Kıdemli Yardımcı Doçentlerden Yeni Sisteme Serzeniş!

"Yardımcı doçentliği kaldıran yasa teklifi aşağıda sunulan değişiklikleri ihtiva etmesi halinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan’ın ilgili konuşmasında bahsettiği hususlara cevap verebilecektir, mevcut hali ile sorun daha da karmaşık bir hal alacaktır;

Yasa teklifinde Cumhurbaşkanımızın bahsettiği geçmiş mağduriyetleri bertaraf edecek bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu hali ile mağduriyetler daha da derinleşebilecektir. Eski nesil daktilo ile tez yazan bir akademisyen ile bir tuşla tezinin tamamını programlar vasıtasıyla düzeltebilen yeni nesil akademisyen, üniversite eğitimine kadar hiç yabancı dil öğretmeniyle karşılaşmamış eski nesil akademisyen ile her türlü teknoloji ile yabancı dil öğrenimi sunulmuş yeni nesil akademisyen, çocuğu yaşındaki veya öğrencisi yeni nesil akademisyenle biz eski kuşak akademisyenler tek bir torbada Dr.Öğretim görevlisi olarak toplanarak; son derece ağır olan yeni doçentlik şartlarını tamamlamamız beklenmektedir. Yaşımız ve gerekli zamanın uygun olamayacağı tamamen göz ardı edilerek adaletsiz bir yarış önerilmektedir.
Profesör olunurken doçentlik şartlarını bir kez daha sağlamak gerekmektedir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus “yeni doçentlik şartlarına” göre değil ilgilinin “doçent olduğu yıldaki şartlara” göre profesör olunmaktadır. Bu mantıktan hareketle eşitlik ve adalet ilkeleri çerçevesinde yardımcı doçentlerin mağduriyetinin giderilmesinde de doktorayı bitirdiği tarihten sonraki en geç 5.yıla denk gelen doçentlik ve dil şartları aranmalıdır.
Günümüzden 10-20 yıl öncesinde doktorasını bitirenlerde merkezi dil barajı ya yoktu yada “50 puan” ile sınırlı idi. Eski yardımcı doçentler için yabancı dil barajı tamamen kaldırılmalı yada en fazla 50 ile sınırlandırılmalıdır. Zaten doktorada 55 yabancı dil puanı bulunmaktadır; ki buda 50’ye çekilmeli; Merkezi Yabancı Dil sınavı yerine Merkezi Dil Sınavı (soru ağırlıklandırması Türkçe %60, yabancı dil %40) getirilmelidir. Bu şekilde akademisyen adayının önce kendi dilini doğru kullanması, literatür tarayacak ve makale yazacak kadar da yabancı dil bilmesi için gerekli 50 puan civarı bir puan yeterli görülmelidir. Bu şekilde bir sınavla doktora adayından 70 Merkezi Dil Puanı istenmeli; yabancı dilden daha önemlisinin düşüncelerimizi ifade eden iletişim dilimiz Türkçenin doğru kullanımından geçtiği gözardı edilmemelidir. Akademisyenlerin çoğu hem yabancı dili daha da önemlisi Türkçemizi doğru kullanamamaktadır. İlkokuldan Üniversitenin bitimine kadar 15-16 yıl boyunca müfredatlarda ağırlıklı olarak yer almasına rağmen Türkçe ve yabancı dil ne yazık ki öğrenilememektedir. Durum üniversite öncesinde çözümlenmeli akademisyenlerin dil seviyesi ile uğraşılmamalıdır. Doktora sonrası bir akademisyen artık yabancı dil barajları ve sınavları ile meşgul edilmemeli; gündemimizden düşürülmelidir. Yabancı dil dayatması emperyal bir düşüncenin ürünü olup, Türkçenin bilim dili itilmişliğinin en büyük sebebidir.
İlgili yasa teklifi ile yabancı dil puan barajları üniversitelerin kendilerine bırakılmaktadır. Bu durumun son derece tehlikeli çıktıları olabilir; üniversiteler barajı yükseltmek için yarış içine girebilirler, doğu ve batı üniversiteleri arasındaki makas daha da açılarak kronikleşebilir. Bu durumumun önüne geçmek için “dil barajı doktora ve doçentlikte 50 puan ile sınırlamalı” yabancı dil ile eğitim yapan bölümlerin sadece TOEFL puanı istemelerinin önü açılmalıdır. Keza yabancı dil puanının devlet üniversitelerinde aranması Anayasamıza ve Türkçemizin korunması içinde aykırılıklar içermektedir. Akademik dünyada aslolanın doktora olduğu gözardı edilmemelidir.
Bu sistem içerisinde yabancı dil cambazlıkları ve paralı yayınlar gibi etik olmayan koşullara minnet etmemiş; FETO vb terör grupları ile irtibat sağlayarak yükseltmelere sırtını dönmüş buna rağmen bilimsel şartları sağlayabilmiş biz eski nesil yardımcı doçentler mağduriyetlerimizin karşılanması beklentisini yaşarken; yeni yasa teklifi ile tam bir hayal kırıklığına uğrayarak; adil olmayan bir yarışa itilme ve Dr.öğretim görevliliğine indirgenme durumu ile karşılaşmış bulunmaktayız. Etik olmayan durumlara minnet etmeyerek bilimsel ağırlığımızı koruyabilmiş az sayıdaki yardımcı doçentin ödüllendirilmesi gerekirken bir nevi küme düşürme durumunun telafisi için aşağıdaki önerilerimizin yasa teklifine geçici madde olarak ilave edilmesini beklemekteyiz.
GEÇİCİ Madde. Yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 35 yaşından küçük 63 yaşından büyük olmamak şartı ile; aşağıda belirtilen şartları taşıyanlardan doktorasını tamamlıyalı 10-15 yıl arası olanlar doçentliğe, 15 yıl ve üstü olanlar profesörlüğe her hangi bir kadro ilanına ve dil barajına (veya en fazla 50 y.dil puanı) gerek duyulmadan; üniversitelerinin veya Üniversitelerarası Kurul (ÜAK)’ un (üniversite dışı adaylar için) kuracağı “şartları inceleme komisyonu” marifetiyle bekletilmeden ilgili kadrolara atanırlar. Bu maddeden emekliye ayrılmış öğretim elemanları da ayrılış tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yılı geçmemiş olma şartı ile yararlanır. Şartları tutan adaylar üniversitelerince ÜAK’a bildirilir; ÜAK tarafından “Doçentlik Yeterlilik Belgesi” düzenlenir. Yasanın yürürlülük süresi bir yıl olup, bir yıllık süre içerisinde ilgili şartları taşıyanlarda bu yasadan yararlanır.

Şartlar:

Doçentlik için asgari aşağıdaki şartlara haiz olmak;

a) SCI, SCI-Expanded, SSCI veya AHCI kapsamındaki dergilerde yayımlanmış en az bir makale

b) Diğer uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış makale: en az üç adet

c) Ulusal/Uluslararası sempozyumda/kongrede sunulmuş özet veya tam metin bildiri: en az üç adet

d) Ulusal/Uluslararası dergilerde atıf: en az beş adet

e) Ulusal/Uluslararası proje yürütücülüğü veya görev alma: en az bir adet

Profesörlük için; Yukardaki şartların asgari iki katına sahip olmak "
 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.