Ülkemizin can alıcı sorunlarından birisi de ‘atanmayan öğretmenler’ konusudur.

Bu sorun, ne yazık ki canlar almaya devam ediyor.

Bir canımız daha öğretmen olarak kendisini göremeden hayata gözlerini yumdu.

Bu sefer aramızdan ayrılan canımız, ‘atanmama’ bunalımından çıkamayıp bu duruma daha fazla dayanamayarak intihar eden kızımız Merve ÇAVDAR olmuştur.

Canlarımız ya canına kıyıyor ya da iş kazalarında hayatlarını kaybediyor.

Merve kızımızdan önce de pırlanta gibi bir evladımızı bir iş kazasında kurban vermiştik. Hatırlayacaksınızdır o evladımızın ismini. Adı: Hasan SONGUR idi. O da atanmayan bir öğretmendi.

Bu evlatlarımızdan önce de içimizi yakan ölümler olmuştu.

Kimisi bunalımdan çıkamayarak intiharı son çare görüp hayattan kopmuştu kimisi de baba eline bakmamak ve ekmeğini taştan çıkarmak için girdiği işte bir kaza sonucunda hayata gözlerini yummuştu.

Ne yazık ki bu ölümler durdurulamıyor.

Göz göre göre gözümüzün önünde olup bitiyor her şey.

Ve her giden canların ardından içimize kor ateş düşüyor, en çok da ailelerin içine düşüyor o kor ateş.

Derler ya:

‘’ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR.’’

Öyle oluyor, öyle oluyor.

Ama görüyoruz ki Merve kızımızın ardından bazı densizler, kendini bilmezler, ipe sapa gelmez yorumlarla adeta yangına körükle gidiyor.

İçimiz o yorumlardan sonra daha da çok yanıyor.

Ve insan ister istemez soruyor.

‘’BU İNSANLARDA VİCDAN HİÇ Mİ YOK? BİR DE KENDİLERİNİ DİN KILIFI İLE TANITIYORLAR. BU KILIFA GİREREK İSLAM’IN ÖZÜNÜ ÇALIYORLAR.’’

Profil bilgilerinden ‘Resulullah Sevdalısı’’ olduğu ve siyasetle ilgilendiği anlaşılan bu kişi, Merve kızımızın intiharı ile ilgili bakınız ne diyor kişisel Tivitır hesabı üzerinden:

‘’Atanamayan 500 bin öğretmen var. Kimse intihar etmiyor dini imanı Allah korkusu olanlar. Demekki ateist deist miş bu bayan gittiği yerde cehennemdir tabi Allah bilir ama görünen köyde klavuz istemz yani...’’

İslam’ı kendilerine uydurup ortaya uyduruk bir inanç sistemi çıkaran bu kimseler, insanlar hakkında olur olmadık yerlerde ve zamanlarda devamlı hüküm vermekteler.

Bunları çoğaltanlar ise Allah’tan başka hüküm veren olmayacağı gerçeğini yok sayıp ya da görmeyip habire her konuda hüküm verenler, yani ahkam kesenlerdir. Biliyoruz ki bu kimseler gerçeği onaylamak yerine gerçek-miş ile oyalananlardır. Yani birbirlerini taklit edenler. Gerçekleri onaylamak bir yana gerçeklerle mücadele ederler, gerçekleri görmek istemezler, öyle ki dünya hayatına bile yalan kulpunu takmışlardır.

İnandığı dini, o dinin müjdecisi ve uyarıcısı olan Muhammed peygamberi anlamamış olan ama kendisini ‘Resulullah Sevdalısı’’ diye tanıtmaktan da geri kalmayan, konjonktürel bir eğilime ayak uydurarak meftunlaşan, Merve kızımız için ‘gittiği yer cehennemdir tabi’ diyerek kesin konuşup bilahare ‘Allah bilir’ diyerek de yaptığının açıkça Allah’ın işine karışmak olduğunu ve haddini aştığını gösteren, çelişkiler yumağı içinde başına türlü çoraplar ördüğü anlaşılan bu kişiye Kur’an-dan şu ayetlerle cevap vermek isterim:

'O'ndan başka taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimlerden ibarettir. ALLAH onlara her hangi bir güç vermemiştir. Hüküm, ancak ALLAH'ındır. Yalnızca kendisine kulluk etmenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur. Ne var ki halkın çoğu bunu bilmiyor.' (Yusuf Suresi, 40. Ayet)

Demek ki çoğunluk olma dosdoğru yolda olunduğunun bir göstergesi ve ölçüsü olamaz. Ve hüküm Allah’ın. Dinin tek sahibi de o.

‘’ Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.

Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.’’ (Hucurat Suresi, 12.Ayet)

Demek ki zandan kaçınmak lazım. Bilip bilmeden tutkunlaşan (meftun olan) bir kalp ile atıp tutmamak lazım. Yoksa o kalp, yukarıda da görüldüğü üzere vicdani olmayan sözlere geçit veriyor.

‘’ Ey inananlar, ALLAH'ı sayıp dinleyin. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. ALLAH'ı sayıp dinleyin. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.’’ (Haşr Suresi, 18.Ayet)

Demek ki herkes kendisinin yarın için ne hazırladığına bakmalı.

Merve kızımızın ruhu şad olsun...

Allah, ailesine sabır versin...

Allah, onların evlat acısını dindirsin...

VE ALLAH, BAZI İNSANLARA VİCDAN VE MERHAMET VERSİN... ACIMA DUYGUSU VERSİN...

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN
Kamuajans.com - özel haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
bilelim öğrenelim 7 ay önce

eğitim fakültesi mezunlarının hepsinin atanacağına dair bir kanun,yönetmelik varda bizim mi haberimiz yok