kuytulculara, Modernistlere, Mealcilere ve Reformculara kalır.  

Mahmut Deniz
DiNiHABERLER

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.