Doğduğu tarih belli değildi, milletin ve vatanın kurtuluşu yolunda Samsun’a vardığı günü doğum günü yapmıştı. 19 Mayıs 1881’di artık doğduğu gün.

O, bir yetimdi.

Yoksulluklar ve zorluklar içinden, mücadeleci ve kararlı kişiliği sayesinde nihayet hayallerini süsleyen askerliğe kavuşmuştu. O artık bir Osmanlı subayı idi.

Osmanlı subayı durur mu hiç! O da üniformayı giyer giymez savaştan savaşa koştu. Tek amacı vardı: Vatan toprağına sahip çıkmak. Önce Trablusgarp’ta göründü, sonra Balkanlarda, daha sonra ise Çanakkale’de... O artık bir Çanakkale kahramanıydı.

Çanakkale kahramanı olmuş bir asker Anadolu işgal altında iken durur mu hiç. O da durmadı. Müfettişlik görevini alır almaz Bandırma Vapuru’na bindi ve Samsun’da göründü. Sonrasını ise çok iyi biliyorsunuz. Anadolu’nun işgalden kurtuluşu için el birliği ile seferber olan bir halk... O artık Kurtuluş Savaşı’nın önderiydi.

Kurtuluş Savaşı sırasında da cepheden cepheye koştu yine. Ama bu sefer elde kalan son toprak parçası için, Anadolu içindi bu mücadele... Ve bu mücadelenin sonunda kurtuluş için seferber olan halk ile birlikte Anadolu’yu işgalden kurtarıp düşmanı İzmir’de denize döktü. O artık sarı saçlı, mavi gözlü bir devdi.

Kurtuluştan sonra Türkiye Cumhuriyeti devletini kurdu. Başımıza kral, halife, padişah, şah, çar olmadı. O artık Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı ya da cumhur reisi idi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk diye yazıldı, adam diye okundu.

10 Kasım 1938 günü, 09.05’te bir ses duyuldu:

‘Yaşa M.Kemal Paşa Yaşa, adın yazılacak bu cevher taşa.’





‘‘M. KEMAL ATATÜRK’’ DİYE YAZILIR
‘‘ADAM’’  DİYE OKUNUR...

Saygılar...
Yusuf SEVİNGEN
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.