1997-1998 Öğretim yılından itibaren bütün ülke çapında zorunlu eğitim sekiz yıla çıkarıldı. Böylece eğitim süresi yukarıya çekilerek nüfusun daha uzun süreli eğitim görmesi amaçlandı. 

Bu uygulamayla ilk ve ortaokul ayrımı tarihe karışarak ve ‘ilköğretim' kavramı yürürlüğe girdi.. Bu çerçevede, hiçbir bağımsız ortaokul ya da genel ve mesleki liselerin bünyesinde bulunan orta kısımlara ‘orta 1'inci sınıf' adı altında öğrenci alınmadı. 5 yıllık ilkokul diplomaları geçerliğini kaybetti.  5 yılı tamamlayan öğrenciler, zorunlu olarak 6'ncı sınıfa devam etti. İlköğretim diploması, 8'inci sınıfı bitirince alınmaya başlandı. 

Bu uygulama başlamıştı ama bunun alt yapısı yoktu. İlk etapta ortaokullar sabahçı, ilkokullar öğlenci yapılmıştı. Daha sonra aynı bahçede yeni okullar yapılarak aynı bahçede ilkokul ayrı binada, ortaokul aynı binada İLKÖĞRETİM OKULU adında tek levha asıldı. 

En önemlisi iki okul olmasına karşın tek müdür ve iki müdür yardımcısı ile yönetim oluştu. Öğrenci sayısı arttıkça müdür yardımcı sayısı da arttı. 

Bu süreçte aynı bahçede yaşı 6 ile 13 yaşındaki çocuklar aynı anda, aynı bahçede eğitim görmeye başladılar.  

O zaman idare olarak giriş kapılarını ayırarak birbirine zarar vermelerini kısmen önledik. Ama özellikle küçük yaştaki çocuklarda, büyük yaştaki çocuklardan esinlenerek birçok olumsuz davranışlar oluştu. Özellikle üst yaşlarda görülen argo konuşmaları küçüklerde taklit etmeye başladı. . 

Teneffüslerde küçük öğrenciler mağduriyetler yaşadı. Bu durum özellikle ilkokul öğrenci velilerinin şikâyetlerine neden oldu. 

30 Mart 2012 Tarihinde çıkarılan kanunla zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı. Zorunlu eğitim 4 yıl süreli ilkokul, 4 yıl süreli ortaokul,4 yıl süreli lise olmak üzere kademelere ayrıldı. Yani ilkokul ayrı bir okul, ortaokul ayrı bir okul, lise de ayrı bir okul ve ayrı bir yönetimi olacaktı. 

Ama mevcut alt yapının çoğu buna müsait değildi. Çoğu ilkokul ve ortaokulun binaları aynı bahçedeydiler. Üstelik elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet gibi gerekli araç-gereçler farklı binalardaydı.  

En önemlisi de okul idareleri ayrıydı. Bu durum iki başlılık yaratmıştı. İlkokul ve ortaokulun ders saatleri farklıydı. İlkokul altı saat ders yaparken ortaokul en az yedi ve kurslarla 9 saat ders yapıyorlardı. İşte bundan dolayı doğalgaz kullanımı büyük sorunlara neden oluyordu. Çünkü kedi binasında olduğu için ilkokul, eğitim bitince doğalgaz vanasını kapatıyordu. Çünkü mevcut doğalgaz ilkokul ders saatlerine göre verilmişti.  

Yine aynı anda farklı okulun öğrencileri aynı bahçede teneffüs yapıyorlardı. Bu sıradaki öğrenciler arasındaki kavgalara müdahale edilemiyordu. Çünkü ilkokul yönetimi ortaokul öğrencilerine, ortaokul yönetimi de ilkokul öğrencilerine müdahale edemiyorlardı. Bu durum okul idareleri ve veliler arasında sürtüşmelere, hatta kavgalara neden olmaktaydı. Ve halen de olmaktadır. 

Bazı okullar bahçeleri tel örgülerle veya duvarlarla ayırdı. Ancak iki okulun bahçesi de çok daraldı.. Çocuklara oyun alanları kalmadı. Ayrıca ortak kullanılan doğalgazda, bahçe bakım ve temizliğinde yine sürtüşmeler devam etmektedir.  

Bu sorunları müdürlük ve öğretmenlik yaptığım pek çok okulda yaşayan birisi olarak söylüyorum; aynı bahçede, iki farklı idareli, iki okul olmaz. 

Bazı okullarda yapıldığı gibi, bunun için bu tür okullar tek okula düşürülsün. Yani; ya ilkokul olsun, ya da ortaokul olsun. Bunun için Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bir tarama yaptırarak bu şekildeki okulları tespit ettirsin. Ona göre çevre baskısıyla yapılamayan bu okulları yakın yerdeki okullara transferi yaptırılmalı, ya bunun için yeni okullar yaptırmalı, ya da bunlar mümkün olmuyorsa bu okulları tek müdürle yönetimini gerçekleştirmelidir. 

Aynı durum özel okullar için de geçerli olmalıdır. Bazı özel okullar her kademeye ayrı bina tesis ederken, maalesef bazı özel okullar anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise öğrencilerini aynı binada eğitim yaptırmaktadırlar. Yani 5 yaşındaki çocukla 18 yaşındaki çocuk aynı WC’yi, aynı kantini, aynı spor salonunu kullanmaktadır. Bu durum öğrenci psikolojisi, öğrencinin duyuşsal zekâsını ne kadar olumsuz etkilediği aşikardır. 

Bu arada MEB’in  düzenlediği okul türleriyle ilgili bir sempozyuma katılmış, bir bildiri sunmuştum. Benden önce bazı üniversite hocaları tebliğlerini sunmuşlardı. Onlar okulların üniversitelerde olduğu gibi, tüm okulların aynı bahçe içerisinde, aynı yerleşke içinde olmasını önermişlerdi. Ben de yaş olarak, duygu olarak 6 yaşındaki çocukla 18 yaşındaki gençlerin aynı ortamda bulunmasının sakıncalarını, yöneticiliğini yaptığım okullarda yaşadığımı ve bunun uygulamada sorunlar yarattığını eğitimin mutfağındaki bir kişi olarak dile getirmiştim. Daha sonra konuşma yapan akademisyen, il yöneticileri, Bakanlık yöneticileri benim önerimin dikkate alınması konusunda birleşmişlerdi. 

Bunu şunun için anlattım. Sayın Milli Eğitim Bakanı Selçuk, yaptığı basın toplantısında yeni okul modellerinin mimarisi ile bir açıklamada bulunmuştu. Okulların resmi bir bina ortamından kurtarılıp, öğrencilerin daha keyif alacağı bir şekle dönüştürüleceğini söylemişti. AMAN DİKKAT, AYNI BAHÇEDE İKİ-ÜÇ OKUL OLMAMALIDIR. Yoksa bu güzel proje baştan ölü doğar. 

En doğrusu binaları birbirine yaslanmış, cepheleri ayrı,  farklı bahçeleri ve farklı giriş-çıkış yerleri olan binalar yapmaktır. 

Şemsettin CERAN 
Eğitimci-YAZAR 
ceran54@hotmail.com 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Bedri 2 gün önce

Sayın Hocam
Yine Doğru Tespit
Teşekkürler

Misafir Avatar
eğitimci 2 gün önce

Çok doğrudur her katta bir okul kademesi olan özel okullar var. Bahçesi yok nefes alacak yeri yok sanki eski apartman dersanesi.

Misafir Avatar
hoca 2 gün önce

yunus emre ve nurullah narin gibi...