Son iki yıldır kamuda oldukça sıkıntılı günler geçtiği apaçık ortada ama geçiş süreci olduğu için halk sabırla bürokrasinin köhnemiş yapısının değiştirilmesini bekliyor. Özellikle bürokratların başına buyruk halleri halkı zıvanadan çıkarmış bir durumda. Kişisel çıkarlarını devletin bekası önünde tutan yöneticilerle dolu olması artık kokuşmuşluğun her yere yayılmasına sebep olmaktadır. Ne yazık ki seçilmiş milletvekillerini bile görmezden gelen bu yapı bir an önce tasfiye yapılıp tabandan liyakat sahibi devletini ve milletini düşünen yöneticileri atamak elzem hal almıştır. Seçilmiş milletvekillerinin bölgesel çalışmalarını bile zora sokan bu yapı gücün kendilerinde olduğunu iddia ederler. Oysaki gücün kaynağı cumhurbaşkanımızdır. Halkı için her türlü zorluğa göğüs geren Cumhurbaşkanımızın emeklerini bürokraside kendi çıkarlarına kullanan bir cüruf var ki ne devlet nede halk affeder bu insanları. Bu kadar çaba ve efor sarf ederken kendini bilmez kendi bekası için zaman harcayan bu kişileri çok iyi biliyoruz. Birde bu insanlara destek olan siyasi takımı da unutmamak gerekir. Ortak çıkarlarda buluşan bu insanlar her türlü aymazlığı gösterecek cüretkâr bir sistem kurdukları çıplak gözle görülmektedir. En acı olanı ise bu ülke için varını yoğunu ortaya koyan Cumhurbaşkanımızın bu durumu hak etmemesidir.

Kamuda bürokratların keyfi işlemleri halkı çileden çıkartmış ve isyan eder bir pozisyona getirmiştir. Özellikle taşrada üniversiteleri temsil eden Rektörler ise tam bir derebeyi gibi yaşamakta astıkları astık kestikleri kestik kişisel egolarını sonuna kadar kullanan bu kişiler halk nezdinde tiksinti ile karşılanmaktadırlar.  Hele şahit olduğumuz birkaç rektörün özel hayatlarının toplumun değer yargıları ile uyuşmayan yaklaşımı toplumu irrite etmektedir. Bu kişilerin topluma örnek olması gerekirken her türlü pisliğin içinde olmaları artık halkın bu gidişe dur denilme isteği ile ayyuka çıkmış durumda. Bir örnek ile taşrada bir rektör Dallas filmini aratmayacak şekilde özel hayatını ortaya sermiş aile efratlarından biri ise terör seviciliği yapıyor olması bununda basında yansımasına rağmen bu kisveyi koruyan kişilerin hangi yargı içinde olduğunu sizlere sorarım. Adalet için yaşanmıyorsa her şey kokuşmaya mahkûmdur. Buradan bu tip yöneticilerin arkasında duran siyasetçilere sesleniyorum lidere ve halka ihanet ediyorsunuz bunun da er geç bedeli olur buda size geri döner. Ayrıca YÖK başkanımıza bu karakterli rektörlerin bir an önce yönetimden çekilmelerini sağlanmasını halk için istiyoruz.

Bakanlıklar da durum pek farklı değil üretim izin için başvuran vatandaş 8 ay bekliyor ve bu süreçte bürokratların ticari ilişkileri olan kişiler tarafından aranıyor ve kısa zamanda işlerinin halledileceğinden söz ediliyor. Ey size referans olanlara yazıklar olsun araştırıyorsun şunun damadının kardeşi bunun kardeşi gibi referans sistemi çıkıyor. Devletimizi zor şartlar da yöneten Cumhurbaşkanımızın arkasından işler çevirenler yeri geldiğinde tevazu sahibi gibi görünüp gerçek yüzlerini vatandaşa döndüğünde göstermekten çekinmiyorlar. Riyakârlıkta sınır tanımayan bu kişiler aldığı güçle bu ülkenin seçilmiş milletvekiline bile kök söktürmektedir. Şimdi moda ise bakanlık çalışmayan bürokratları görevden alıyor  görevden alınan bürokrat İdare Mahkemesine dava açıyor ve göreve geri dönüyor. Ne hikmetse bu göreve dönme işlemini veren mahkeme hep aynı akla bir yapımı var diyesim geliyor. 

İşin özü yıllar önce her yapıya yayılmış beyaz Türkler vardı. Bunu hepimiz biliriz üniversitelerde, yargıda, orduda, mülkiyede ve birçok devlet kurumunda onların sözü geçiyordu. Ama 2002 yılı ile birlikte bu yapılar kırıldı halkın öz evlatları devlet kademesine gelir oldu. Ama bu günlerde aynı yapının kurulma çabası ile karşı karşıyayız bunun önüne geçilip devletin halkın malı olduğu tekrar hatırlatılmalıdır. Bir an önce bürokraside tasfiyelere gidilip halk nezdinde sevilen liyakat sahibi tabandan insanlar getirilmelidir.

Ülkemiz zor günlerden geçiyor tüm batı yıllarca kiliselerden aldığı icazetle modern haçlı savaşına hazırlanıyor. Devletimizin ve milletimizin bekası için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN elinden gelen tüm çaba ile bu şer odaklar karşısında dik duruşunu gösteriyor. Tüm dünyada istenmeyen kişi olarak atfedilen başkanımız devleti ve milleti için hayatını ortaya koyuyor. Bu olaylara sessiz kalan Ana muhalefet partisi hala iktidarı batıya şikâyet çabalarını sürdürmektedir. Milli ve yerli olmayan bu siyasi yapının halk nezdinde bir yeri yoktur. Biz devletimizin ve hükümetimizin yanında saf tutarak ülkemizin bekasına gelecek ufacık bir tehlikede hem canımızla hem de bedenimizle her türlü bedeli ödemeye hazırız. Bizler bunu yaparken kendi çıkarlarını düşünen bürokratlarında temizlenmesi konusunda hassasiyetlerimizi Cumhurbaşkanımızdan isteriz.     

Yasin Erdem
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Turgut Kaçar 3 ay önce

Makama gelene kadar dokuz takla atan ve oraya gelince de gel keyfim deyip rahatına bakan yöneticilerle dolu makamlar. Bir makamın kapısını üç defa gittim randevu alıp görüşmek için. Sekreteri her defasında size döneriz diyor ve bir ayı geçti hâlâ dönecek. Gönlünüze sağlık Yasin Bey, yazdıklarınızın tamamı doğru kimse bir tanesi yanlış diyemez. Umarım bu hantal ve uyuşuk yöneticilerden biran önce kurtuluruz.

Misafir Avatar
ben mi yaptım 3 ay önce

bürokrasiyi bu hale ben mi getirdim. adam kayırmacılığı ve torpili ben mi getirdim.