ABONE OL

En Güzel ve Özel A'dan Z'ye Tüm Atasözleri
Atasözleri, yaşanmışlıklar sonucu dillerden süzülen nadide sözlerdir. Hepsi birbirinden derin anlamlara sahip atasözleri ile eskiler yad edilir, çeşitli dersler çıkarılır.

Atasözleri bir toplumun duygu, düşünce, inanç ve kültür yapısını yansıtır. Dolayısıyla aradığınızı bulabileceğiniz A'dan Z'ye tüm ata sözlerini yayınlıyoruz.

Aba vakti aba, yaba vakti yaba alan yanılmaz
Aba vakti yaba, yaba vakti aba.
Abanın kadri yağmurda bilinir.
Abdal abdalın ne umduğunu, ne bulduğunu ister.
Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
Abdalın dostluğu köy görününceye kadar.
Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır.
Abdalın yağı çok olursa gah borusuna çalar, gah gerisine.
Acar tazı çullu da belli olur, çulsuz da.
Acele giden ecele gider. 
Acele ile menzil alınmaz.
Acele işe şeytan karışır.
Acele yürüyen yolda kalır.
Aceleci sinek süte düşer.
Acemi katır kapı önünde yük indirir.
Acemi marangozun talaşı tahtasından çok olur.
Acemi nalbant gibi kâh nalına vurur, kâh mıhına.
Acemi nalbant kürt eşeğinde dener kendini.
Acı acıyı bastırır, su sancıyı.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Acı söz insanı dininden çıkarır, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
Akacak kan, damarda durmaz.
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
Acıkan doyman , susayan kanmam sanır.
Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler.
Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.
Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur.
Acındırırsan arsız olur; acıktırırsan hırsız olur.
Acıyan çok, ama ekmek veren yok.
Acı acıyı keser, su sancıyı.
Acıklı başta akıl olmaz.
Acıkmış kudurmuştan beterdir.
Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış.
Aç ayı oynamaz.
Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.
Aç ayı oynamaz
Aç gözünü, açarlar gözünü.
Aç ne yemez, tok ne demez.
Aç doymam, tok acıkmam sanır.
Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
Aç koynunda azık durmaz.
Aç köpek fırın deler.
Aç kurt arslana saldırır.
Aç tavuk rüyasında kendini buğday ambarında görür.
Aç tokun halinden anlamaz.
Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
Açık yaraya kurt düşmez.
Açık ağız aç kalmaz.
Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
Açılan solar, ağlayan güler.
Açın imanı olmaz.
Açın karnı doyar gözü doymaz.
Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.
Açtığın kapıyı selamla aç, selamla kapın açılsın!
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
Adım çıkmış dokuza, inmez sekize
Ada bana, adayım sana.
Adam adam, pehlivan başka adam.
Adam adama gerek olmasa her biri bir dağ başında olurdu.
Adam adama gerek olur.
Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.
Adam adamdan korkmaz, utanır.
Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.
Adam adamı bir kere aldatır.
Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke'ye, eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye?
Adam iş başında belli olur.
Adam olacak çocuk bokundan belli olur.
Adam olana bir söz yeter.
Adam yanıla yanıla, pehlivan yenile yenile.
Adamak kolay, ödemek güçtür.
Adamakla mal tükenmez.
Adamın ahmağı malını över.
Adamın iyisi alışverişte belli olur.
Adamın kötüsü olmaz, meğer züğürt ola.
Adamın yere bakanından, suyun sessiz akanından kork.
Adamın yiğitliği, dayısından belli olur!
Âdemoğlu hîlebâzdır, kimse bilmez fendini! Her kime rağbet edersen, sakın andan kendini.
Ağaca da çıksa pabucu yerde kalmaz Tarif edilen kişinin hem kurnaz, hem de tedbirli olduğunu ima eder.
Ağaç düşse de yakınına yaslanır.
Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez.
Ağaçtan maşa olmaz.
Ağacın iyisi özünden, Yiğidin iyisi sözünden olur. Karacoğlan'dan alınmıştır.
Ah alan onmaz.
Ahali isterse padişahı tahttan indirir.
Ahlatın iyisini ayılar yer.
Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır.
Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.
Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.
Ak akçe kara gün içindir.
Ak curun akmazsa kara curun kol gibi.
Ak gün ağartır, kara gün karartır.
Ak koyun ak bacağından, kara koyun kara bacağından asılır.
Ak koyun kara koyun geçit başında belli olur.
Ak koyunu gören, içi dolu yağ sanır.
Ak koyunu kara kuzusu da olur.
Ak koyunun kara kuzusu da olur.
Ak köpeğin pamuk pazarına zararı vardır.
Ak şeker, kara şeker, bir damar soya çeker.
Akacak kan damarda durmaz.
Akan su yosun tutmaz.
Akan çay her zaman kütük getirmez.
Akara kokara bakma, çuvala girene bak.
Akarı, kokarını geçer derler!
Akarsu pislik tutmaz.
Akarsu çukurunu kendi kazar.
Akarsuya inanma, eloğluna dayanma.
Akıl kazanına şans kepçesi (kepçe-i ikbal) gerek.
Akıllı adam kendi işini kendisi görendir.
Akıllı adam bildiğini söylemez; salak adam söylediğini bilmez.
Akıllı düşmandan değil; salak dosttan kork.
Akıllı düşünene kadar, deli kızını everir!
Akıllı görgüyü görgüsüzden öğrenir.
Akıllı her an çalışır, salak gün gelir çalışır.
Akıllı sohbetinden salak gülmesinden anlaşılır.
Akıllı bilgi bilir; kurnaz ortamı bilir.
Akıllı bir kez aldanır.
Akıllı sır saklar; aptal sır verir.
Akıllı sözünü aptala söyletir.
Akıllı tez kocar.
Akla gelmeyen başa gelir.
Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
Akmasa da damlar.
Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini.
Aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz.
Aktan kara kalktı mı.
Akça akça kazanır; fakir yol teper.
Akça akıl öğretir, don yürüyüş.
Akçanın iyisi kesede duran, bahçanın iyisi eve yakın olan.
Akı karası geçitte belli olur.
Akıl adama sermaye.
Akıl akıldan üstündür.
Akıl akıldan, don yağı pekmezden (olur). 
Akıl için tarik birdir.
 Akıl olmayınca ne yapsın sakal?
 Akıl ortak ortak, mal ortağı kaypak.
Akıl para ile satılmaz.
Akıl yaşta değil, baştadır.
Akıl yiğide sermayedir.
Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını almış.
Akıllı, söylemeden düşünür, akılsız düşünmeden söyler.
Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.
Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu everir.
Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.
 Akıllı olsa her sakallı kişi, sakallılara danışırlardı her işi.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
Akılsız iti yol kocatır.
Akılsız kafanın, ayak çeker zahmetini…
Akılsız kasabın gerisine kaçar masadı.
Akılsız köpeği yol kocatır.
Akıntıya kürek çekilmez.
Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.
Akşamdan sonra gelene ya lepe, ya sopa!
Akşamın hayrından, sabahın şerri…
Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir.
Akşamın işine gündüz gülermiş...
Al elmaya taş atan çok olur.
 Al giyen aldanmaz.
Al gömlek gizlenemez.
Al gününde al; ver gününde ver.
Al ile arslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur.
Al malın iyisini, çekme kaygısını.
Ala bakan iki bakar.
Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz.
Alacağını alamayan, vereceğini veremez!
Alacakla verecek ödenmez.
Alacağım olsun da alakargada olsun.
Aleme cellat lazım; senin olman ne lazım?
Alet işler, el övünür.
Ali Fakı’yı arayıp lafı üstüne taratma!
Alim ile eyle ülfet, alırsın mertebe! Cahil ile etme sohbet, dönersin merkebe!
Alim ile sohbet etmek lal-ü mercan, incidir; Cahil ile sohbet etmek günde bin can incitir.
Alim unutmuş, kalem unutmamış.
Alim unutur, kalem unutmaz!
Allah'tan umut kesilmez.
Allah'ın bildiği kuldan saklanamaz.
Allah'ın ondurmadığını; Peygamber sopa ile kovar.
Allah balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yağmumu verir.
Allah bilir ama kul da sezer.
Allah dağına göre kar verir.
Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.
Allah doğrunun yardımcısıdır.
Allah fukarayı sevindirmek isterse önce eşeğini yitirtir, sonra buldurur.
Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
Allah isterse bir kulun işini, mermere geçirir dişini; istemezse işini, muhallebi yerken.
Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış.
Allah kulundan geçmez.
 Allah kulunu kısmeti ile yaratır.
Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.
Allah sevdiğine dert verir.
Allah son gürlüğü versin.
Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.
Allah var. Gam yok.
Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez.
Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir.
Allah’ın verdiği canı, sadece Allah alır!
Allı yelek, pullu yelek; gömlek yok canfes neye gerek?
Alma alı, sat yağızı, bin doruya, besle kırı.
Alma alı, satma kırı, ille doru, ille doru; yağızın da binde biri.
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
Alma sarı, satma sarı, kapındaysa tutma sarı.
Alma soysuzun kızını, sürer anası izini.
Almadan vermek, Allah'a mahsus.
Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
Alna yazılan başa gelir.
Alt değirmen güçlü akar.
Altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.
Altın anahtar her kapıyı açar.
Altın ateşte, insan mihnette belli olur.
Altın eli bıçak kesmez.
 Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur.
Altın kepeğe muhtaç.
Altın leğenin kan kusana ne faydası var?
Altın pas tutmaz.
Altın tasın, kan kusana faydası olmaz!
Altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Altının kıymetini sarraf bilir.
Alçacık eşeğe herkes biner.
Alçak at binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay.
Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
Alçak yer yiğidi hor gösterir.
Alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır.
Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yere yatma yel alır.
Aldım kızınızı, görmeyeyim yüzünüzü!
Alışmadık götte don durmaz.
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Alışmış kursak, bulamacını ister.
Aman diyene kılıç kalkmaz.
Amca baba yarısı.
Amcam dayım herkesten aldım payım.
An beni bir kozla, o da çürük çıksın.
Ana, yürekten yana.
Ana besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla.
Ana gezer, kız gezer, ala dana ev bozar.
Ana gezer, kız gezer; bu çeyizi kim düzer?
Ana gibi yar olmaz, Bagdat gibi diyar olmaz.
Ana hakkı Tanrı hakkı.
Ana ile kız, helva ile koz.
Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.
Ana yılan, sözü yalan, karı çiçek, sözü gerçek.
Anaç tavuğun bastığı cücük, ölmezmiş.
Anadan olur daya, hamurdan olur maya.
Anahtar doğruyadır.
Analı kuzu, kınalı kuzu.
Analık usta, yumağı ufak yapar; çocuklar usta, ekmeği çifte kapar.
 Anam babam kesem, elimi soksam yesem.
Anamın adı! Ağzımın tadı (kızım)!
Anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım.
Anan güzel idi, hani yeri, baban zengin idi, hani evi.
Ananın bahtı kızına.
Ananın bastığı yavru incinmez.
Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar.
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
Anayı kızdan ayıran para.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Aptal ata binerse bey oldum sanır, şalgam aşa girerse yağ oldum sanır.
 Aptala malum olur.
 Aptala malum olur!
Ar dünyası değil, kar dünyası.
 Ar yılı değil, kar yılı.
Araba devrilince yol gösteren çok olur.
Araba ile tavşan avlanmaz.
Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer.
Arayan Mevlasını da bulur, belasını da.
Ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz.
Ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz.
Arife tarif gerekmez.
 Arife günü aşa ne, bayram günü tıraşa ne?.
Arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar.
Arka gerektir arka, ya utana ya korka.
Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim.
Armudu soy ye, elmayı say ye.
Armudun önü, kirazın sonu.
Armutun iyisini ayılar yer.
Arpa eken buğday biçmez.
Arpa samanıyla, kömür dumanıyla.
Arpa unundan kadayıf olmaz.
Arpa verilmeyen at, kamçı zoruyla yürümez.
Arpacıya borç eden, ahırını tez satar.
Arslan kocayınca sıçan deliği gözetir.
Arslan kükrerse atın ayağı kösteklenir.
Arslan postunda, gönül dostunda.
Arslan yatağından bellidir.
Arsız neden arlanır, çul da giyer sallanır. 
Arsızın yüzüne tükürmüşler, yağmur yağıyor demiş.
Arı, bal alacak çiçeği bilir.
 Arı, bey olan kovana üşer.
Arı bal alacak çiçeği bilir.
Arı gibi eri olanın dağ kadar yeri olur.
Arı kızdıranı sokar.
Arıca etek, kuruca yatak.
Arık arınır, ad arınmaz.
Arık ata kuyruğu yüktür.
Arık etten yağlı tirit olmaz.
Arık öküze bıçak çalınmaz.
Arşın malı kantar ile satılmaz.
Asil ile taş taşı, bedasıl ile yeme aşı.
Asil azmaz, bal kokmaz, kokarsa yağ kokar aslı katıktır (ayrandır).
Asıl azmaz bal kokmaz, kokarsa yağ kokar!
Aslan kükrerse atın ayağı kösteklenir.
Aslan kükrerse beygir titrer.
Aslan yattığı yerden belli olur.
Aslını saklayan haramzadedir.
Astar bol olmayınca yüze gelmez.
Asıl ara, soy ara, bulamazsan ne çare.
Asıl azmaz, bal kokmaz.
Aslandan aslan doğar! İyi fıtratlının neslinden yine asil nesiller türer.
Aşkın gözü kördür.
At, adımına göre değil, adamına göre yürür.
At arıklıkta, yiğit gariplikte.
At at oluncaya kadar sahibi mat olur.
At beslenirken, kız istenirken.
At binicisini tanır.
 At, biniciyi tanır!
At bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz.
At ile avrat yiğidin bahtına.
At kaçmaz, et kaçar.
At kudümüy yurt kudümü, avrat kudümü.
At sahibine göre eşer.
At yedi günde, it yediği günde.
At yedi günde, it yediği günde unutur.
At yiğidin yoldaşıdır.
At ölür, itlere bayram olur.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
Ata arpa, yiğide pilav.
Ata binen nalını, mıhını arar.
Ata binersen Allah'ı, attan inersen atı unutma.
Ata da soy gerek, ite de.
Ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli.
Ata dostu oğla mirastır.
 Ata eyer gerek, eyere er gerek.
Ata malı mal olmaz, kendin kazanmak gerek.
Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar.
Atalar çıkarayım der tahta, döner dolanır gelir bahta.
Ataların sözü Kura'a girmez; ama yanınca yürür.
Atasını tanımayan Allah'ını tanımaz.
Ateş alev ile söndürülmez.
Ateş demekle ağız yanmaz.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ateş düzene girdi hamur bitti, işler düzene girdi ömür bitti.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Ateşe yakın olan, ısınır!
Atı zorla çeşmeye götürürsün ama, zorla su içiremezsin!
Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.
Atlar tepişir, arada eşekler ezilir.
Atlı kaçar, kaçar; yaya arkasına ne düşer?
Atlıya saat olmaz.
Atta, avratta uğur vardır.
Atta karın, yiğitte burun.
Attığın taş, ürküttüğün kurbağaya değse bari!
Attığın taş ürküttüğün kuşa değmez.
Atılan ok geri dönmez.
Atım tepmez, itim kapmaz deme.
Atın bahtsızı arabaya düşer.
Atın dorusu, yiğidin delisi.
Atın varken yol tanı ağan varken el tanı.
Atın ölümü arpadan olsun.
Atın ürkeği, yiğidin korkağı.
Atına bakan ardına bakmaz.
Av avlanmış, tav tavlanmış.
Av avlayanın, kemer bağlayanın.
Av köpeği avdan kalmaz.
Av vuranın değil alanın.
Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.
Ava giden avlanır.
Avcı ne kadar al bilse, ayı o kadar yol bilir.
Avcı ne kadar hile bilse, ayı o kadar yol bilir. 
Avradı boşayan topuğuna bakmaz.
Avradı eri saklar, peyniri deri.
Avrat malı, kapı mandalı.
Avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar.
Karı vardır arpa ununu aş eder
Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar
Ay görmüşün yıldıza minneti yoktur.
Ay var yılı besler, yıl var ayı beslemez.
Ay ışığında ceviz silkilmez.
Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
Ayaklar baş, başlar ayak oldu.
Ayağı yürüten baştır.
Ayağında donu yok, fesleğen takar başına.
Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut düşünme derin.
Ayağını yorganına göre uzat.
 Ayağının bastığı yerde ot bitmez.
Ayda bir gel dostuna, kalksın ayak üstüne; günde bir gel dostuna, yatsın sırtı üstüne.
 Ayrandan aşağı katık olmaz.Vikisözlüğe bağlantı
Ayranı yok içmeye, tahtıravanla gider sıçmaya.
Ayranım ekşidir diyen olmaz.
Ayvaz kasap hepsi bir hesap.
Ayyar tilki art ayağından tutulur.
Ayı akım, kirpi yumuşağım demiş.
Ayı gördüm, yıldıza itibarım yok.
Ayı görmeden bayram etme.
Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar.
Ayın on beşi karanlık, on beşi aydınlıktır.
Ayıpsız yar arayan kalır.
Ayıyı fırına atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış.
Az ada, çok öde.
Az ateş çok odunu yakar.
Az el aş kotarır , çok el iş kotarır.
Az kaz, uz kaz, boyunca kaz.
Az mal kan yutturur, çoğu birbirini güttürür.
Az olsun, uz olsun.
Az söyle, çok dinle.
Az tamah çok ziyan getirir.
Az veren candan, çok veren maldan.
Az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur.
Aza demişler, nereye.
Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
Aza sormuşlar nereye, çoğun yanına demiş.
Azı karar! Çoğu zarar! Ortası yarar!
Azıcık ağrıya aş bastırır.
Azıksız yola çıkanın iki gözü el torbasında kalır.
Aç, yanından kaç.
Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
Aç anansa da kaç.
Aç arslandan tok domuz yeğdir.
Aç at yol almaz, aç it av almaz.
Aç ayı oynamaz.
Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar.
Aç domuz darıdan çıkmaz.
Aç doymam, tok acıkmam sanır.
Aç elini kora sokar.
Aç esner, aşık gerinir.
Aç gezmekten tok ölmek yeğdir.
Aç gezmektense tok ölmek yeğdir.
Aç gözünü, açarlar gözünü.
Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun.
Aç ile eceli gelen söyleşir.
Aç karın katık istemez. 
Aç kurt arslana saldırır.
Aç kurt yavrusunu yer.
Aç köpek fırın deler.
Aç ne yemez, tok ne demez.
Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır.
Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.
Aç yar onda sarpın kurcalanmaz.
Aç ölmez, gözü kararır; susuz ölmez, benzi sararır.
Aça kuru ekmek bal helvası gibi gelir.
Açlık ile tokluğun arası yarım yufka.
Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
Açık göte herkes tükürür.
Açık kaba it değer.
Açık yaraya tuz ekilmez.
Açılan solar, ağlayan güler.
Açın gözü ekmek teknesinde olur.
Açın imanı olmaz.
Açın koynunda ekmek durmaz.
Açın kursağına çörek dayanmaz.
Ağa borç eder, uşak harç.
Ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimden" demiş.
Ağaca balta vurmuşlar sapı bedenimden demiş.
Ağaca dayanma kurur dayanma ölür.
Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.
Ağacı kurt, insanı dert yer.
Ağacın kurdu içinde olur.
Ağalık vermekle, yiğitlik vurmakla.
Ağanın alnı terlemezse ırgatın burnu kanamaz.
Ağanın gözü, yiğidin sözü.
 Ağanın gözü ata tımardır.
Ağanın gözü öküzü semiz eder.
Ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez.
Ağaç, meyvesi olunca başını aşağı salar.
Ağaç ağaç içinde büyür.
Ağaç, dalıyla gürler!
Ağaç yaprağıyla gürler.
Ağaç yaş iken eğilir.
Ağaç yaşken eğilir.
Ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz.
Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.
Ağlama ölü için, ağla deli için.
Ağlamakla yar ele girmez.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Ağlarsa anam ağlar, başkası yalan ağlar.
Ağlatan gülmez.
Ağlayanın malı gülene hayır etmez.
Ağrılarda göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı.
Ağrısız baş mezarda gerek.
Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar.
Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar.
Ağustosta yatanı zemheride büğelek tutar.
Ağustos'tan sonra ekilen darıdan, bal vermeyen arıdan, sabah erkeğinden sonra kalkan karıdan hayır gelmez!
Ağustosun 15'inden sonra ere kaftan, ata çul.
Ağustosun yarısı yaz, yarısı kıştır.
Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur.
Ağzın karnından büyük olmasın.
Ağzına bir zeytin verir, altına tulum tutar.
Ağzına tat bulaşanın gözü pekmez tutumundadır.
Ağılda oğlak doğsa, dere boyunda otu biter.
Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter.
Ağır git ki yol alasın.
Ağır ol batman gel.
Ağır otur ki bey desinler.
 Ağır taş batman döver.
 Ağır yongayı yel kaldırmaz.
Ağırlık altın kale, hafiflik başa bela.
Ağız büzülür, göz süzülür, ille burun, ille burun.
Ağız yer yüz utanır.
Ağızdan burun yakın, kardeşten karın.
Aş taşarsa çömçenin değeri kalmaz.
Aş taşınca kepçeye paha olmaz.
Aş tuz ile, tuz oran ile.
Aşk ağlatır, dert söyletir.
Aşk başa gelirse akıl baştan çıkar.
Aşk olmayınca meşk olmaz.
Aşure yemeye giden kaşığını taşır.
Aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur.
Aşık alemi kör, dört yanını duvar sanır.
Aşık daima bey oturmaz.
Aşını, eşini, işini bil.
 Aşığın gözü kördür.
Abdal abdalın ne umduğunu, ne bulduğunu ister.
Abdal ata binmiş bey oldum sanmış.
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
Abdala "kar yağıyor" demişler, "titremeye hazırım" demiş.
Abdalın arkadaşlığı yol görününceye kadardır.
Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır.
Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.
Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir olsa da çulu.
Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.
Adam kıtlığında keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
Adam olana bir söz yeter.
Adam sandık eşeği, altına serdik döşeği.
Adam yenilmekle marifetli olur, yanılmakla alim.
Adamak kolay, ödemek güçtür.
Adamakla mal mı tükenir?
Adamın iyisi iş başında belli olur.
Adı çıkacağına canı çıksın.
Adı çıktı dokuza, inmez sekize.
Ağaç ne kadar meyve verirse, dalı o kadar yere eğilir.
Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.
Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.
Ağaç ucuna yel değer, güzel kişiye söz değer.
Ağaç yaşken eğilir.
Ağaca balta vurmuşlar "sapı bendendir" demiş.
Ağacın kurdu içinde olur.
Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.
Ağaca çıkan keçinin dama çıkan oğlağı olur.
Ağaca dayanma çürür, insana güvenme ölür.
Ağacı kurt, insanı dert bitirir.
Ağaçlı köyü su basmaz.
Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer.
Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.
Ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez.
Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
Ağır git ki yol alasın.
Ağır kazan geç kaynar.
Ağır otur, batman götür.
Ağır taş batman döver.
Ağır taş yerinden oynamaz.
Ağız yemeyince yüz utanmaz.
Ağlama ölü için, ağla deli için.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
Ağlayak da gözden mi olak?'.
Ağrısız baş mezarda olur.
Ağustos ayında beyni kaynayanın, zemheride (Zahmarıda) kazanı kaynar.
Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.
Ağzı açık ayran delisi.
Ağzına bir zeytin verir, ardına tulum tutar.
Ağzından bal akıyor.
Ah alan unmaz, ah yerde kalmaz.
Ak gün ağartır‚ kara gün karartır.
Ak ile kara dere kenarında belli olur.
Ak köpeğe koyun diye sarılma.
Akan su, pis tutmaz.
Akçe bulsam, çıkı yok.
Akıl, akıldan üstündür.
Akıl para ile satılmaz.
Akıl yaşta değil baştadır.
Akıl yiğide sermayedir.
Akılı olmayana neylesin sakal, kayışı tarladan götürür çakal.
Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.
Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evermiş, torunu olmuş.
Akıllı olan katar katar yer, akılsız olan satar satar yer.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
Akılsız köpeği yol kocatır.
Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü.
Akıllı deliye söyletirmiş!
Akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekme.
Alet işler el övünür, talih işler kul övünür!
Alışkın olmayan götte don durmaz!
Alışmış, kudurmuştan beterdir!.
Allah yolu yolsuza düşürmesin
Alma yetimin ahını! Çıkar aheste aheste.
Altın, yere düşmekle pul olmaz'
Anam babam kesem!.. Elimi soksam soksam yesem.
Anasına bak kızını al, kıyısına bak bezini al!
Anası ölen hanım olur, babası ölen bey olur.
Aptal ata binince bey oldum sanır
Akranıyla konuşmayanın sesi, semadan gelir.
Akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi.
Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir.
Al elmaya taş atan çok olur.
Al malın iyisini çekme kaygısını.
Al yakışırken, el bakışırken.
Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun.
Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
Alim unutmuş, kalem unutmamış.
Allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir(miş).
Allah dağına göre kar verir.
Allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş.
Allı yelek, pullu yelek, canfes neye gerek?
Alma el kızının ahını, gökten indirir şahini.
Alma mazlumun ahını, gökden indirir şahını
Almadan vermek Allah'a mahsustur.
Almak kolay ödemek zordur.
Altın anahtar, her kapıyı açar.
Altın eşik, ağaç eşiğe muhtaçtır.
Altın kılıç demir kapıyı açar.
Altının değerini sarraf bilir.
Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz.
Anan gibi saç büyüteceğine, baban gibi bıyık büyüt.
Anan turp, baban şalgam, sen içinde gülbe şeker.
Ananın bastığı yavru incinmez.
Ananın bastığı yerde yavru ölmez.
Anasına bak kızını al, astarına bak bezini al.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Aptalın karnı doyunca gözü yolda olur.
Ar gözden, kâr yüzden anlaşılır.
Ar namus hak getire.
Arap eli öpmek, dudak karartmaz.
Arayan belasını da devasını da bulur.
Arayan bulur, inleyen ölür.
Arayan Mevla'sını da bulur, belasını da...
Arefe günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.
Arı bal yapacak çiçeği bilir.
Arı kahrını çekmeyen balın kadrini ne bilir.
Arkadaş dediğinin gölgesinde suç işlenir.
Arkadaşını söyle ki, sana kim olduğunu söyleyeyim.
Arkalı it kurdu boğar.
Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle.
Armudun iyisini ayılar yermiş.
Arpa eken darı biçmez.
Arpa ekip buğday bekleme.
Aslan yattığı yerden belli olur.
Aslı neyse nesli odur.
Aslına çekmeyen haramzadedir.
Aslında olan tırnağına getirir.
Aslını inkâr eden haramzâdedir.
Aslını inkar eden, haramzade olur
Aslını inkâr edenin nesli gevşek olur.
Asılmış adamın evinde ipten söz edilmez.
Aş kaşık ile, iş keşik ile.
Aş sabahın iş sabahın.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
Aşk olmayınca meşk olmaz.
At alırsan yazın, deve alırsan güzün, avrat alırsan gezin ha gezin.
At binenin kılıç kuşananındır.
At ile avrat yiğidin ikbalindendir.
At karnından yiğit burnundan bellidir.
Atlar tepişir olan eşeklere olur.
At olacak tay yürüyüşünden belli olur.
At ölür itlere bayram olur.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır
At ver hasım ol, kız ver hısım ol.
At yedi günde, it yediği günde unutur.
At, sahibine göre kişner.
Ata binmek bir ayıp, inmek iki ayıp.
Ata et, ite ot verilmez.
Ata sözü tutmayan, uluya uluya kalır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ateş ile barut bir arada olmaz.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler
Atlıya selam kelam, eşekliye sonra gine gelem
Atı alan Üsküdar'ı geçti.
Atımın anlı sakar, lakabını ele takar.
Atın iyisi arkadan gelmez.
Atlar tepişirken arada eşekler ezilir.
Atlı, itli sığmış, bir çocuk sığmamış.
Attan düşen kaba döşek, eşekten düşen kazma kürek.
Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
Attan indi eşeğe bindi.
Attığın taş ürküttüğün kuşa değmez.
Avradı er zapt etmez, ar zapt eder.
Ay bozmaz, süt kokmaz. Kokarsa ayran kokar, çünkü aslı süttür.
Ayağa değmedik taş, başa gelmedik iş olmaz.
Ayağın sığmayacağı yere baş sokulmaz.
Ayağını yorganına göre uzat.
Aydan gelen halı üstüne, günde gelen kül üstüne.
Avcı ne kadar hile bilse, ayı o kadar yol bilir.
Avcı nanca al bilse; ayı onca yol bilir.
Avradın dolaşığı, akşamdan sabaha kor bulaşığı
Ayı yavrusunu severken öldürürmüş.
“Ayının bildiği 40 türkü, 40’ı da armut üstüne...”. 
“Ayıya sormuşlar mesleğin ne diye? Berberlik demiş. Amma da eline yakışır ya demişler!”. 
Ayranım ekşidir diyen olmaz.
Ayvaz kasap hepsi bir hesap.
Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
Az menfaat çok zarara mal olur.
Az sabırda, çok keramet vardır.
Az tamah, çok ziyan getirir.
Az veren candan, çok veren maldan verir.
Az yaşa, uz yaşa, akıbet gelecek başa.
Az yaşa, uz yaşa! Akıbet gelecek başa!
Az yetmez, çok artmaz!
Azan Mevlasını da bulur, belasını da.
Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.
Azı bulamayan, çoğu hiç bulamaz!
Azıcık aşım, kaygısız başım.
Azıksız yola çıkanın, iki gözü el torbasında olur.
Ağlarsa anam ağlar, başkası yalan ağlar.
Aca dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
Aç gezmekten, tok ölmek yeğdir.

Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği.
Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.
Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana.
Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.
Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk.
Baba borç yapar çoluk çocuk aç yatar.
Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği.
Baba mirası yanan mum gibidir.
Baba oğula bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.
Babadan mal kalır, kemal kalmaz.
Baban bana öğüt verirken, ben inek gözünde kırk sinek saydım.
Babası ölen bey, anası ölen kadın olur.
Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
Babaya dayanma, karıya güvenme.
Baca eğri de olsa, dumanı doğru çıkar.
Bacası görülmeyen yerden kız alınmaz
Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var
Bağ dua değil, çapa dua ister.
Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
Bağa gir izin olsun ki, yemeye yüzün ola.
Bağlı aslana tavşan bile hücum eder.
Bana benden olur her ne olursa, başım rahat eder dilim durursa
Bahar çiçeğiyle güzeldir.
Baht olmayınca başa, ne kuruda biter ne de yaşta.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Bakkal ölenin borcunu, diriye ödettirir.
Bakmakla öğrenilseydi, kediler kasap olurdu
Bal döksen yalanır.
Bal olan yerde sinek de bulunur.
Bal tutan parmağını yalar.
Bal yiyen baldan bıkar.
Bal demekle ağız tatlanmaz.
Balı parmağı uzun olan değil, kısmeti olan yer.
Baş olan boş olmaz.
Bana benden olur, her ne olursa, başım rahat bulur, dilim durursa.
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.
Baskın basanındır.
Baskısız yongayı yel alır.
Bastığın yer bayram olsun.
Baş başa, baş da padişaha bağlıdır.
Baş nereye giderse, oyak oradadır.
Başıma uymayan takke elin olsun.
Başındaki fese bak, girdiği kümese bak.
Başını ecemi berbere teslim eden, cebinde pamuk eksik etmesin.
Başsız evin köpeği çok havlar.
Bazen inek, erkek; bazen de dişi doğurur.
Babadan mal kalır,kemal kalmaz.
Babanın sanatı oğula mirastır.
Babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır.
Babaya dayanma,karıya güvenme.
Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar.
Baht olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta.
Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu.
Bak bana bir gözle, bakayım sana iki gözle.
Bakan göze bağ olmaz.
Bakan yemez, kapan yer.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ.
Bakmakla usta olunsa kasap olurdu.
Baktın ki kar havası, eve gel kör olası.
Baktın yarın yar değil, terkini kalmak az değil.
Bal bal demekle ağız tatlanmaz.
Bal demekle ağız tatlanmaz.
Bal ile kaymak isteyen akçesine kıymak gerek.
Bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil.
Bal olan yerde sinek de olur.
Bal tutan parmağını yalar.
Balcı kızı daha tatlı.
Balcının var bal tası, oduncunun var baltası.
Balta değmedik ağaç olmaz.
Balta sapını yonamaz.
Balı, parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer.
Balı dibinden, yağı yüzünden.
Balı olan bal yemez mi?
Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
Balık baştan avlanır.
Balık baştan kokar.
Balık demiş ki: Etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin.
Balık çok konuşurum ama ağzım su dolu demiş.
Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir.
Baskın basanındır.
Baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır.
Baykuşun kısmeti ayağına gelir.
Bayram etiyle it tavlanmaz.
Bayramda borç ödeyene ramazan kısa gelir.
Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.
Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı.
Bağ bayırda, tarla çayırda.
Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
Bağı ağlayan yüzü güler.
Bağın taşlısı, karının saçlısı.
Baş ağır gerek, kulak sağır.
Baş başa bağlı, baş da şeriata.
Baş dille tartılır.
Baş kes, yaş kesme.
Baş nereye giderse, ayak da oraya gider.
Baş ol da eşek başı ol.
Baş sallamakla kavuk eskimez.
Baş sağ olursa börk çok bulunur.
Baş yarılır börk içinde, kol kırılır kürk içinde.
Baş yastığı baş derdini bilmez.
Başa gelen çekilir.
Başa gelmeyince bilinmez.
Başak büyüdükçe boynunu eğer.
Başım acemi berbere teslim eden, cebinden pamuğunu eksik etmez.
Başın başı, başın da başı vardır.
Başın sağlığı, dünya varlığı.
Başına gelen başmakçıdır.
Başını sallamayan kavak olmaz.
Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
Bedava sirke baldan tatlıdır.
Bekâr gözü ile kız alınmaz.
Bekâr gözü kör gözü.
Bekâra karı boşamak kolay gelir.
Bekarın ahmağı akşam, evlinin ahmağı sabah traş olur.
Bekârın parasını it yer, yakasını bit.
Bekleyen derviş muradına ermiş.
Benim adım Hıdır, elimden gelen budur.
Ben ağa, sen ağa! İnekleri kim sağa?
Bedava sirke baldan tatlıdır.
Bekar gözü, kör gözü.
Bekarlık maskaralık.
Bekarlık sultanlık.
Bekarın parasını it yer, yakasını bit.
Beleş atın dişine bakılmaz.
Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur.
Berber berbere benzer ama, başın Allah'a emanet.
Berberin solumazı, tellağin söylemezi, kahvecinin söylemezi.
Besle kargayı, oysun gözünü. 
Beslemeyi eslemeden alma.
Beterin beteri var.
Bey ardından çomak çalan çok olur.
Bey aşı borç, düğün aşı ödünç.
Bey buyurur, cellat keser.
Bey oğlu kulluk, kul oğlu beylik.
Beyazın adı tadı.
Beyden gelen bey sayılır.
Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır.
Beylik çeşmeden su içme.
Bez alırsan Musul'dan, kız alırsan asilden.
Bezi herkesin arşınına göre vermezler.
Beş kuruşun varsa beş yere düğümle.
Beş para giren ev yıkılmamış.
Beş parmak bir olmaz.
Beş parmağın hangisini kessen acımaz?
Beş tavuğa bir horoz yeter.
Beşe, bakma çiftten başka işe.
Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp.
Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır. 
Bin atın varsa inişte in, bir atın varsa yokuşta bin.
Bin bilsen de bir bilene danış.
Bin dost az, bir düşman çok.
Bin işçi, bir başçı.
Bin kişi değmez bir kişi, bir kişi değer bin kişi.
Bin merak, bir borç ödemez.
Bin nasihattan bir musibet yeğdir.
Bin nasihatten bir musibet yeğdir. 
Bin tasa bir borç ödemez.
Bin ölçüp bir biçmeli.
Binin yarısı beş yüz o da ben de yok.
Bir abam var atarım, nerde olsam yatarım.
Bir adama kırk gün ne dersen o olur.
Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın.
Bir adamın sözü bir adama kolay.
Bir ambar buğdayın örneği bir avuçtur.
Bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun.
Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar.
Bir ağaçta gül de biter diken de.
Bir ağızdan çıkan bin ağıza yayılır.
Bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez.
Bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı beslemez.
Bir baş soğan bir kazanı kokutur.
Bir başa bir göz yeter.
Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
Bir dirhem et bin ayıp örter.
Bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir.
 Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Bir elinin verdiğini öbür elin görmesin.
Bir ev donanır, bir kız donanmaz.
Bir evde düzen varsa düzen olmaz o evde.
Bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
Bir fit bin büyü yerini tutar.
Bir görüş, bir kör biliş.
Bir gözün gördüğü bir göze hayır etmez.
Bir günlük beylik, beyliktir.
Bir günlük ölüye üç gün yiyecek gerek.
Bir hatır, iki hatır, üçüncüde vur yatır.
Bir inat, bir murat.
Bir kararda bir Allah.
Bir katar deveyi bir eşek yeder.
Bir korkak bir orduyu bozar.
Bir koyundan iki post çıkmaz.
Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır.
Bir kılın bir örmeye faydası var.
Bir kızı bin kişi ister bir kişi alır.
Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.
Bir pire için bir yorgan yakılmaz.
Bir selam bin hatır yapar.
Bir senden büyüğün, bir de senden küçüğün sözünü dinle.
Bir söz ara bozar,bir söz ara düzer.
Bir söz bin büyüye bedeldir.
Bir söz yola getirir, bir söz yoldan çıkarır.
Bir sürçen atın başı kesilmez.
Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge.
Bir tepe yıkılır, bir dere dolar.
Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.
Bir çiçekle bahar olmaz.
Bir çiçekle yaz olmaz.
Bir çöplükte iki horoz ötmez.
Birden çıkan bine yayılır.
Biri bilmeyen bini hiç bilmez.
Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.
Biribiri, adamı yer diri diri.
Birlikten kuvvet doğar.
Bitli baklanın kör alıcısı olur.
Bol bol yiyen bel bel bakar.
Borca haylık bir aylık.
Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek.
Borç iyi güne kalmaz.
Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır.
Borç vermekle, düşman vurmakla.
Borç yiyen kesesinden yer.
Borç yiğidin kamçısıdır.
Borç ödemekle, yol yürümekle tükenir.
Borçlu ölmez, benzi sararır.
Borçlunun dili kısa gerek.
Borçlunun duacısı alacaklıdır.
Borçlunun döşeği ateşten olur. 
Borçlunun yalımı alçak olur.
Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir.
Borçtan korkan kapısını büyük açmaz.
Bostan gök iken pazaryapılmaz. 
Bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz.
Boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer.
Boyuma göre boy buldum, huyuma göre huy bulamadım.
Bozacının şahidi şıracı.
Boğaz dokuz boğumdur.
Boş başak dik durur.
Boş eşek yorga gider.
Boş fıçı çok langırdar.
Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.
Boş ite menzil olmaz.
Boşboğazı cehenneme atmışlar, odun yaş diye bağırmış.
Bu abdestle daha çok namaz kılınır.
Bugünkü işini yarına bırakma.
Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.
Bulanık su, balıkçının yarı kazancıdır.
Buldum bilemedim, bildim bulamadım.
Burun yüzden düşmez.
Buyuran yorulmamış.
Buyurmadan tutan evlat, gün doğmadan kalkan avrat, deh demeden yürüyen at.
Buğday Hicaz'a giderken arpaya ince yufkaya karışma demiş.
Buğday başak verince, orak pahaya çıkar.
Buğday başak verince orak pahaya çıkar.
Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?
Buğday ile koyun, geri yanı oyun.
Buğday mısıra demiş ki: Aş ol, keş ol, hamur işine karışma.
Buğday yanında acı at da sulanır.
Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince.
Böyle baş böyle tıraş.
Böyle gelmiş böyle gider.
Böyle gerek danaya, buzağının hakkını yemeye.
Bükemediğin eli öpeceksin.
Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demiş.
Bülbülün çektiği dili belası.
Büyük balık küçük balığı yer.
Büyük balık küçük balığı yutar.
Büyük başın derdi büyük olur.
Büyük lokma ye büyük söyleme.
Büyük lokma ye büyük söz söyleme.
Bıldırcının beyliği arpa biçilene kadar.
Bıyığın uzunsa borazan çal.
Bıçak kınını kesmez.
Bıçak yarası onulur, dil yarası onulmaz.
Bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu.
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete... (Anonim)
Beleş peynir fare kapanında bulunur.
Belli düşman, gizli dosttan yeğdir.
Benden sana öğüt, ununu elinle öğüt.
Benim adım Hıdır, elimden gelen budur.
Benim sakalım tutuştu, sen cigara yakmak istersin.
Besle kargayı oysun gözünü.
Besledik büyüttük danayı, şimdi tanımaz oldu anayı, babayı.
Beş kuruşluk fener o kadar yanar.
Beş parmağın beşi de bir değil
Beyaz saç, aklın değil yaşın işaretidir.
Bıçak sapını kesmez.
Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
Bilgisiz insan meyvesiz ağaca benzer.
Bilinmedik aş, ya karın ağrıtır ya baş.
Bilmediği beş vakit namaz, bilirde yanına varmaz.
Bilmediklerimi ayağımın altına koysam, başım göğe değer.
Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.
Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
Bin bilsen de bir bilene danış.
Bin dinle, bir söyle.
Bin ölçüp bir biçmeli.
Binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler.
Binin yarısı beş yüz o da ben de yok.
Bir adamın adı çıkacağına, canı çıksın.
Bir adamın karısı onun yarısıdır.
Bir ağaçta gül de biter, diken de.
Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır.
Bir ahırda at da bulunur eşek de.
Bir ayağı çukurda
Bir bulutla kış gelmez.
Bir bütün bir yarımdan iyidir.
Bir dalın gölgesinde bin koyun eğlenir.
Bir dirhem et, bin ayıp örter.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Bir elin verdiğini, öbür elin duymasın.
Bir eve bir baca, bir kadına bir koca.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır.
Bir koyun başı pişinceye kadar, kırk kuzu başı pişer.
Bir koyundan iki post olmaz.
Bin nasihatten bir musibet yeğdir.
Bir nalına vurur, bir mıhına.
Bir yerim diyenden bir de yemem diyenden kork.
Bir yiğit kırk yılda meydana gelir.
Biri eşikte, biri beşikte.
Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar.
Birlikten kuvet doğar.
Bitli baklanın kör alıcısı olur.
Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp geçelim.
Boğulursan büyük suda (denizde) boğul.
Borç yiğidin kamçısıdır.
Boş çuval dik durmaz
Boş duranı Allah da sevmez kulu da...
Boş fıçı çok langırdar.
Boşboğazı ateşe atmışlar,odun yaş diye bağırmış.
Boşboğazın sigarası yanmaz.
Bozacının şahidi şıracı.
Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez giden bilmez.
Bugünün küçükleri yarının büyükleri.
Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
Bugün bana ise yarın sana.
Bugünkü işini yarına bırakma.
Bugünkü tavuk, yârınki kazdan iyidir.
Buğday başak verince orak pahaya çıkar.
Bülbülü altın kafese koymuşlar "ah vatanım" demiş.
Bülbülün çektiği; dili belasıdır.
Büyük ekmek, büyük bezeden olur.
Büyük lokma çukurda kalır
Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
Büyük zekâlar birlikte düşünürler.
Ben diyorum hadımın sen diyorsun oğuldan uşaktan neyin var.

Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez. 
Cahille bal yenmez! Alimle taş taşı
Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.
Cambaz ipte, balık dipte gerek.
Cami duvarına işeyen itin ölümü yakındır.
Cami ne kadar büyük olursa olsun, imam bildiğini okur!
Caminin kapısını bilmez, sofuluk taslar.
Caminin mumunu yiyen kedinin gözü kör olur.
Can çıkmadan ümit kesilmez.
Canı yanan eşek atı geçer.
Can bostanda bitmez.
Can boğazdan gelir.
Can candan şirindir.
Can canın yoldaşıdır.
Can ciğerden tatlı.
Can cümleden aziz.
Can cümleden azizdir.
Can çıkmayınca huy çıkmaz.
Cana gelecek mala gelsin.
Canı acıyan eşek,atı geçer.
Canı cana ölçmeli.
Canı kaymak isteyen, mandayı yanında taşır.
Canı yanan eşek attan yürük olur.
Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez.
Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez.
Cennet de bu dünyada cehennem de.
Cin tutana bir muska yeter.
Cins horoz yumurta da öter.
Cins kedi ölüsünü göstermez.
Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.
Cömert ile nekesin harcı birdir.
Cumhura muhalefet kuvve-i hatadandır.

Çabalama ile çarık yırtılır.
Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
Çalışan, kazanır!
Çalışanın yatanda hakkı vardır.
Çalışmak ibadetin yarısıdır.
Çalıştığın ele ise, öğrendiğin kendine.
Çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz.
Çanakta balın olsun, Yemen'den arı gelir.
Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar.
Çarık çarıkla, sarık sarıkla.
Çarşı iti ev beklemez.
Çatal kazık yere batmaz.
Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider.
Çarşı itiyle ava gidilmez
Çekişmeden pekişilmez.
Çengi ölüsü çalgı ile kalkar.
Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış.
Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak.
Çingene ciğer pişirir, yemeden karnın şişirir.
Çingene çadırında musandıra ne arar?
Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmez.
Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.
Çivi çiviyi söker.
Çivi çıkar ama yeri kalır.
Çiğnemeden yutulmaz.
Çam sakızı, çoban armağanı.
Çobansız koyunu kurt kapar.
Çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarır.
Çocuk düşe kalka büyür.
Çocuktan al haberi.
Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
Çocuğun yediği helal, giydiği haram.
Çok açılma, soğuk alırsın.
Çok ağlayıp gözden mi olayım?
Çok el, ya yağmaya ya yolmaya.
Çok gezen çok bilir.
Çok incelme, koparsın.
Çok konuşan çok yanılır.
Çok koşan çabuk yorulur.
Çok laf, Kur'an'da yakışır.
Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.
Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir.
 Çoğu zarar, azı karar.
Çubuk kırılır, çıt der; kütük kırılır, küt der.
Çuhayı fırçayla, kadifeyi elle.
Çul içinde arslan yatar.
Çömçe tutan elim olsun, ocaklıkta yerim olsun.
Çürük tahta çivi tutmaz.
Çıkacak kan damarda durmaz.
Çıngıraklı deve kaybolmaz.
Çabuk parlayan çabuk söner.
Çağrıldığın yere git, ar eyleme; çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme.
Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.
Çamura taş atma üstüne sıçrar.
Çıkmayan candan umut kesilmez.
Çıracı olsam ay akşamdan doğar.
Çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır.
Çingenenin ipini, kendisine çektirirler.
Çoban ne yesin ki köpeğine yedirsin
Çocuk oyundan, aptal düğünden usanmaz.
Çocuk evin meyvesidir.
Çubuk iken çıtlamayan, hezen iken kütlemez.
Çürük iple kuyuya inilmez.
Çürük tahtaya çivi çakılmaz.
Çaydaki balığa yağ kızartma

Dadandırma kara gelin, dadanırsa yine gelir.
Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
 Damdan düşen, damdan düşenin halini bilir.
Damlaya damlaya göl olur.
Danışan dağı aşmış, danışmayan yolu şaşmış.
Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
Darlıkta dirlik olmaz.
Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun.
Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
Davul dengi dengine diye çalar.
Davulu biz çaldık, parsayı başkası topladı.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Dayak cennetten çıkmıştır.
Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
Dağ adamı! Hasta eder sağ adamı.
Dağ başına harman yapma, savurursun yel için, sel önüne değirmen yapma, öğütürsün.
 Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir.
Dağ başından duman eksik olmaz.
Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
Dağ yürümezse abdal yürür.
Dağda gez; belde gez insafı elden bırakma.
Dağdaki kekliğin bini bir paraya.
Dağları ıssız sanma, körleri gözsüz sanma.
Dede koruk yer, torununun dişi kamaşır.
Dediğim dedik, çaldığım düdük.
Deh! denmiş dünyayı, Çüş! diye sen mi durduracaksın?
Deli arlanmaz soyu arlanır.
Deli deli akanı, bura bura tıkarlar.
Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
Deli deliyi görünce değneğini saklar.
Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.
Deli ile çıkma yola, başına getirir bela.
Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
Deliden al uslu haberi.
Delik büyük, yama küçük.
Delikli boncuk yerde kalmaz.
Delikli taş yerde kalmaz.
Delilsiz cennete bile girilmez.
Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış.
Deliye el ver, eline bel ver.
Deliye geçit yoklatırlar.
Deliye her gün bayram.
Deliye taş atma, başını yarar.
Deme dostuna, der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna.
Demir nemden, insan gamdan çürür.
Demir tavında, dilber çağında.
Demir tavında dövülür.
Demir ıslanmaz, deli uslanmaz.
Demircinin canı demirden berk gerek.
Dene altını mihenk taşında, dene insanı bir başında.
Denenmişi denemek ahmaklıktır.
Deniz bal olmuş, fukara kaşık bulamamış.
Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz.
Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız.
Deniz kenarında dalga eksik olmaz. 
Denizdeki balığın pazarlığı olmaz.
Denize düşen yılana sarılır.
Densiz deve kuyruğu, deh! demeden sallanır.
Derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen.
Derdini söylemeyen derman bulamaz.
Derede tarla sel için, tepede harman yel için.
Dereyi, tepeyi sel bilir; iyiyi kötüyü el bilir.
Derin su yavaş akar.
Dereyi görmeden paçayı sıvama. 
Dert, çekene göredir.
Dert Deli Ahmet'in başında.
 Dert ağlatır, aşk söyletir.
Dert bir olaydı ağlamak kolaydı.
Dert gezmiş, derman beraber gezmiş.
Dert gider amma yeri boş kalmaz.
Dert saklayanda kalır.
Dertsiz baş, bostan korkuluğunda.
Dertsiz baş, mezara taş.
Dertsiz baş olmaz.
Dertsiz baş terkide gerek.
Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
Derviş tekkede, hacı Mekke'de bulunur.
Dervişin fikri ne ise zikri de odur.
Dervişlik olaydı taç ile hırka, ben de alırdım otuza kırka.
Destursuz bağa gireni sopa ile kovarlar.
Destursuz bağa girilmez.
Deve Kabe'ye gitmekle hacı olmaz.
Deve bir akçeye , deve bin akçeye.
Deve boynuz ararken kulaktan olmuş.
Deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder.
Deve deve yerine çöker.
Deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı.
Deveci ile konuşan kapısını büyük açar.
Deveden büyük fil var.
Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez.
Deveye boynun eğri, demişler; nerem doğru ki, demiş.
Deveye burç gerek olursa boynunu uzatır.
Deveye inişi mi seversin, yokuşu mu? demişler; düz yere mi girdi?
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
 Deveyi yük değil zelber yıkar.
Devlet adama ayağıyla gelmez.
Devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen.
Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
Devletli gözü perdeli olur.
Devletli ile deli bildiğini işler.
Devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanır.
Devletlinin karnı gen gerek.
Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç.
Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.
Değirmende doğmuş sıçan gök gürlemesinden korkmaz.
Değirmenden gelenden poğaça umarlar.
Değirmene gelen nöbet bekler.
Değirmi yurt tutmaya değirmi göt ister.
Değme bana, değmeyim sana.
Değme sarhoşa, yıkılana kadar gitsin.
Dibi görünmeyen sudan geçme.
Diken battığı yerden çıkar.
Dikensiz gül olmaz.
Dil yüreğin kepçesidir.
Dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur.
Dile gelen ele gelir.
Dilenci bir olsa şekerle beslenir.
Dilenci dilenciyi istemez; ev sahibi ikisini de.
Dilenci küsmüş, kısmetini kesmiş.
Dilencinin torbası dolmaz.
Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister; ya bayramda.
Dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş.
Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.
Dilin cirmri küçük, cürmü büyük.
Dilin kemiği yok.
Dilsizin dilinden anası anlar.
Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak.
Dinsizin hakkından imansız gelir.
Dinsizin ipi ile kuyuya inilmez.
Dirlik nerde, devlet orda.
Dokuz keçe, su geçe; bir deri, soğuk geri.
Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı.
Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz.
Domuzdan tokludoğmaz.
Domuzun kuyruğunu kes yine domuz.
Donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer.
Dost acı söyler.
Dost ağlatır, düşman güldürür.
Dost başa, düşman ayağa bakar.
Dost başa bakar, düşman ayağa.
Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur.
Dost dostun ayıbını yüzüne söyler.
Dost dostun eğerlenmiş atıdır.
Dost evinde başını bağla, düşman evinde tırnağını kes.
Dost ile ye, iç, alışveriş etme.
Dost için ölmeli, düşman için dirilmeli.
Dost kara günde belli olur.
Dostlar alışverişte görsün.
Dostluk başka, alışveriş başka.
Dostluk kantarla, hesap miskalle.
Dostun alttğı taş baş yarmaz.
Dostun attığı taş baş yarmaz.
Dostun ndu cehennem odundan beterdir.
Dostunu överken yerecek yer bırak.
Doğan anası olma, doğuran anası ol.
Doğmadık çocuğa don biçilmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
Doğru söz acıdır.
Doğru söz katarından belli olur.
Doğru söz yemin istemez.
Doğruluk dost kapısı.
Doğruluk minarede kalmış.
Doğrunun yardımcısı Allah'tır.
Doğuran avrat Azrail'i yenmiş.
Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur.
Dumansız baca olmaz, kahırsız koca olmaz.
Dut kurusu ile yar sevilmez.
Dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin.
Duvarın beri yüzü beri, öte yüzü öte.
Duvarın kulağı var, gözünü de unutma.
Dövüşerek pazarlık et, güle güle ayrıl.
Dört atanın dördü de hak.
Dün öleni dün gömerler.
Dünya Süleyman'a bile kalmamış.
Dünya bir, işin bin.
Dünya bir gemi, akıl yelkeni, fikir dümeni, kolla kendini, göreyim seni.
Dünya bir yağlı kuyruktur; yiyebilene aşk olsun.
Dünya bol olmuş neye yarar, pabuç dar olduktan sonra.
Dünya dört kulplu bir kazan, bir kulpundan tut da kazan.
Dünya gençten gence, dinçten dince.
Dünya iki kapılı handır.
Dünya malı dünyada kalır.
Dünya tükenir, yalan tükenmez.
Dünya ölümlü, gün akşamlı.
Dünya Sultan Süleyman'a bile kalmamış.
Dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur.
Dünyanın iki başı bir gelmez.
Dünyanın ucu uzun.
Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir.
Dünyayı umutla yemişler.
Düt demeye dudak gerek.
Düt demeye dudak ister.
Düzlükte kurt ulusa, evde itin bağrı sızlar.
Düğün aşıyla dost ağırlanmaz.
Düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü.
Düğün el ile, harman yel ile.
Düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya.
Düğünde Fatmacığı kim bilir?
Düş uykudan sonra olur.
Düşenin dostu olmaz.
Düşman, düşmanın halinden bilmez.
Düşman düşmana gazel okumaz.
Düşmana yarak gerek, ya düşmandan ırak gerek.
Düşmanın karınca ise de hor bakma.
Düşmez kalkmaz bir Allah.
Düştünse toprağa sarıl.
Düşüne düşüne görmeli işi, sonra pişman olmamalı kişi.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.