ABONE OL

Yoga Nasıl Yapılır? Yoga'nın Faydaları Nelerdir? Yoga Stilleri Nelerdir? Yoga Nedir?






Hindistan kaynaklı fiziksel ve zihinsel disiplinleri tarif etmek için kullanılan sözcüğe Hinduizm, Budizm ve Jainizm'de çeşitli meditatif uygulamalara Yoga (Sanskrit) denilmektedir.

Yaşamın koşuşturmasından yorulduysanız, bedeninizi yorgun hissediyorsanız Yoga yapmayı deneyebilirsiniz. Yoga yaptıktan sonra ruhunuzun rahatladığını hissedeceksiniz.


Sanskrit dilinde; "kontrol etmek", "boyunduruk altına almak" veya "birleştirmek" anlamına gelen yoga "yuj" kelimesinden türemiştir. Yoga uygulayan veya yoga felsefesini takip eden kişiye yogi ya da yogini adı verilir.

Meditasyon, Latince meditatio kelimesinden türetilmiş, sözcük anlamıyla birçok Batı dilinde "derin düşünme" anlamına gelmekte olan bir terim olup, sözlüklerde, "kişinin iç huzuru, sükûnet, değişik şuur halleri elde etmesine ve öz varlığına ulaşmasına olanak veren, zihnini denetleme teknikleri ve deneyimlerine verilen ad" olarak tanımlanır.

YOGA STİLLERİ

Yoga türlerinde Vinyasa, Hatha, Ashtanga, Yin, Restoratif, Kundalini, Hamile Yogası ve Çocuk Yogası stiller mevcuttur.

Vinyasa Yoga, yoga pozlarını belli bir sıra ile yerleştirmek anlamına gelir. Nefes ve hareketin beraber akışının uygulandığı bir seanstır. Pozlar birbirine belli bir temaya uygun şekilde bağlanır.

Hatha Yoga, bilinen en temel yoga stilidir. Seans esnasında uygulanan pozlar detaylı hiza bilgileri ile derinlemesine incelenir.

Ashtanga Yoga, yoga’nın sekiz kolunun temsil edildiği yoga stilidir.  Belirli bir seri takip edilerek, nefes ve hareket senkronize bir şekilde uygulanır. Bu sekiz kol ashtanga geleneğinde ikiye ayrılır. İlk dördü (yama, niyama, asana, pranayama) dış kollar (external limbs), son dört iç kollar (pratyahara, dharana, dhyana ve samadhi) (internal limbs) olarak tanımlanır.

Yin Yoga, pozların uygulama boyunca yerde pasif olarak yapıldığı yoga stilidir. Amacı bağdokulardaki esnekliği arttırmaktır. Diğer yoga stillerinden farklı olarak pozlar içerisinde daha uzun sure ve haretsiz kalarak uygulanır.

Restoratif Yoga, derin dinlenme ve yenilenme amacı ile uygulanır. Pozlar içerisinde beden malzemeler (blok, battaniye, kayış, yastık ve göz yastığı gibi) ile desteklenerek pasif olarak yapılır.

Kundalini Yoga, farkındalık yogası olarak tanımlanmaktadır. Yoğun nefes çalışmasının pozlar ile beraber uygulandığı yoga stilidir.

Hamile Yogası, bebek ile bağ kurulmasına ve rahat bir hamilelik dönemi ve doğum için hazırlık sağlar. Bedensel esneklik ve kuvvet sağlayarak ileriki dönemdeki sırt, bel ağrılarının önüne geçmenize yardımcı olur. Rahat bir doğum için pelvis ve kalça bölgesine esneklik sağlar. Doğru nefes uygulamaları ile hamileliğin ileri zamanlarında rahat oksijen alımını kolaylaştırır ve doğum esnasında doğru nefes kontrolüne destek olur.

Çocuk Yogası, duyu organlarının gelişmesini sağlarken, beden koordinasyonunu geliştirmelerine yardımcı olur. Fiziksel olarak güçlenmelerini ve esneklik kazanmalarını sağlarken konsantrasyonlarını geliştirir. 

Yogada başlıca 20 Hayvan Pozu bulunmaktadır

Kobra Pozu, Güvercin Pozu, Kartal Pozu, Aşağı Bakan Köpek Pozu, Kedi Pozu, İnek Pozu, İnek Yüzü Pozu, Balık Duruşu, Deve Pozu, Kaplumbağa Duruşu, Karga Duruşu, Tavus Kuşu Pozu, Akrep Pozu, Kurbağa Pozu, Aslan Pozu, Çekirge Pozu, Maymun Pozu, At Duruşu, Tavşan Pozu, Ateş Boceği Pozu.

Lotus Pozu’nda; bağdaş kurup elleri dua eder gibi pozisyonda dizlerin üzerine koyun. Nefes alıp verin.

Aslan Nefesi Pozu’nda; bağdaş kurarak oturun ve ellerinizi avuç içlerinizi yere bastırarak ön tarafa koyun. Burnunuzda derin bir nefes alın ve diliniz dışarıda olacak şekilde yüksek sesle 'ahh' diye aslan gibi kükreyerek nefes verin.

Köprü Pozu’nda; dizleriniz bükülü şekilde yere uzanın ve ayaklarınızın yere tam bastığından emin olun. Dizleriniz kalça genişliğinde açık olsun. Kollarınız vücudunuzun yanında avuç içleri aşağı bakacak şekilde dururken vücudunuzu yukarı kaldırın ve bastırın.

Ateş Nefesi Pozu’nda; bağdaş pozisyonunda yere oturun. Ellerinizi dizlerin üzerine koyun. Burundan derin bir nefes alın ve nefesi karından boşaltın. Ardından ağız kapalı bir şekilde burnunuzdan kısa kısa nefesler alıp verin.

Sandalye Duruşu Pozu’nda; ayaktayken, dizlerinizi kırın ve sanki bir sandalyede oturuyormuş gibi yapın. Kollarınız yukarıda olsun. Hareketi doğru yaptığınızı anlamak için dizlerinize bakın, ayak parmaklarınızı görüyorsanız doğru demektir. Eğer görmüyorsanız, kalçanızı biraz daha geriye ittirin.

Bot Duruşu Pozu’nda; dizleriniz önünüzde bükülü bir şekilde oturun. Biraz geriye yaslanın ve ellerinizi öne uzatın. Dengenizi sağladıktan sonra ayaklarınızı düz bir şekilde havaya kaldırın.

Ağaç Duruşu Pozu’nda; normalde iki elinizin de havada olması gereken bu pozisyonu yaparken, dengede durmakta zorlanırsanız, tek elinizle bir sandalyeye tutunarak yardım alabilirsiniz. Diğer eliniz havada olacak. Sandalyeden uzak olan ayağınızın tabanını diğer ayağınıza yaslayın. El yardımıyla ayağınızı daha yukarı da yerleştirebilirsiniz.

Savaşçı Pozu’nda; çocuğunuzun kollarını yukarı doğru iyice esnettiğinden emin olun. Bir diz 90 derece bükülü olarak öndeyken, göğsü de ileri doğru iteceksiniz.

Yere Bakan Köpek Pozu’nda; 4 ayak üzerinde başlayın. Avuç içleriniz ile yeri iterek kalçanızı yukarı kaldırın. Başınız kollarınızın arasında ve bakışlarınız da bacak aranıza doğru olsun.

Plank Pozu’nda; dirsekleriniz omuz hizasında yerde olmalı. Ayak parmaklarınızı yere takın. Sırtınız dik, karnınız sımsıkı olsun. Bu şekilde 30 saniye bekleyin.

Yay Duruşu Pozu’nda; karnınızın üzerine yatın. Bu esnada kollarınız yanda olsun ve avuç içleri yukarı baksın. Dizlerinizi bükün ve kafanıza doğru yanaştırmaya çalışın. Bu esnada derin bir nefes alın, üst bedeninizi yukarı kaldırın ve uzanarak ayak bileklerinizden tutun. Karşıya bakarak 10-15 saniye durun. Daha sonra nefesinizi yavaşça vererek düzelin.

Yukarı Bakan Köpek Pozu’nda; yüzüstü yatarak avuç içlerinizi yere bastırın ve göğsünüzü yukarı kaldırın. Dizlerinizi yerden kaldırabilmek ayaklarınızı yere bastırın. Bu pozisyonda, sadece elleriniz ve ayaklarınızın üstünün yerde olması lazım. Nefes alıp vermeyi unutmayın.

Çocuk Pozu’nda; dizleriniz hafif aralık olacak şekilde yere çömelin. Kollarınızı yavaşça öne doğru uzatarak elleriniz ile öne doğru yavaşça kapanın. Uzanabildiğiniz kadar uzanın ve alnınızı yere yaslayın. 

Yoga terminolojisi sözlüğü Sanskrit Dili’ne ait sözcükler ve anlamları şöyle:

Abhyasa: Uygulama, pratik.

Abhinivesha: Ölüm korkusu, hayata yapışma.

Acharya: Öncü, yol gösterici, eğitmen, guru.

Advaita: Gerçeklik, hakikat, dualite olmayan, sadece tek bir mutlak gerçeklik olduğu ve bunun öğretimi.

Ahamkara: Aşılması gereken bireyselleşme, ego.

Ahimsa: Şiddetsizlik, zarar vermeme, zarar vermeyen.

Akasha: Eter, boşluk; fiziksel evreni oluşturan beş temel elementten biri, aynı zamanda insanın iç boşluğunu, bilinç boşluğunu tanımlamak için de ”cid-akasha” olarak kullanılır.

Amrita: Ölümsüz, ölümsüzlük, ölümsüz ruh; başın tepesindeki Sahasrara Chakra aktive edildiğinde bedeni ilahi olanla buluşturan ölümsüzlük nektarı.

Ananda: Mutluluk, mutlak sevinç, coşku.

Anga: Uzuv, kol, dal.

Angustha: Baş parmak.

Aparigraha: Biriktirmemek.

Ardha: Yarım.

Arjava: İçtenlik, açık sözlülük, hilesiz olmak, için dışın bir olması.

Arjuna: Beyaz; Mahabharata destanındaki Pandava Prensi, savaşçı, Tanrı Krishna’nın öğrencisi.

Asana: Durmak, oturmak, yerleşmek, duruş; başlangıçta sadece meditasyon oturuşu anlamına geliyordu ancak Hatha Yoga ile birlikte anlamı genişledi.

Ashrama: Uygulamanın yapıldığı yer, keşiş, brahmacharya olma evresi, tamamiyle radikal olan.

Ashta: Sekiz.

Ashta-anga-yoga: Sekiz dallı yoga sistemi; Patanjali’nin belirttiği Samadhi’ye giden yoldaki basamaklar.

Asmita: Egoizm.

Asteya: Çalmamak.

Astika: İnanç.

Atman: Öz, ruh, bilinçli ve sonsuz olan, insanın gerçek doğası, Brahman’ın parçası.

Avadhuta: Dünyevi kaygıların ötesinde olan, dünyevi zevklerden vaz geçen.

Avidya: Cehalet, insanın tüm ıstıraplarının sebebi.

Ayurveda: Yaşam bilimi; Hindistan’ın geleneksel tıp sistemi.

Baka: Karga.

Bala: Çocuk.

Bandha: Bağ, kilit, esaret.

Basti: Bağırsak temizleme.

Bastrika: Körük, körükleme.

Bhagavad Gita: Efendinin şarkısı; M.Ö. 3000’li yıllarda yaşanmış olduğuna inanılan, Pandava ve Kaurava ailelerinin savaşını anlatan, Mahabharata (Büyük Hindistan) destanının bir bölümü, Hinduların kutsal kitabı.

Bhakta: Adanmış; Bhakti Yoga uygulayan kişi.

Bhakti: Bağlılık, adanma, sevgi, ilahi olana ya da ilahi olanın bir tezahürü olarak guruya bağlılık, ilahi adanmışlığa olan aşk.

Bhakti-yoga: Adanmışlık yogası; yoga geleneğinin mutlak gerçek ile bağlantı kurma hissini deneyimleten önemli bir dalı.

Bheka: Kurbağa.

Bhuja: Kol, omuz.

Bhujanga: Yılan, kobra.

Bindu: Tohum, nokta; tüm enerjilerin bir araya geldiği yaratıcı güç.

Bodhi: Aydınlanma, uyanmış olma hali.

Brahma: Tek bir noktadan çıkarak genişleyen, varlığı her yere yayılan, evrensel ruh, ilahi yaratıcı; Hinduizm’deki üç büyük tanrıdan ilki, yaratıcı güç.

Brahmacharya: Ilımlılık, iffet, zihinsel güç üreten saflık disiplini.

Brahman: Mutlak gerçek, tek ve bütün varoluş.

Brahmana: Geleneksel Hint toplumunun en yüksek sosyal sınıfının bir üyesi; dört Veda’nın ritüellerini ve mitolojisini açıklayan eski bir metin

Buddha: Uyanmış, aydınlanmaya ve iç özgürlüğe kavuşmuş olan kişi.

Buddhi: Bilinçlilik, uyanıklık, yüksek farkındalık.

Chakra: Tekerlek, süptil bedenin psiko-enerji merkezileri.

Chandra: Ay.

Chatur: Dört.

Chanting: Aynı tempoda tekrarlamak.

Chin-mudra: Bilinç mühürü.

Cit: Bilinç.

Citta: Zihin.

Dana: Bağış, sadaka, yardım, hayırseverlik.

Danda: Çubuk, sopa, asa.

Darshana: Görmek, edebi ve mecazi anlamda vizyon.

Dasha: On.

Daya: Şevkat, merhamet, sevecenlik.

Deva: Parlayan erkek.

Devi: Parlayan dişi.

Dhauti: Beslenme yollarını temizleme.

Dhanura: Yay.

Dharma: Taşıyan, yasa, meziyet.

Dhrana: Konsantrasyon.

Dhrti: Kararlılık, cesaret.

Dhyana: Meditasyon.

Diksha: Başlama, yoganın gizli yönlerine doğru hareket, harekete geçmek. 

Drishti: Görüş, bakış, bakış noktası.

Duhkha: Istırap çekmek, cehaletten kaynaklanan acı.

Dvesha: Nefret, öfke, tiksinti.

Dvi: İki.

Eka: Bir.

Gayatri-mantra: Özellikle güneş doğarken okunan ünlü bir Vedik mantra: (tat savitur varenyam bhargo devasya dhimahi dhiyo yo nah pracodayat)

Gheranda-Samhita: 17. yüzyılda yazılmış, klasik 3 ana Hatha Yoga kitabından biri. (diğerleri: Hatha Yoga Pradipika, Shiva Samhita.)

Go: İnek.

Goraksha: İneklerin koruyucusu; Matsyendra’nın öğrencisi, Hatha Yoga’nın kurucusu.

Granthi: Düğüm, tıkanıklık.

Guna: Nitelik, özellik, vasıf, yapı, mizaç.

Guru: Ruhsal öğretmen, karanlıktan aydınlığa taşıyan.

Guru-bhakti: Öğretmene sadakat, guruya bağlılık.

Guru-gita: Guruya övgüyle yazılmış, genellikle ashramlarda söylenen bir metin, şarkı.

Guru-yoga: Guruyu öğrencinin pratiğinin dayanağı yapan yogik yaklaşım.

Hamsa: Kuğu; beden içinde hareket eden nefes.

Hanuman: Gücü, cesareti, sadakati ve özverili hizmeti temsil eden maymun tanrı.

Hasta: El.

Hatha-yoga: Goraksha ve diğer büyük ustalar tarafından geliştirilen güneş ve ay, dişil ve eril gibi zıt yönlü enerjileri bütünleştiren güçlü bir yoga ekolü.

Hatha-Yoga-Pradipika: Hatha Yoga’nın ışığı; 14. yüzyılda kaleme alınan, Hatha Yoga’nın esaslarını anlatan kitap.

Hiranyagarbha: Altın tohum, ilk kozmolojik ilke, varoluşun yaratıcısı, Brahman.

Hri: Tevazu, mütevazilik, alçakgönüllülük.

Huta: Adak, kurban.

Ida-nadi: Soluk renkli kanal; parasempatik sinir sistemi ve beynin sağ lobu ile bağlantılı olan, aktive edildiğinde serinletici ve sakinleştirici etkiye sahip, ana enerji kanalı Sushumna’nın sol tarafına yükselen nefes akımı.

Ishvara: Yönetici, hükümdar, kaynak, Rab, yaratan, Brahma, aşkın benlik.

Ishvara-pranidhana: Kaynağa adanmışlık, yaratana ithaf, akışa teslimiyet.

Janu: Diz.

Japa: Mırıldanmak, mantrayı tekrarlamak.

Jathara: Karın.

Jiva-atman: Özgün benlik, bireysel benlik, özgünleşmiş bilinç.

Jivan-mukta: Yaşarken özgürlüğe kavuşan özgün benlik, hala somut olsa da kurtuluşa ermiş olan.

Jivan-mukti: Fiziksel dünyada kurtuluşa erme durumu.

Jnana: Hem dünyevi hem de dünyeviliği aşan bilgi, ilim, irfan, bilgelik, hikmet.

Jnana-yoga: Bilgelik yogası, bilgeliğe dayanan kurtuluş yolu, gerçek ile gerçek olmayan arasındaki farkın bilgisi ile mutlak benliğin sezilmesi.

Kaivalya: Istıraba sebep olan fiziksel varoluşun şartlarından soyutlanma, izolasyon, mutlak özgürlük.

Kali: Siyah olan dişi; ilahi olanın ölümle ilgili yönünü somutlaştıran tanrıça.

Kali-yuga: Ruhani ve manevi çöküşün karanlık çağı.

Kama: Arzu, tutku, şehvet, mutlak mutluluğa giden yolda engel teşkil eden duyusal zevk iştahı.

Kapalabhati: Kafatası parlatan.

Kapila: Kırmızı olan erkek; Samkhya geleneğinin yarı efsane kurucusu.

Kapota: Gürvercin.

Karma: Eylem, her türlü aktivite, eylemlerin karmik sonucu, kader.

Karma-yoga: Eylem yogası, özverili eylem disiplini yoluyla özgürleşme.

Karna: Kulak.

Karuna: Şevkat, merhamet.

Kechari: Uzayda gezinen, gökyüzünde dolaşan.

Kechari-mudra: Dilin üst damakta kıvrılmasıyla yaşam enerjisini, pranayı mühürlemek.

Kona: Köşe, açı.

Kosha: Kılıf.

Krishna: Yarı tanrı yarı insan, Tanrı Vishnu’nun bir enkarnasyonu.

Kriya: İşlem, faaliyet; bedeni arındırma yöntemleri.

Kshama: Sabır, hoşgörü, tölerans.

Kumbhaka: Nefes tutma.

Kundalini-shakti: Sarmal güç; aydınlanmanın gerçekleşmesi için uyandırılması gereken, vücudun en düşük psiko-enerji merkezinde potansiyel olarak mevcut olan yılan gücü veya manevi enerji.

Kundalini-yoga: Kundalini sürecine odaklanan aydınlanma yolu; kök çakradan tepe çakraya doğru yükselen bir süreç izler.

Kurma: Kaplumbağa.

Laya: Çözülme, soğurma, emilim.

Laya-yoga: Kundalini gücünü uyandırdığı için Kundalini yoga olarak da anılır ancak ondan farklı olarak kundalinin uyandırılması için tepe çakradan başlayarak alt çakralara doğru akan bir süreç izler.

Linga: İşaret, iz, yaratıcılığın simgesi olarak erkeklik organı.

Mahabharata: Büyük Hindistan; Hindistan’daki Pandava ve Kaurava aileleri arasında geçtiğine inanılan savaş destanı.

Mahatma: Büyük benlik, büyük ruh, değerli kişilere verilen şerefli bir ünvan.

Maithuna: Eşleşme.

Mala: Çelenk, tesbih.

Manas: Zihin, duyulara bağlı bilgi.

Mandala: Daire, çember, evrimi simgeleyen döngüsel ilahi tasarım.

Manduka: Kurbağa.

Mantra: Zihin aracı, zihnin aracısı, düşünüldüğünde ya da tekrarlandığında insanı korumaya alacak olan kutsal kelime, kelime dizisi.

Mantra-yoga: Kurtuluşa giden yolda mantraları kullanan yogik yaklaşım.

Marman: Ölümcül nokta, fiziksel beden üzerinde enerjinin yoğunlaştığı alan.

Mati: Niyet, olumlu bakış açısı.

Matsya: Balık.

Matsyendra: Balıkların efendisi; eski bir yogik felsefe olan Yogini-Kaulu okulunun kurucusu, Goraksha’nın öğretmeni.

Maya: Dünyevi hayatın mutlak gerçeklikten ayrı olduğu yanılsaması.

Mayura: Tavus kuşu.

Mitahara: Ilımlı yemek, doğru ve dengeli beslenmek.

Moksha: Salıverme, serbest bırakma, kurtuluş, feragat; dünya hayatındaki yaşam ve ölüm döngüsünden kurtulma.

Mudra: Mühür.

Mukha: Çehre, yüz.

Mula: Kök, kaynak, temel.

Muni: Sessiz olan, bilge.

Nada: Ses, iç ses.

Nada-yoga: İç ses yogası; konsantrasyon aracı olarak bedenin içinden gelen seslerin kullanıldığı yoga uygulaması.

Nadi: Kanal, boru, enerji kanalı.

Nadi-shodana: Enerji kanallarını temizleme, nefes kontrolü yoluyla enerji kanallarını arıtma.

Narada: Bhakti yoga öğreten ve müzik ile ilgili büyük bir bilge.

Nataraja: Dans ve sanat tanrısı.

Natha: Efendi; bazı büyük ustalara verilen bir isim.

Nauli: Karın temizleme.

Nava: Dokuz; sandal.

Neti: Burun temizleme.

Neti-neti: ”Ne bu, ne de bu”; mutlak gerçeği tanımlamak için kullanılan bir kalıp.

Nidra: Uyku.

Nirodha: Kısıtlama, sınırlama, kontrol altına alma.

Niyama: Öz sınırlama, kendini kısıtlama.

Nyasa: Yerleştirmek, oturtmak.

Ojas: Canlılık, dirilik; yoga pratiği sayesinde üretilen süptil enerji.

Om: Evrenin doğal titreşim sesi, ilksel ses, en güçlü mantra.

Pada: Ayak.

Padma: Lotus, nilüfer.

Pancha: Beş.

Parivrtta: Dönmek, dönen, etrafında dönen.

Parsva: Yan, bedenin yan tarafı.

Pasa: Bağ, düğüm, kordon.

Paschima: Batı, arka.

Patanjali: M.Ö. 200’lerde yaşadığı düşünülen Yoga Sutralar’ın derleyicisi, büyük yoga ustası, alim.

Pida: Ağırlık, baskı, ağrı, sıkıştırma.

Pincha: Tüy.

Pingala-nadi: Kırmızımsı kanal; sempatik sinir sistemi ve beynin sol lobu ile bağlantılı olan, aktive edildiğinde canlandırıcı etkiye sahip, ana enerji kanalı Sushumna’nın sağ tarafına yükselen nefes akımı.

Prajna: Bilginlik, ruhani açıdan cehaletin karşıtı.

Prakriti: Dişi yaratıcı, doğa; varlığın oluşumunda akif, etken olan dişil enerji.

Prama-atman: Yüce benlik, üstün varoluş, tekil olan aşkın benlik.

Prama-hamsa: Yüce kuğu, büyük ustalara verilen şerefli bir ünvan.

Prakriti-laya: Doğaya karışma, üst düzey bir varoluş durumu.

Prana: Hayat, nefes, yaşam enerjisi.

Pranayama: Yaşam uzatma, nefes uzatma, nefes kontrolü.

Prasada: Zerafet, nezaket, incelik, ilahi lütuf, zihinsel berraklık.

Pratyahara: Geri çekilme, bırakma, duyusal kısıtlama, duyuları ortadan kaldırmak.

Puja: İbadet, ritüel.

Puraka: Doldurma; ciğerleri nefesle doldurma.

Purana: Çok eski, kozmolojik.

Purusha: Erkek yaratıcı, ruh; varlığın oluşumunda edilgen olan erkek enerji.

Purvottan: Doğu, ön.

Radha: Tanrı Krishna’nın eşi.

Raga: Dünyevi zevklere düşkünlük.

Rajas: Tutku, hırs.

Raja Yoga: Hatha Yoga ve Kundalini Yoga’yı içeren, fiziksel ve zihinsel çalışmalar yoluyla özgürleşmeyi hedefleyen yoga yolu.

Rama: Tanrı Vishnu’nun Krishna’dan önceki bir enkarnasyonu.

Ramayana: Rama’nın hayatı; Rama’nın hikayesini anlatan destan.

Rechaka: Çıkarma; nefes verme.

Rishi: Gören, kahin; yoğun meditasyon altında derin ruhsal bilgi düzeylerini deneyimleyen kişi.

Sadhana: Yapmak, yerine getirmek, sonuçlandırmak, başarmak; disiplinli ve özverili uygulama.

Sahaja: Birlikte doğan, aynı anda var olan, madde ve mana dünyasının ayrı değil aynı anda varoluşu.

Salabha: Çekirge.

Salamba: Destekli, destek olarak.

Samadhi: Bir araya getirme, teke dönüştürme; meditasyoncusun meditasyon nesnesi ile iç içe geçtiği durum, devam eden içsel huzur ve sükunet hali.

Samatva: Doğruluk, tarafsızlık, denge.

Samkhya: Sayı, numara, numaralandırma, sınıf, sınıflandırma; varoluş ilkelerinin sınıflandırılması ve uygun şekilde ayırt edilmesi ile ilgilenen Hinduizm’in ana geleneklerinden biri, yaradılış felsefesi, yoganın felsefik temeli.

Samnyasa: El çekme, feragat etme; sonlu olan her şeyden vazgeçme aşaması.

Samnyasin: Feragat eden, sonlu olan her şeyden vazgeçen.

Samsara: Fiziksel dünyadaki yaşamın bağlı olduğu ölüm ve yeniden doğuş döngüsü.

Samskara: İnsan iradesinin gerçekleştirdiği her bir eylemin geride bıraktığı bilinçaltı izleri.

Samyama: Nesne üzerine konsantrasyon, meditasyon ve samadhi’nin birleşik uygulaması.

Santosha: Memnuniyet, tatminkarlık; her durumdan en iyi sonucu çıkaran iyimser bakış açısı.

Sapta: Yedi.

Sarva: Tüm, bütün.

Sat: Varlık, gerçeklik, hakikat.

Sat-sanga: Nihai hakikati deneyimleyen topluluk, birlik.

Sattva: Saflık, bilgelik.

Satya: Doğru, doğruluk, yalan söylememe.

Saucha: Temizlik; zihinsel ve bedensel yönden temiz olmak.

Sava: Ceset.

Setu: Köprü.

Shakti: Dişil enerji, ilahi gücün dişil yönü.

Shankara: Hayırsever olan, müşvik.

Shat: Altı.

Shat-karma: Bedeni temizlemek için uygulanan altı basamaklı geleneksel yöntemler.

Shiva: Eril enerji; Hinduizm’deki üç büyük tanrıdan sonuncusu, yıkıcı güç.

Shodana: Temizlik, arıtma.

Shraddha: Bağlılık, niyet, yogik yol.

Shuddi: Saflık durumu.

Shunya: Sıfır.

Siddha: Başarılı, kusursuz, tam.

Siddhi: Başarı, manevi yönden mükemmellik.

Sirsa: Baş.

Sitali: Serinletici, rahatlatıcı.

Spanda: Titreşim.

Sukha: Kolay, rahat, keyifli.

Supta: Yatan, uyuyan, uyuyakalmak.

Surya: Güneş.

Sushumna-nadi: Zarif enerji kanalı; kuyruk sokumundan başın tepesine kadar yükselen ana enerji kanalı, ana nefes akımı.

Sutra: İplik, ilmek, aforizma.

Svadhyaya: Kendi içine dönen; öz üzerine düşünme, benlik üzerine odaklanma.

Svan: Köpek.

Tada: Dağ.

Tamas: Zihinsel karanlık, kasvet, atalet, tembellik, donukluk.

Tapas: Parıltı, ısı, ateş, kemer sıkma, kefaret, öz disiplin. 

Tattva: İlke, prensip.

Trataka: Bakmak, bakışları sabitlemek; mum ışığına odaklanarak gerçekleştirilen bir meditasyon tekniği.

Tri: Üç.

Trimurti: Üç idol, üç tanrı; Hinduizm’deki üç büyük tanrı (Brahma, Vishnu, Shiva)

Turiya: Dördüncü; uyku, uyanış ve rüya olmak üzere üç bilinç durumunu aşan gerçeklik.

Ujjayi: Kahraman nefesi, okyanus nefesi.

Upanishad: Dizinin dibinde oturmak; M.Ö. 800-200 yılları arasında ortaya çıkan, rishilerin görülerini içeren eski yoga metinleri.

Upavistha: Oturmak.

Upaya: Araç.

Ustra: Deve.

Utkat: Sandalye.

Uttana: İkiye katlanmak, ikiye katlanan.

Yama: Kısıtlama, sınırlama, özen; insanın dış dünyaya karşı olan sorumlulukları.

Vairagya: İsteksizlik, ilgisizlik, hoşlanmama.

Vakra: Bükük, kıvrık.

Vashistha: Hindistan’daki en eski ve en saygın yedi rishiden biri.

Vayu: Hava akımı.

Vinyasa: Düzenli şekilde yerleştirmek; nefes ile hareketin kombinasyonu şeklinde özetlenebilen güçlü bir yoga ekolü.

Vishu: Hinduizm’deki üç büyük tanrı’dan ikincisi, koruyucu güç.

Vira: Cesur, mert, kahraman.

Virabhadra: Savaşçı.

Vrksa: Ağaç.

Yoga: Yek, tek, bir, bütün, tam; dualiteyi ortadan kaldıran yaşam biçimi felesefesi.  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Songül 3 ay önce

Bu bilgi için teşekkürler! "Yoga Nasıl Yapılır"
Ölümsüzlük ve Bilim forumu: https://bilimyurt.com
lütfen kabul et teşekkürler