Biz yaptık hanımlar, biz yaptık beyler…

Evet, whatsap üzerinden okul ve sınıf yönetmeye kalkan sınıf anneleri müsebbibi sizlersiniz..

Evet, yavrum, evladım deyip 2 ay tahammül edemeyip "Şu okullar ne zaman açılacak?" diye feveran eden sizler,bizler...

İşimiz zor ancak ümitsizliğe yer yok..

Ne yapmalı peki..?

Yasak(!) da olsa ödev vereceğiz,görev vereceğiz, sorumluluk vereceğiz..

Mutlu olmak için ödevler:

1) Sahip olduklarının farkına varmak ve değerini bilmek,

2) İyilik yapmak (ihtiyacı olanların hayatına dokunmak/katkıda bulunmak)

3) Sosyal bağları artırmak diyor *Baltaş…

Anne ve babaların kendi ekran kullanımlarının, özellikle çocuklarıyla birlikteyken cep telefonlarıyla ilgilendikleri süre açısından  çocuklara örnek olduklarını fark etmeleri gerekiyor.

Bu konuda eğitim kurumlarına ve rehberlik servislerine görev ve sorumluluk düşüyor..

Çocukların ekranla değil AKRANLA zaman geçirmeleri gerekiyor.

Mutlu ergenlerin zaman kullanımı en çoktan en aza şöyle imiş..

(ABD araştırması)

Yeterli uyku,
Egzersiz/spor,
Yüz yüze sosyal ilişki,
Gönüllü çalışma,
Sinemaya gitmek,
Dini aktivitelere katılmak,
Tv’de haber izlemek,
Basılı gazete-dergi okumak,
Radyo haberleri dinlemek,konsere gitmek,
Fiziki çalışma.

Mutsuz ergenlerin zaman kullanımı
(en çok mutsuz edenden en aza doğru):

Kulaklıkla müzik dinlemek,
İnternette gezinmek,
Bilgisayar oyunu oynamak,
Sosyal medyada gezinmek,
Yalnız eğlenmek,
Mesajlaşmak,
Videoda sohbet,
Telefonda konuşmak,
İnternetten haber okumak,
Tv seyretmek.

Mutlu ve mutsuz ergenler arasında belirleyici özellik, ekran başında geçirilen zaman..

Mutsuz ergenler yalnız ve sosyal ilişkilerini ekran üzerinden kurmaya çalışırken mutlu çocuklar ebeveynleri ve akranları ile kaliteli zaman geçiriyor.
*Acar Baltaş

Ne yapmalıyız o zaman;

ilk adım çocukların eline ekranı 10 yaşından önce eğlence ve oyun amaçlı vermemek…

Aile olarak bir arada iken elden cep telefonları, tabletleri atmak,göz hizasında sohbet etmek, dinlemek ve anı yaşamak ve hatıra biriktirmek olmalıdır…

İnternetsiz ve elektriksiz haftada 4 saat bile yeterli olacaktır.. 144 saatin 4 saatini ailene ayıracaksın…

İşte o zaman psikolojisi  çabuk bozulmayan, mıymıy, mızmız çocuklardan şikayet etmeyiz..

Ebeveyn kardeşim hata sende hata bende anlamıyor musun?

Senin eğitimediğine okul öğretemez anlıyor musun?

4 saat ayır 4 saat…
1 saat sohbet
1 saat kitap
1 saat yürüyüş, spor, boğuşma…

1 saat ortak aktivite, yemek olur,sinema olur, aynı sofrada yemek olur,hasta ziyareti olur, akraba gezmesi olur..

‘Kızma birader’ olur, satranç olur.
Sinema, tiyatro olur..
Mezarlık ziyareti olur…
İbadet etmek  olur…
Her ne olursa…

Bir ve beraber…

*Baltaş ne diyor peki?

1) Çocuğunuzun yapabileceği bir şeyi onlar için yapmayın.

2) Rutin oluşturarak disiplin kurun.

3) Bağ kurarak güven oluşturun.

4) Çocuğunuzun ve kendinizin kişiliğini tanıyın ve kabul edin...

5) Çocuğunuzun üzülmesini, kırılmasını,başarısız olmasını fazla dert etmeyin. Bunlar  gelişim fırsatlarıdır,
"Ne öğrendin?” diye sorun.

6) Direnç ve yılmazlık mücadele içinde ve düşe kalka öğrenilir.Bunun sonunda özyeterlilik gelişir.Bu hayat için en değerli diplomadan daha değerlidir.

7) Çocuğunuzu sorumlulukla ödüllendirin.

8) Ev işi yaptırın,böylece hem aile hayatına katılır hem de emeğin değerini anlar.

9) Onun tek yönlü beyanıyla evde öğretmenler hakkında olumsuz konuşmayın.

10) Bağımsızlık verin.Böylece psikolojik bağışıklık sistemini geliştirmiş olursunuz.* (BALTAŞ,Acar )

Haydi tam zamanı!
Ya şimdi ya da yarın çok geç olacak..
Vesselam!

Erhan Ziya Sancar
Eğitimci-Yazar
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Mehtap 1 hafta önce

Perşembe günü veli toplantısından önce çok iyi fikir verdi bana teşekkür ederim

Misafir Avatar
Nazan 1 hafta önce

Makalenizde çocukların ve ailelerin büyük çoğunluğunun problemini ele almışsınız hocam. Daha bebekken yemek yesin diye bebeklerin eline telefon veren bir çok ebeveyn var etrafimizda malesef. Bağımlılığa atılan ilk adım.
Kaleminize sağlık hocam.

Misafir Avatar
Hacer Meral 1 hafta önce

Toplumun kanayan yarasına merhem gibi olmuş..Elleriniz dert görmesin..

Misafir Avatar
Nurcan Badur 1 hafta önce

Elinize, emeginize sağlık hocam.