banner183

Diyanet 10 Şubat 2017 Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu haftanın cuma hutbesi yayımlandı.

Hutbe ile konu bütünlüğü olması açısından Cuma Namazından önce verilecek vaazın yetişmediği, hutbeye de gerektiği şekilde hazırlanamamaktan yakınınan İmam Hatipler hutbenin daha erken saatlerde hatta en azından çarşamba günleri yayımlanmasını istiyorlar. Konu ile ilgili sıkıntılarını yorumlarda sık sık dile getiren İmamlarımız hala bir çözüm bulunamamasından oldukça muzdarip.

Diyanet (10 Şubat 2017) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi

MÜMİNCE YAKARIŞIN ADI: DUA

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!

Şu fâni dünyada bizleri huzura erdiren; zorluklar karşısında direncimizi artıran; ümitlerimizi ve istikbale dair ideallerimizi diri tutan büyük bir nimet vardır. Bu nimetin adı “dua” dır. Dua, Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği bir rahmet ve bereket kapısıdır. Dua, Allah’a iman ve teslimiyetimizin, kulluk bilincimizin bir ifadesidir. Bizleri bir an olsun terk etmeyen, yalnız bırakmayan bir Rabbimiz olduğu şuurunun tezahürüdür. Hamd ve şükür ile Allah’ın yüceliği karşısında acizliğimizin itirafıdır dua.

Aziz Müminler!

Dua, varoluşun keşfidir. Bizler dua ederken neye muhtaç olduğumuzu, sınırlarımızı, maddi ve manevi imkânlarımızı fark ederiz. Haddimizin ve takatimizin, yaratılış gayemizin, sorumluluklarımızın farkında olduğumuzu dile getiririz. Kendimizi biliriz, Rabbimizi biliriz. قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ yani “Resûlüm! De ki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?”[1] âyetinde belirtildiği gibi Rabbimizin katında duamızla daima değer buluruz.

Kardeşlerim!

Dua, kulluğumuzun Allah’a arzıdır. Dualarımızla Allah’ın emrine ve kararına razı olduğumuzu dile getiririz. Esasen bütün ibadetlerimiz, O’nun rızasını murat ederek yakarmaktır. Biliriz ki; bütün ibadetlere ruh ve anlam katan duadır. İbadet, yani kul olma bilinci, duayla tamamlanır. Bu yüzdendir ki; Peygamberimiz (s.a.s), الدُّعَاءُ مُخُّ الْعِبَادَةِ yani “Dua, ibadetin özüdür.” [2] buyurmuştur.

Kıymetli Kardeşlerim!

Dua, hem bir davettir, hem de davete icabettir. Rabbimiz, اُدْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ … “Bana dua edin ki, duanıza icabet edeyim.”[3] buyurarak bizleri duaya davet etmektedir. اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ “Bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm.”[4] âyetiyle de duamıza icabet edeceğini müjdelemektedir. Yeter ki bizler, bu bilinç içerisinde Rabbimize dua edelim. O’nun rızasını, yardımını, bereketini, affını isteyelim.

Kardeşlerim!

Dua, tembel, sorumsuz, şuursuz, cesaretsiz bir insanın boynunu büküp de yalvarmasının adı değildir. Bilakis dua, azmin, gayretin, halis niyetin adıdır. Dua, sadece dil ile ifade edilen kalıp cümlelerden ibaret değildir. Tefekkür, aklın duasıdır. Aşk ve merhamet, kalbin duasıdır. İstiğfar ise sadece dilin duasıdır. Akıl ve kalp duaya durmadan dilin duası fayda etmez. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), şöyle buyurmuştur: “Allah’a, kabul edileceğine gerçekten inanarak dua ediniz. Biliniz ki Allah, ciddiyetten uzak ve umursamaz bir kalp ile yapılan duaları kabul etmez.”[5]

Aziz Müminler!

Dua, kardeşlerimizle buluşmaktır. Kardeşlik bilincimizi, ümmet sevgimizi pekiştirmektir. Dua ederken bencil davranamayız. Sadece kendimizi düşünemeyiz. Gıyabında yaptığımız duanın makbul olacağı bilinciyle dünyanın dört bir yanında bulunan kardeşlerimiz için de dua ederiz. Zira Peygamberimiz (s.a.s), umreye gitmek için izin isteyen Hz. Ömer’e şöyle buyurmuştur: “Kardeşim! Duana bizi de ortak et, bizi unutma.” [6]

Kardeşlerim!

Dua, yüce değerlere talip olmaktır. Peygamberimizin bizlere öğrettiği dualarda sadece maddi ihtiyaçları istemek yoktur. Bilakis O’nun dualarında ahlak ve erdemi, insanı yücelten faziletleri istemek vardır. O’nun duaları, toplumda sevgi, saygı, muhabbet, merhamet, adalet ve huzurun teminine yöneliktir. O’nun duaları alçaklıktan, zillet içerisinde ve başkasına muhtaç olarak yaşamaktan; ahlaksızlıktan korunma isteğidir.

Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, bizleri duanın bereketinden ve gücünden mahrum bırakmasın. Bizleri duaları kabul olunan bahtiyarlardan kılsın. Geliniz! Bu mübarek Cuma vaktinde Resul-i Ekrem Efendimizin öğrettiği duaları da vesile kılarak Rabbimize şöyle niyazda bulunalım:

“Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyoruz.”[7]
“Allah’ım, bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlâktan sana sığınıyoruz.”[8]
“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doymak bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana iltica ediyoruz.”[9]
“Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver. Ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru”[10]
Ya Rabbi! İslam ümmetini yeniden aziz eyle! Milletimizin ve memleketimizin bekası ve huzuru için canlarını feda eden şehitlerimize merhametinle muamele eyle! Yakınlarına ve milletimize sabr-ı cemil lütfeyle! Bizleri şehitlerimizin uğrunda canlarını verdiği yüce değerlerimizi yaşayan ve yaşatanlardan eyle!

HUTBEYİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ (PDF)

HUTBEYİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ (WORD)

[1] Furkân, 25/77.
[2] Tirmizî, Deavât, 1.
[3] Mü’min, 40/60.
[4] Bakara, 2/186.
[5] Tirmizî, Deavât, 65.
[6] İbn Mâce, Menâsik, 5.
[7] Müslim, Zikir, 72.
[8] Nesai, İstiaze, 21.
[9] Müslim, Zikir, 73.
[10] Bakara, 2/201; Buhârî, Deavât, 55.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198