Ülkemizde bir Vali Bey, öğretmen sandığı gazeteciye ‘birader’ diyor. Allah’tan gazeteci, olay sosyal medyaya düşünce Vali Bey’imiz daha fazla yıpranmasın, örselenmesin diye şipşak ‘ben gazeteciyim, uygunsuz oturuyordum, Vali Bey’den özür diliyorum, üzgünüm.’ mealinde medyaya açıklama yaparak Vali Bey’in gözlerden daha fazla düşmesine izin vermiyor. Olan, örselenen ve hırpalanan öğretmen duygularına oluyor. Yeter ki Vali Bey üzülmesin, incinmesin.
- Ya öğretmen duyguları?
- Amannnnnnn! Altı üstü öğretmen duygusu işte!

Sonra sözleşmeli bir öğretmenimize ‘pamuk ipliğine bağlısın!’ diye aba altından sopa gösteriyor bir Müdür Bey. Hem de öğrencilerinin huzurunda öğretmenimizin duygularıyla, ruh haliyle oynayarak... Örselemenin, hırpalamanın bini bir para... Belki de Müdür Beyler, bunu gırla ve gırgırla yapıyor. Orası Allah ile kendisi arasında tabii.
-Sonra ne mi oluyor?
Öğretmenimiz de kendisinden tıpkı Vali Beylerin olayındaki gazeteci gibi özür dileyebilecek bir yüce gönüllü müdürü bulamadığı için yaşadıklarını kaldıramıyor ve yaşamına son veriyor. Olan; 9 ay ‘canım’ diye karnında taşıyan, sözleşmeli öğretmen olduktan sonra aba altında sopa gösteren yöneticilerin içine çıkınca ‘patlıcan’ olan kızının ruhsal durumuna bir çözüm bulamadığını düşüne düşüne kahrolan, şimdilerde ise her Allah’ın günü toprak ana karnındaki ‘canan’ının toprağını koklayan o kocaman yürekli ANA’ya oluyor. Ana, o.
- Anlarlar mı onu?
-Nerdeeeeeeee! Anlamayı bırak, bir müddet sonra anmazlar bile. Unutulup gider.

Bilahare öğretmen ders anlatırken pencereyi açıp sigara içen öğrenciyi mi ararsınız? Herhalde birader pardon öğrenci arkadaş dumansız hava sahasına karşı bir mücadele içinde... Sonra öğretmen tahtaya yazı yazarken öğretmenin dibine kadar sokulup dans eden öğrenciyi mi ararsınız? Fütursuzluğun ve pervasızlığın tarihini yazıyor adeta. Sonra öğrencilerinin gözü önünde veli ve yanındakiler tarafından kadrolu, sözleşmeli, ücretli fark etmiyor öğretmeni hem sözel hem sayısal hem fiziksel hem zihinsel yerden yere vuranını mı ararsınız? Bu gidişle bazı veliler öğretmenler ile öyle bir mücadeleye girişecekler ki onları, söverek ve döverek hem meslekten soğutacaklar hem de bir gül gibi haletiruhiyelerini solduracaklar.

Valla tüm bu aradıklarınızı herhangi bir okula gidin mutlaka bulursunuz. Birinde bulamazsanız diğerinde muhakkak bulacaksınızdır. Zorbalık, kabalık statü değiştirebilir, kılık değiştirebilir ama zorba ve kaba yönleri hep aynı olacaktır. Ve zorbalığın, kabalığın belli bir statüsü, kılığı yok. Her an her yerde karşınıza çıkabilir.

Şırnak’taki Müdür Bey’in sözleşmeli öğretmenlere kendi anayasasını dayatması ise cabası. Ve adeta bunların üstüne tuz biber gibi... Resmen koltuk hazzından başka bir şey değil.

İster istemez nereye gidiyoruz diye insan sormadan edemiyor bu panorama karşısında.

Açıklayayım:

BU GİDİŞ, ZORBALIĞA.
BU GİDİŞ, KABALIĞA.
BU GİDİŞ; ARKAMDA AĞA VAR, PAŞA VAR DİYEREK HER ŞEYİ KENDİSİNE HAK BAŞKASINA REVA GÖREN BİR KAFAYA.
BU GİDİŞ, İYİ HAL DEĞİL.
BU GİDİŞE ANCAK VE ANCAK OLAĞAN DEĞİL, OLAĞANÜSTÜ BİR ŞEKİLDE MUKABELE EDERSENİZ KARŞI KOYABİLİRSİNİZ. VE DURDURABİLİRSİNİZ. EĞER ÖNÜNÜ ALAMAZSANIZ BİR MÜDDET SONRA BAŞ EDİLEMEZ DURUMA GELİR.

Bakınız bir haber de Siirt’ten geldi.
Bu sefer, müdürün muhatabı bir öğrenci.
Ve müdürün tek derdi:
-PISA mı?
-Hayır.
-Bilim mi?
-Hayır.
-Uzay mı
-Yok daha neler!
-Yapay zeka o zaman?
-Yuhhh!
Müdür Bey’in tek derdiiiiiiiiiiii:
ETEK BOYU.

Ama karşısında Akif gibi ‘yumuşak başlı isem kim dedi uysal bir koyunum’ diyen yürekli bir kız öğrenci var.
Ve bu insanın şu çığlığını işitiyorsunuz:

‘BEN ÖĞRENCİYİM, KÖLE DEĞİLİM!’

Bu ses, bu söz tüm zorbaların ve kabaların heyulası olsun.

Biliniz ki bu ülkede özgürlük hayalleri kuran 7’den 70’e insan var!

Hey Müdür Bey!

Allah’ın verdiği canı Allah’ın aldığı gibi
Allah’ın verdiği cüziiradeyi ancak Allah alır.
Ne ZAMAN MI?
CANIMIZI ALINCA TABİİ...


Saygılar...


Yusuf SEVİNGEN


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ogretmen 9 ay önce

Artik meslek kanunu ciksin ici dolu olarak ciksin ve artik Egitimciler adina bu ulkede bir seyler yapilsin

Misafir Avatar
Gürkan 9 ay önce

Önce ücretli öğretmenler kadroya alınmalıdır

Misafir Avatar
Sadık 9 ay önce

Biran önce ücretli öğretmenler kadroya alınmalıdır.