Samuel Beckett der ki:
‘‘Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.’’

St. Augustinus der ki:
‘‘Doğan her bebek, Tanrı'nın insandan umudunu kesmediğinin kanıtıdır.’’

Ahmet Arif der ki:
‘‘... Nerede olursan ol,
İçeride, dışarıda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni!’’

Bryan Mealer, William Kamkwamba’nın kaleme aldıkları ‘‘Rüzgarı Dizginleyen Çocuk’’ kitabının -Çocuklarımıza okumalarını şiddetle tavsiye ederim.- film uyarlamasının sonunda şu ifadeler geçiyor:

‘‘Denedim ve yaptım.’’ Bu kadar basit aslında. Ama inanmak lazım.
Aynı filmin sonunda geçen bir diğer söz ise: ‘‘Tanrı’nın rüzgarı her yere ulaşır.’’ 
Düşünün, Tanrı’nın insana beslediği umut ve Tanrı’nın insana gönderdiği bir destek olan rüzgar... Umutlu rüzgar yani...

O ZAMAN EY KÜÇÜKLERİN HAYALLERİNE YETİŞEMEDİKLERİ İÇİN SINAVLARI BİR KEMENT  YAPIP ONLARI GERİSİN GERİ ÇEKEN BÜYÜKLERİMİZ,

KÜÇÜKLERİMİZİN, EĞİTİM SİSTEMİ İÇİNDE UMUTLARINI TÜKETMEYİN. TANRI’NIN BESLEDİĞİ O UMUDU...

ONLARIN DENEME ENERJİLERİNİ DE TÜKETMEYİN... YANLIŞLARIN, ASLINDA DOĞRUYA BİR ADIM OLDUĞUNU DÜŞÜNSÜNLER. UNUTMAYINIZ, DENE, YENİL, YİNE DENE, YİNE YENİL FELSEFESİ DENEMEKTEN VAZGEÇMEZSE BİLİM OLUR. VE BİR GÜN O BİLİMİ DÜNYA OKUR.

SIRF İLKOKUL, SIRF ORTAOKUL, SIRF LİSE, SIRF ÜNİVERSİTE BİTİRSİN, SIRF BİR MESLEĞE KAVUŞSUN DİYE ONLARIN HAYALLERİNİ BİTİRMEYİN.

VE ONLARIN ÜRETMESİNİ ÇOK İSTİYORSANIZ KURGULANAN BU DÜZEN İÇİNDE TÜKETİP BİTİRMEYİN ONLARI... BİTİK, GÖZLERİ SÖNMÜŞ VE UYKU MODUNA GEÇMİŞ OLMASINLAR.

TANRI’NIN HER YERE ULAŞAN RÜZGARI İLE O TAZE BEYİNLER ARASINA SINAVLARINIZI, PROSEDÜRLERİNİZİ, EZBERLERİNİZİ, KALIPLARINIZI, DOGMALARINIZI SOKMAYINIZ. FİLHAKİKA BIKTIK BUNLARDAN VALLA.

Yukarıdaki umut, hayal, deneyerek yapma perspektifinin yanına aşağıdaki şiirlerin ve sözün özünde verilen değerleri koymaları kafidir kanaatindeyim.

M. Akif ERSOY der ki: ‘‘İkyüzlüleri seviyorum. Çevremde o kadar yirmi yüzlü insan var ki...’’ İkiyüzlülükten ne felsefe ne bilim  ne kültür ne sanat çıkar. Çıksa çıksa kulak veriniz Namık Kemal’e.

N. Kemal şöyle diyor: ‘‘Kimi görsek etekleriz
Ne utanmaz köpekleriz. ’’
Yani dalkavukluk çıkar. O da bir işe yaramaz. Sadece saman alevi gibi gıdıklayıp geçer.

14 Kasım günü 70. ölüm yıl dönümünde andığımız Orhan Veli ise şöyle diyor: 

‘‘Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;   
Kimimiz nutuk söyledik.”
Çok konuşmayı bırakalım. Hele hele hamaset artık bitsin. Bitmesi gereken bir şey var ise o zaten.
Son sözümüz şudur:
Değerlerle telakki, hayallerle terakki...
Saygılarımla...

Yusuf SEVİNGEN
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.