15 Temmuz’da, Din Görevlilerinin Beklentileri Karşılanmalıdır
Hasan Türüt, açıklamasında şunları söyledi:
“Emniyet güçlerimizin yanı sıra sağduyulu vatandaşlarımız ve din görevlilerimiz 15 Temmuz gecesi büyük bir vatanseverlik göstererek hainlerin kirli emellerine ulaşmasını engellediler. Bu kahramanlık örneği sadece milletimize has bir davranıştır. Hain kalkışmaya karşı koyan halkımıza, güvenlik güçlerimize ve din görevlilerine minnet borçluyuz.

15 Temmuz akşamı sala okuyarak milletin milli birlik ruhuna hitap eden din görevlileri saldırıya uğradı, yine de yılmadılar. Devletimizin bekası ve milletimizin huzuru için canlarını ortaya koyan din görevlileri yaptıklarıyla övünmediler. Vatanı kutsal bilip tankların ve mermilerin üzerine yürüdüler. Ülkemizin üzerine çöken kara bulut, gökyüzüne yükselen sala nidalarının nuruyla dağılarak gökyüzü aydınlandı. Yeniden güneş doğdu, yeniden bir umut yeşerdi. Ve o karanlık gece bir daha gelmemek üzere yok oldu. Unutulmamalıdır ki o gecenin aydınlanmasını sağlayan din görevlileridir.

O karanlığı aydınlatmak amacıyla yola çıkan, ya şehit ya gazi düşüncesiyle helalleşerek evinden ayrılan İmamlar, Müezzinler ve Kur’an Kursu Öğreticileri bir ellerinde bayrak, dillerinde Allah nidalarıyla ikinci bir Kurtuluş Savaşı örneği sergilediler. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca sadece 60 din görevlisinin Başkanlığa davet edilmesinin dışında takdire şayan bir gelişme yaşanmadığı gibi, kripto fetöcüler tarafından bazı din görevlileri yalan ve iftiralara maruz kalarak sürüldüler. Disiplin cezalarına maruz kaldılar. Haksız ve hukuksuz idari işlemlerle mağdur edildiler. Din görevlileri devlet, vatan, din, bayrak diyerek hain kalkışmaya gövdelerini siper ederken karşılık beklemediler. Ancak haksız ve hukuksuz idari işlemleri de haketmediler.

İnsan kusursuz olamaz, zira beşerdir. Bu kapsam da Sayın Başkanlığımızın cezadan önce istişare yolunu denemesi beklenmektedir. Af kapılarını açarak, mutsuz, huzursuz ve tükenmişlik sendromuyla moral ve motivasyonu bozuk halde görev yapmaya çalışan, söz verildiği halde beklentileri karşılanamayan din görevlilerinin “af” yoluyla ödüllendirilmesi gerekir.

Diyanet Bir-Sen olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum: 15 Temmuz gecesi kahramanlaşan İmam, Müezzin ve Kur’an Kursu Öğreticilerinin pek çok mesleki sorunları var ve bu sorunların çözümü beklenmektedir.

Çözüm bekleyen bu sorunları dikkatinize sunuyorum:
1- 3600 Ek Gösterge, ayırt edilmeksizin tüm Diyanet camiasını kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.
2- Haksız ve hukuksuz bir şekilde soruşturma geçirerek yalancı tanık ifadeleriyle görev yerleri değiştirilen, il dışına sürülen, disiplin cezası alan din görevlileri affedilmelidir.
3- Başkanlığın müftülüklere gönderdiği 9 Mayıs 2019 tarih ve E.181846 sayılı yazı ile İlahiyat mezunu tüm öğreticilerin 2019-2020 eğitim-öğretim başına kadar Halk Eğitim Merkezleri aracılığıyla 380 saatlik “Okul öncesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Kurs Programı “ eğitimine katılmalarını ve sertifikalarını almaları istenmiştir.

Temmuz ayında başlayacak kurslar 3,5 - 4 ay kadar sürecek, her gün mesaiden sonra (yaz kursu eğitiminden sonra) ilçe merkezlerinde günlük 6 - 8 saat, akşam 21.00-22.00’ye kadar devam edecektir. İlçe merkezlerine 50 - 60 km. uzaklıktaki köylerde çalışan kadın Kurs Öğreticilerinin, bu kurs için her gün 4 ay ilçe merkezlerine gidip gelmeleri pratikte mümkün değildir. Zira gece 21.00’den sonra özellikle kadın öğreticiler evlerine nasıl dönecekler? Bu saatler de köylere vasıta bulmanın imkânsız olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sorunun acil olarak çözülmesi gerekmektedir.
4- Teşkilatımızdan emekli olanlara “Aile Yardımı Ödeneği” ödenmelidir.
5- Her Cuma günü din görevlilerine zorla para toplattırılmasına son verilmelidir.
6- Kurumumuzda sendikal ayrımcılığa son verilmeli, müftülüklerin sendika personeli değil, devletin memuru oldukları gerçeğiyle görev yapmaları sağlanmalıdır.
7- 3+1 Kadroya Geçiş Hakkı, göreve başladıkları tarih dikkate alınmadan tüm sözleşmelileri kapsamalıdır.
8- Din görevlilerine şiddetin önlenebilmesi için; şiddet uygulayanlar tüm sosyal haklarından 1 yıl süreyle mahrum edilmelidir.
9- Seyyanen zam yapılarak din görevlilerinin maaşlarında iyileştirme yapılmalıdır.

Halkımızın gönül gözünde devlet “baba” dır. 15 Temmuz gecesi aralıksız sala okuyarak görevlerini sürdüren, o gece devletin ve milletin bekası için sokaklara dökülen tüm din görevlileri “Gazi” olarak değerlendirilmelidir. Din görevlilerinin üniversiteler de okuyan çocuklarına karşılıksız burs ve kira da oturanlara ev verilmelidir. Emekli din görevlilerinin kira, doğalgaz ve elektrik giderlerinin %10’u karşılanmalıdır.

Devletimizin, din görevlilerinin beklentilerini karşılayacağını ve umutsuzluğuna umut olacağına olan inancımızı sürdürüyoruz. Devletimizin bu konular da gerekli adımları atacağına inanıyoruz. Bu nedenle 15 Temmuz’da din görevlilerinin beklentilerinin karşılanarak ödüllendirilmesi gerektiğini başta Sayın ilgili makamların ve tüm kamuoyunun dikkatine sunuyorum.”
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.